10 Şubat 2014 Pazartesi

Dünyanın En Hızlı Asansörü

Dünyanın En Hızlı Asansörü

Taipei 101, dünyadaki en hızlı asansörlere sahip...
Dünyanın En Hızlı Asansörü
Bu asansör, yolcuları 5. kattan 89. kata 60 km/h hızla çıkarıyor ve bu yolculuk sadece 37 saniye sürüyor. Bu asansörlerde ileri teknoloji acil
frenler bulunmasına rağmen bu kadar hızla yükselen asansör korkutucu olsa gerek.

9 Şubat 2014 Pazar

Dünyanın en garip müzeleri

Dünyadaki Farklı ve garip müzelerin enlerini derledik..


Musluk suyundan, saça, işkence aletlerinden köpek tasmalarına kadar pek çok garip konseptte düzenlenmiş olan bu müzeler insanın merakını körüklüyor.


Musluk Suyu Müzesi/ Çin

Evet, yanlış duymadınız. Pekin’in merkezinde bulunan bu müze eskiden boruların geçtiği bir yer imiş. Müzede 130’dan fazla “gerçek” model, su kuponu ve musluğu sergileniyor. Ancak buranın sakinleri tarafından çeşmelerden akan suların içilmesi pek önerilmiyor.

Köpek Tasması Müzesi/ İngiltere

Her yıl yarım milyona yaklaşık hayvan sever türünün tek örneği olan bu müzeye akın ediyor. İçinde köpeklere ait eşyaların sergilendiği müzede yüzyıllar öncesine dayanan 100 eşsiz köpek eşyası görülebiliyor.

Avanos Saç Müzesi/ Türkiye

Nevşehir denilince akla ilk gelen görülecek yer Kapadokya’dır. Ancak Nevşehir’in Avanos ilçesi dünyada çok nadir rastlanan bir müzeye de ev sahipliği yapmaktadır. Avanos’ta bulunan saç müzesinde 16.000 kadından alınmış saç örnekleri, kadınların isimleri ve adresleriyle birlikte sergilenmektedir. Müzeye girenler şaşkınlıklarını gizleyememektedir.


Kunstkamera/ Rusya

Rusya’nın ilk müzelerinden olan bu müzede 200.000 doğal gariplik sergileniyor. Rusların canavarlara olan inanışından kurtulmak amacıyla bir araya getirilmiş olan nesneler arasında deforme olmuş fetüsler, fazladan kafası olan yaratıklar ve hatta başı vurulmuş bir insan da bulunuyor. Bu müze şimdilerde Antropoloji ve Etnografya Müzesi konumunda. Ancak içerisinde Çar Peter’in ilginç tıbbi gariplikler koleksiyonuna da ev sahipliği yapıyor.


Ekmek Müzesi/ Almanya

Müzede sergilenen 18.000 adet ekmekle ilgili sanat eseri ve tasvir görenleri hayrete düşürüyor. Ekmek müzesinde taş devrinden kalma temsili fırınlardan 6000 yıllık tarihe sahip ekmeğin tasvir edildiği resimler bulunuyor.

Tuzluk ve Biberlik Müzesi/ ABD

Sofralarımızın vazgeçilmez tuzluk ve biberliklerin bir müzenin temasını oluşturabileceği çoğumuzun aklına gelmemiştir.

Eğitimli bir antropolog olan Andrea Ludden’in takıntısı sonucu ortaya çıkan müzede 22.000 adet tuzluk ve biberlik bulunuyor.
İşkence Müzesi/ Amsterdam

Lalelerin yanı sıra işkence müzesiyle de tanınan Amsterdam’daki bu sergide paslanmış giyotin, gergi sehpaları, parmakları kıran vidalar ve çivili sandalyeler gösteriliyor. Bu müzeye giren neredeyse herkes o dönemlerde yaşamadığı için dua ediyor.

Müzede aletlerin ne şekilde kullanıldığı da çizimler sayesinde detaylı bir şekilde gösteriliyor.

Japon Eriştesi(Ramen) Müzesi/ Japonya

Öğrenciler ve bekarlar arasında pek popüler olan hazır makarnaların sergilendiği bir müze olması sizi şaşırtmasın. Bu müze, Japon eriştesinin yaratıcısı olan Momofuku Ando anısına yapılmış ve içinde pek çok hazır Japon eriştesi sergileniyor.

Ölüm Müzesi/ Tayland

Ölüm her an yanımızda olsa da bu müzeye girdikten sonra hakkında daha fazla düşüneceğiniz kesin. Müzede şiddetli bir şekilde sakatlanmış bacaklar, kangren olmuş beyinler, bıçakla çıkarılmış akciğerler ve kurşunlanmış kafatasları sergileniyor.

Cadılık Müzesi/ Cornwall

En ünlü müzelerden biri olan bu sergiye her yıl binlerce insan gelmektedir. Şeytana tapınmadan satanizme kadar pek çok kategorilere ayrılmış olan müzede cadıların idamını konu alan bölümler de bulunuyor. Sergide ayrıca cadılığı kanıtlayan aletler ve bez bebekler gibi eşyalar da yer alıyor.



