13 Mart 2011 Pazar

Türkiye eşeleyerek petrol buluyor!



Türkiye eşeleyerek petrol buluyor!


İşte size çok güncel bir gelişmeden fikir jimnastiği. Son dönemde sıklıkla duyduğumuz haberlerden birkaçı...
Diyarbakır Ergani'deki Güney Kırtepe-7 kuyusunda petrol bulundu. Bulunduğu derinlik 1.405 metre.
Diyarbakır Ergani'deki Karacan-5 kuyusunda petrol bulundu. Bulunduğu derinlik 1.713 metre.
Diyarbakır Hani'de Beyazçeşme-1 kuyusunda petrol bulundu. Bulunduğu derinlik 1.800 metre.

Diyarbakır Taşdan Köyü'nde petrol bulundu. Bulunduğu derinlik 1.800 metre.

Manisa Alaşehir'deki Sarıkız-2 kuyusunda petrol bulundu. Bulunduğu derinlik 1.850 metre.

Adıyaman'daki Şambayat-3 kuyusunda petrol bulundu. Bulunduğu derinlik 1.584 metre.
Diyarbakır Bismil'deki Arpatepe-2 kuyusunda petrol bulundu. Bulunduğu derinlik 2.450 metre.
Siirt'te Sağım-1 ve Köseler-M1, Diyarbakır'da Mehmetdere-9, Gaziantep'te Şambayat 2,3,4,5,6, D. Karakuş 6,7, D. Başpınar 1,2, Gölgeli 2,3,4 ve Gökçe-2 isimli "Petrollü" kuyularda sondajlar sürüyor.
1800 METREDE PETROL, 2200 METREDE KALİTELİ PETROL
Kuyular Diyarbakır, Manisa, Adıyaman, Batman'da... Sadece son yıllardaki örnekler olarak verdiğim bu petrol keşiflerinde petrolün bulunduğu derinlik ortalama 1.800 metre. Bismil ve Batman'daki kuyular bu ortalamanın üzerine çıkıyor. Fakat oralarda bulunan petrolün gravitesi 32 ve 34. Yani yüksek kalitede petrol.

Petrol veya jeoloji uzmanı gibi konuşmanın anlamı yok. Bu bir uzmanlık alanı ve yıllarca süren eğitimler sonucunda alınan vasıfla bilimsel olarak değerlendirilebilecek bir konu. Fakat bu, bir iktisatçı olarak basit değerlendirme yapmak konusunda bir engel oluşturmuyor.

Türkiye'de son dönemde birbiri ardına gelen "petrol bulundu" haberleri artık herkesin dikkatini çekiyor. Bulunan petrollerin keşfedildiği derinlik ise ortalama 1.800 metre.

DÜNYA PETROL İÇİN 6 BİN METREYE İNİYOR
Çok uzağa gitmeye gerek yok. Hemen kapı komşumuz Irak'a bakalım. Irak'ın kuzeyinde açılan ve bir Türk şirketinin yabancı ortağıyla keşfettiği petrol rezervinin (Taq Taq sahası) tespit edildiği derinlik 3-4 bin metre. Dünyanın birçok ülkesi bir yerde kaydadeğer petrol rezervi bulunduğuna yönelik en ufak inanç taşıyorsa sondajını 6 bin metrelere indiriyor. Hatta ABD'nin Teksas eyaletinde petrole ulaşabilmek için 7 bin 724 metreye kadar inilmiş kuyu bulunuyor. Dünyada petrol tespitlerinde ortalama belirlenen derinlik ise 3-5 bin metre. 

Hatta size daha da yakın ve çarpıcı bir örnek. Karadeniz'de gerekirse 5-6 bin metre derinliğe inmeye karar verilmiş durumda.

Peki bizde son günlerde petrolle buluşulan ortalama derinlik ne kadar? Ortalama 1.800 metre. 400-600 metre daha derinde ulaşılan petrol ise çok daha kaliteli bir petrol. Hiç uzman olmadan herkesin aklına gelen soruyu soralım: Eğer Türkiye'de 1.800 metrede yani petrol aramaları için "eşeleme" olarak tanımlanabilecek bir derinlikte petrole ulaşılıyorsa, 400-600 metre daha derine inildiğinde bu petrolün kalitesi dünya standartlarında kaliteli bir rezerv haline dönüşüyorsa, 4-6 bin metre derinlikte nasıl bir rezerv yatıyor?

