24 Mart 2010 Çarşamba

istiklal marşının anlam ve önemi

istiklal marşının anlam ve önemi
[ Sayfa sayısı : 4 ] - [ Kaynakça : Yok ] - [ Doküman türü : Microsoft Word ]
İSTİKLÂL MARŞIMIZIN ANLAM ve ÖNEMİ İstiklâl Marşı’nın yazıldığı tarihte Anadolu’nun birçok şehri işgal altındaydı. Muazzam bir devleti dört yıl gibi kısa bir sürede kaybeden Türk milletinin bağımsızlığı tehlikedeydi. Âkif’in İstiklâl Marşı’nı yazması kolay olmamıştır. Bu güçlük, şairin sanatçılığı yönünden değildi. Şairi bu marşı yazmaktan alıkoyan sebep, bunun için para mükafatının konmuş olmasıydı. Türk milletinin istiklâl ve vatanseverliğini para için terennüm etmek ona ters geliyordu. Bu yüzden açılan yarışmaya katılmadı. Yarışmaya yüzlerce şiir gelmesine rağmen bunların hiçbiri beğenilmedi. Zamanın Maarif Vekili Hamdullah Suphi Tanrıöver istenilen marşın yazılamadığı kanaatindeydi. Ona göre bu marşı ancak M.Âkif yazabilirdi. Para ödülünün kaldırıldığını söyleyerek marşı yazmasını rica etti. 724 eser arasından seçilen 7 şiir Büyük Millet Meclisi’nde okundu ve Âkif’in şiiri arka arkaya üç defa okunarak kabul edildi. Burada İstiklâl Marşı’nın belirtilmesi gereken bir yönü de gerek söz, gerekse şiir kalitesi bakımından yeryüzündeki millî marşların hiçbiriyle ölçülemeyecek kadar üstün ve zengin mânalı bir şiir olmasıdır. Bu marş, Türk milleti gibi dünyaya hâkim olmuş bir milletin bir gün istiklâlini kurtarmak zorunda kalışındaki çelişkiyi de dile getirmektedir.

Mehmet Akif Ersoyun Hayatı ve Şiirleri

Mehmet Akif Ersoyun Hayatı ve Şiirleri

MEHMET AKİF ERSOY’UN HAYATI İstiklâl Marşı şâiri. 1877 yılında İstanbul'da doğdu. Annesi Emine Şerife Hanım, babası Temiz Tâhir Efendidir. İlk tahsiline Emir Buhâri Mahalle Mektebinde başladı. İlk ve orta öğrenimden sonra Mülkiye Mektebine devam etti. Babasının vefâtı ve evlerinin yanması üzerine mülkiyeyi bırakıp Baytar Mektebini birincilikle bitirdi. Tahsil hayâtı boyunca yabancı dil derslerine ilgi duydu. Fransızca ve Farsça öğrendi. Babasından Arapça dersleri aldı.Zirâat nezâretinde baytar olarak vazife aldı. Üç dört sene Rumeli, Anadolu ve Arabistan'da bulaşıcı hayvan hastalıkları tedâvisi için bir hayli dolaştı. Bu müddet zarfında halkla temasta bulundu. Âkif'in memuriyet hayatı 1893 yılında başlar ve 1913 târihine kadar devam eder. emuriyetinin yanında Ziraat Mektebinde ve Dârulfünûn'da edebiyat dersleri veriyordu. 1893 senesinde Tophâne-i Âmire veznedârı M. Emin Beyin kızı ismet Hanımla evlendi. Âkif okulda öğrendikleriyle yetinmeyerek, dışarda kendi kendini yetiştirerek tahsilini tamamlamaya, bilgisini genişletmeye çalıştı. Memuriyet hayatına başladıktan sonra öğretmenlik yaparak ve şiir yazarak edebiyat sâhasındaki çalışmalarına devam etti. Fakat onun neşriyat âlemine girişi daha fazla 1908'de İkinci Meşrutiyetin îlânıyla başlar. Bu târihten itibaren şiirlerini Sırât-ı Müstakîm'de neşretmeye başladı. Âkif, yazı ve şiirlerini hiçbir zaman geçim kaynağı olarak görmedi. Buna rağmen onu memlekete tanıtan, halka sevdiren asıl vasfı şâirliğidir.Birinci Cihan Harbi sırasında Berlin ve Necid'e (Arabistan) gitti. Çanakkale harbi, onun Berlin seyahati sırasında meydana gelmiş, şâir o günlerin ıstırap ve heyecanını orada yaşamıştır. Şâir, bu iki seyâhatiyle ilgili Berlin Hatıraları ve Necid Çöllerinden Medîne'ye adlı eserlerini yazmıştır. Harbin son senesinde, çok sevdiği dostu İsmail Hakkı İzmirli ile Lübnan'a gitti.Cihan Harbi 1918'de imzâlanan Mondros Mütârekesi ile nihayete erdikten sonra, galip devletler Türk vatanını parçalamak ve paylaşmak için dört taraftan saldırmağa başlamışlardı. Harpten son derece bitkin bir halde çıkan Türk milleti, vatanını müdâfaa için silâha sarıldı. Âkif, vatan müdâfaasının ehemmiyetini anlatmak için hutbelerle halkı, istiklâlini muhâfaza etmek için savaşmaya çağırdı. Anadolu'da millî mücâdele rûhunun yayılması üzerine, Anadolu'ya iltihâka karar verdi.