EFSANELER GERÇEK Mİ?
Hal böyle olunca ister istemez o bir türlü ispatlanamamış efsane geliyor insanın aklına. Zamanında Türkiye'yi delik deşik edip tüm kuyuları kapattıktan sonra çekip giden ABD'li petrol devlerinin bulguları için söylenen o laf: Türkiye, 4-5 bin metre altındaki bir petrol okyanusunun üzerinde duruyor. Elbette doğruluğu ispatlanmadıkça, o bahsi geçen ve Türkiye'nin altındaki petrol okyanusunu gösteren ABD uydularının fotoğrafları net bir şekilde gün yüzüne çıkmadıkça bunlar efsane olmaktan öteye gidemeyecek.
Aslında son yapılan keşiflerle ilgili ilginç bir 'tesadüf' daha var. Sultan II. Abdülhamit'in Alman Maden Mühendisi Paul Groskoph ve Habib Necip Efendi’nin başkanlığındaki araştırma birimine 1901 yılında yaptırdığı bir petrol haritası geçen yıl Aksiyon Dergisi tarafından ortaya çıkarılmıştı. 109 yıl önce hazırlanan bu haritada zamanın Osmanlı toprakları içerisinde yer alan Musul, Erbil, Süleymaniye, Tikrit, Kerbela gibi şu anda Türkiye sınırlarında olmayan birçok yerde de güçlü petrol rezervleri olduğu görünüyor.
Türkiye'de ise Diyarbakır, Batman, Bismil, Siirt, gibi yerler de II. Abdülhamit'in haritasında güçlü zengin petrol rezervlerinin bulunduğu yerler olarak dikkat çekiyor. Bu bölgeler son günlerde 1400-1800 metre derinlikte, yani sığ mesafede petrol bulunan yerler. İşin ilginç tarafı İran, Irak ve Suriye gibi ülkelerin de Sultan Abdülhamit'in haritasındaki yerlerin bir kısmında haritanın hazırlanmasından 20-30 yıl sonra gerçekten de petrol bulmuş olması. Elbette 109 yıl öncesinin teknolojisiyle bugünkünün karşılaştırılması mümkün değil fakat insanın aklına da bu tesadüfler takılmıyor değil.
109 yıl önce tespit edilen Türkiye'deki petrol sahalarında rezerv bulunmasının tesadüf olup olmadığını da bundan sonra bu kuyularda inilecek derinlik belirleyecek gibi görünüyor.

İşte son günlerde sıkça gelen "petrol bulundu" haberlerinin düşündürdüğü şey, Türkiye'nin 1800-2000 metrelik bir dirence dayandığı. Bu seviyede rezervler bulunmaya devam ettikçe ve daha derinlerde rezerv tahminleri arttıkça finansman gücü yüksek yabancı petrol devlerinin fiili ilgisi de hızla artabilir.

"KARADENİZ'DE PETROLLE KONUŞMAYA BAŞLADIK"
Türkiye'de petrol arama faaliyetleriyle ilgili yıllardır dile getirilen sorun, bu arama faaliyetlerine ayrılacak olan bütçe konusundaki sıkıntıydı. Karadeniz'de bu sorun, dünyanın en büyük petrol şirketleriyle yürütülen ortak projelerle aşılıyor ve Karadeniz'in daha derinlerine inilecek sondaj teknolojisinin getirilmesiyle petrole ulaşma hedefine her geçen gün daha da yaklaşılıyor. Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da da yabancı partnerlerle bu işi yürütüyor. Özellikle 2009 yılında bu konuda önemli adımlar atıldı. Bu adımların sonucunda çıkarılabilir petrole yaklaşma konusunda da ciddi mesafeler kaydedildi. Hatta Enerji Bakanı, Karadeniz'de artık petrolle konuşmaya bile başladıklarını söyledi. Buradan çıkan sonuç, derine inildikçe petrol Türkiye'yle konuşmaya başlıyor.
Karadeniz'den sonra daha sığ mesafede bile petrolün tespit edilebildiği Doğu ve Güney Doğu Anadolu bölgelerine, yani dünya petrolünün anavatanı olarak kabul edilen ülkelerin açtığı kuyuların, Türkiye sınırları içinde kalan komşularına sınırına sıra gelecek. Eğer bu arama çalışmaları böyle sürerse, yıl içerisinde daha birçok "Petrol bulundu" haberi okumamız kimseyi şaşırtmayacaktır. Eğer daha derinlere inilecek finansman gücü bulunursa doğru orantılı olarak "Türkiye'nin en büyük rezervleri bulundu" haberini okumaya biraz daha yaklaşma ihtimalimiz artacak. Burada yazdıklarım mühendislerin ve bilim adamlarının bilimsel açıklamalarına saygısızlık olarak algılanmasın. Bunlar sadece bir Türk vatandaşının "akla takılanları" dile getirmesi ve anlam veremedikleriyle ilgili sorular sorması. Son olarak Türkiye'de sadece 2009 yılına ilişkin bazı verileri paylaşıp konuyu tekrar işin uzmanlarına teslim edelim.

HER ÜÇ KUYUDAN BİRİNDE PETROL VAR
Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün faaliyet raporuna göre Türkiye 2009 yılında açtığı her üç kuyudan birinde petrol buldu. 2009 yılında açılan 143 kuyudan 53’ünde petrol 30’unda doğalgaz tespit edildi. 33 kuyu kuru çıktı. 27 kuyuda aramalar sürüyor.
103 petrol sahasından 16 milyon varil ham petrol, 49 doğalgaz kuyusundan 720 milyon metreküp doğalgaz elde edildi. Devlet bu aramalardan 210 milyon liraya yakın tasarruf sağladı.

berkaya@haberturk.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...