Atatürkün hayatı

ATATÜRK'ÜN HAYATI VE KİŞİLİĞİ Mustafa Kemal Atatürk,1881 yılında Selânik'te doğdu. Babası Ali Rıza Efendi, annesi Zübeyde Hanım'dır. Ali Rıza Efendi Selânik yerlilerindendi. Uzak dedeleri Vidin'den ayrılarak Serez'de yerleşmişler, oradan da Selânik'e gelmişlerdi. A1i Rıza Efendi, hayatının ilk devirlerinde gümrük memurluğu yapmış, daha sonraları memuriyeti terkederek kereste ticareti ile meşgul olmuştu. Atatürk'ün annesi Zübeyde Hanım da Selânik yakınlannda Langaza adı verilen kasabada yerleşmiş eski bir Türk ailesine mensuptu. Bu aile, soy olarak Anadolu'dan Rumeli'ye geçmiş yörüklerdendi ve 'Varyemez oğulları' olarak tanınıyorlardı. Bu ailenin Langaza'da büyük çiftlikleri vardı; tarım yanında hayvancılıkla meşgul idiler. 1871 yılında Zübeyde Hanım ile evlenen Ali Rıza Efendi'nin henüz elli yaşlarında iken 1888 yılında ölmesi üzerine, yedi-sekiz yaşlarında yetim kalan küçük Mustafa'nın büyütülmesi ve yetiştirilmesi görevi, büyük Türk kadını Zübeyde Hanım'a düştü. Küçük Mustafa, ilk öğrenimine bir süre annesinin arzusuna uyarak Hafız Mehmet Efendi'nin mahalle mektebinde devam etti; fakat çok geçmeden babasının isteği ile Selânik'te çağdaş eğitim yapan Şemsi Efendi Mektebi'ne geçti ve ilkokulu burada bitirdi. Şemsi Efendi, yeni öğrencisinin yeteneklerini ve zekâsını takdir ettiğinden, küçük Mustafa'nın kendi okulunda bulunmasından son derece memnundu. Küçük Mustafa, bu okulda okurken babası öldü. Bu sıralarda isimleri Makbule ve Naciye olmak üzere kendisinden küçük iki kız kardeşi bulunuyordu. Babaları öldüğü zaman küçük Mustafa yedi, Makbule bir yaşını henüz doldurmuştu; Naciye ise kırk günlüktü. Bu en küçük kardeşleri genç kız iken Selânik'te öldü. Ali Rıza Efendi'nin ölümü üzerine, Zübeyde Hanım üç çocuğu ile bir süre Selânik yakınlarındaki Rapla çiftliğinde subaşılık yapan kardeşi Hüseyin Efendi'nin yanına yerleşti. Çiftlik hayatı nederiyle küçük Mustafa'nın öğrenimi ister istemez bir süre aksamıştı. Fakat çok geçmeden Selânik'e dönerek halasının yanında, bıraktığı yerden öğrenimine devam etti. Küçük Mustafa, Şemsi Efendi İlkokulu'ndan sonra bir süre Selânik Mülkiye Rüştiyesi'ne devam etti ise de Kaymak Hafız adlı Arapça öğretmeninin kendisine haksız yere sopa ile vurması üzerine bu okuldan ayrıldı ve 1893 yılında kendi kararı ile Askerî Rüştiye'ye müracaat ederek öğrenimine burada devam etti. Yazları, dayısı Hüseyin Efendi'nin yanına gider, okul zamanına kadar çiftlikte kalırdı. Mustafa bu okulu gerçekten sevmişti. Arkadaşları arasında zekâsı ve üstün yetenekleri ile kısa zamanda kendisini gösterdi ve öğretmenlerinin sevgisini kazandı; öğretmenleri neredeyse kendisine bir arkadaş muamelesi yapma gereğini hissetmişlerdi.

En çok indirilen ödevler

En çok indirilen ödevler
Atatürkün Hayatı ve Kişiliği
Mehmet Akif Ersoyun Hayatı ve Şiirleri
istiklal marşının anlam ve önemi
istiklal marşı ve açıklaması
istanbulun kurtuluşu
Atatürkün Kişiliği ve Özellikleri
Kimyasal Bağlar
istiklal marşının kabulü
Yaban - Roman Özeti
Çalıkuşu ( Reşat Nuri Güntekin )
Cumhuriyet Bayramı ve Şiirler
Erezyon nedir?
Bilgisayarın Tarihçesi (Resimli)
Boşaltım sistemi
Bilgisayarın Tarihçesi
Atomun yapısı ve periyodik cetvel
Makale Nedir ve Nasıl Yazılır ?
Kütle Hacim Özkütle
Açılar ve üçgenler
Doğal Sayılar
Atatürk ilke ve inkilapları
istiklal marşı anlam ve önemi
Bilgisayar Kullanım Alanları ve Türleri
Geometrik şekiller ve kavramlar
Atatürkün askeri ve siyasi hayatı, Eserleri - şiirleri
Cumhuriyetin ilanı ve Atatürk ilkeleri
Atatürk ve bilim
Kitle iletişim araçları
Marmara Bölgesi ve Özellikleri
Harfli ifadeler ve Çarpanlara Ayırma
Doğal Sayılar - Tam Sayılar
Birinci dereceden bir bilinmeyenli denklemler
Üslü Sayılar
Elementler ve Bileşikler
Edebi Metinler
Atom nedir ?
Türkiyenin Coğrafi Bölgeleri
Atatürkün Gençliğe Hitabesi - Yorum ve Anlamı
Hücre Organelleri Yapı ve Görevleri ( Resimli )
Atomun Yapısı
Atatürk ve Cumhuriyet Bayramı
Reşat Nuri Güntekinin eserleri
Sabun Nasıl Yapılır
Sanayi inkilabı
Boşaltım sistemleri
Atatürk ve Sanat
Doğal Sayılar Tam Sayılar Rasyonel Sayılar
Simetri
Türkiyenin Akarsuları ve Gölleri
Türkiyede nüfus artışının nedenleri ve sonuçları
Türkiyede iç ve dış göçler
Türkiyede Akarsular
Dünyanın Hareketleri ve Sonuçları
Atatürkün spor politikası
Dünyanın Katmanları
Asitler ve Bazlar
Basketbol Kuralları
Canlılarda üreme
Karacaoğlanın hayatı, yaşamı ve şiirleri
Atatürk Nutuk (özet)
Beyaz Gemi - Cengiz Aytmatov
Göktürk Kitabeleri
Akdeniz bölgesi, tarihi ve turistik yerleri
Tam Sayı Problemleri ve EBOB EKOK
Mitoz Bölünme
Canlıların Ortak Özellikleri
Doğal kaynakların bilinçsizce tüketilmesi
Ege bölgesi turistik yerleri
Türk Dilinin Tarihi Gelişimi
Yaban Romanı Özeti
Hayvanları Koruma Günü ve Şiirler
Beş Hececiler
Basit makinalar
Genel Kapak - 1
Dil Nedir ve Türk Dilinin Evrimi
Hz. Muhammedin Hayatı
Açılar
Fransız ihtilali
Dünyanın Oluşumu ve Yapısı
Ege Bölgesi Tarihi Yerleri
Cumhuriyet Bayramı ve Atatürk
Hücre ve Organeller
Öğretmenler günü ve öğretmen şiirleri
Bilişim Nedir ?
Hücrenin yapısı ve görevleri - Plan
Pembe incili kaftan
Maddelerin ayırtedici özellikleri ve sınıflandırılması
Doğal Sayıları ve Doğal Sayıların Özelliklerini Kavrama
Dünyanın Şekli ve Hareketleri - Öss Soru ve Cevaplar
24 Kasım öğretmenler günü
Türkiyenin iklim tipleri
Akarsular ve Göller
Hz. Muhammedin Hayatı
Kitle iletişim araçları
Coğrafi keşifler ve nedenleri
Sefiller - Victor Hugo ( Özet )
Sözcükte anlam
Araba sevdası
Çalıkuşu
Biyoloji Kapak - 01

9 Mart 2010 Salı

Fare ve akrep karşı karşıya



Fare ve akrep karşı karşıya
Fare, sarı akrep avında… Oldukça zehirli olan sarı akrepleri yakalamak fareler için oldukça tehlikelidir…

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...