Parazit Müzesi / Tokyo

En son ne zaman etrafında dolanan parazitleri düşündünüz. Tokyo’da bulunan Parazit Müzesi’nde 300’den fazla parazit örneği yer alıyor. Sergilenenler arasında suşi yerken kaptığı düşünülen bir kadının bağırsağından çıkarılan 9 metre uzunluğundaki solucan da bulunuyor. 4 bilim adamı tarafından kurulan müzede fotoğraflar da görülebiliyor.

Kaynak ve daha fazlası için: http://tatil.milliyet.com.tr/

8 Şubat 2014 Cumartesi

Bitkilerden Esansiyel Yağ Çıkarma

Bitkilerden Esansiyel Yağ Çıkarma 



Buhar Distilasyonu en uçucu yağları ayıklamak için kullanılır. Gardenia, Gül, Lily ve Sümbülteber gibi en hassas çiçeklerinden uçucu yağlar elde etmek için kullanılmaktadır ve en sık narenciye (portakal, limon, greyfurt, vb.) Uçucu yağlar ayıklamak için kullanılır.

Buhar Distilasyon damıtılmasından elde edilen doğal aromatik bileşikler gibi ısıya duyarlı malzemeler için özel bir tür (ayırma işlemi). En esansiyel yağları buhar distile birçok organik bileşikler, yüksek sürdürülebilir sıcaklıklarda dekompoze eğilimindedir . Bileşiklerin kaynama noktaları, su veya buhar ekleyerek, tercihen malzemenin bozulma kayda değer haline geldiği ve altındaki sıcaklıklarda veya düşük sıcaklıklarda buharlaşması için depresif distile ile maddeler ısıya karşı çok hassastır, buhar damıtma da vakum damıtma ile kombine edilerek esansiyel yağlar çıkarılır.


Buhar fazında yüzeyleri maruz ajite olan pratik karışmayan iki sıvı bir karışım ısıtıldığında, her kurucu bağımsız sıcaklığının bir fonksiyonu olarak kendi buhar basıncı uygular. Sonuç olarak, tüm sistemin buhar basıncı artar. Karışmayan iki sıvı kısmi basınçları toplamı, atmosfer basıncı (deniz seviyesinden yaklaşık 101 kPa) aştığında Kaynama başlar. Bu şekilde, birçok organik bileşikler suda çözünmez ayrışma meydana geldiği noktanın altında bir sıcaklıkta arındırılmalıdır. Örneğin, kaynama bromobenzen noktası 156 ° C ve suyun kaynama noktası 100 ° C, ancak iki kaynar bir karışımı 95 ° C. Böylece, bromobenzen sıcaklığı 61 ° C'nin altında normal kaynama noktası kolayca damıtılır.

Buhar Distilasyon , örneğin uçucu yağlar, parfüm üretiminde kullanılmaktadır . Bu yöntemde, buhar istenilen yağlar içeren bitki materyali geçirilir. Ayrıca kompleks organik bileşiklerin sentetik prosedürleri baındırmaktadır. En esansiyel yağlar buhar distile ile elde edilir. Buhar damıtma da yaygın olarak "sıyırma buhar" yaygın olarak adlandırılır petrol rafinerisi ve petrokimya tesisleri kullanılan buhar damıtma diğer endüstriyel kullanımlar püskürtülebilir mayonez gibi püskürtülebilir veya aerosol çeşniler gibi tüketici gıda ürünleri üretimi içerir.

Buhar Distilasyon 11. yüzyılda Özbekistanda Doğan İslamAlimi kimyager, İbn-i Sina (Batı'da Avicenna olarak da bilinir) tarafından icat edilmiştir. Parfümü çıkarma mükemmelleştirmek, parfümeri gelişimine önemli katkıda bulunan buhar damıtma temel yağları çıkarma amacı için icat etti. Buhar damıtma teknolojisi Batı bilimsel gelişmeleri önemli ölçüde etkiledi . Birçok bileşiklerin önceden mümkün değildi saf form elde edilmesi şimdi artık mümkün oldu.


GÜL YAĞI VE GÜL SUYU İÇİN 3 SAHA DISTILLATION ÜNİTESİ




6 Şubat 2014 Perşembe

Baş dönmesini azaltmak için yapılması gerekenler

Baş dönmesini azaltmak için yapılması gerekenler..


Baş dönmesini arttıran en önemli nedenlerden biri, baş ve vücudun hareketleridir. Dolayısıyla baş ve vücut hareket ettirilmezse, baş dönmesi hissi azaltılabilir.


Baş dönmesini arttıran en önemli nedenlerden biri, baş ve vücudun hareketleridir. Dolayısıyla baş ve vücut hareket ettirilmezse, baş dönmesi hissi azaltılabilir.
Çünkü baş dönmesi hastalığının en çok gözlenen nedenlerinden biri de, denge kanallarındaki kristallerin oynamasıdır. Bu hastalığın en temel başlangıcı başın ve gövdenin hareketleriyle ortaya çıkar.


Sabahları baş dönmesi

Örneğin sabahları yataktan kalkıldığı zaman çok şiddetli baş dönmesi görülür. Sabit pozisyonda durulup karşıya bakıldığı zaman 15-20 saniye sonra geçer. Ancak kişi öne eğildiğinde ya da banyoda yüz yıkamak için eğildiğinde yeniden başlar.
Dolayısıyla bu durumu hemen fark eden hastalar, başlarını hareket ettirmeden doktora gitmeyi tercih ederler.
Sabit durmak bir tedavi değildir. Fakat o anda baş dönmesinin tekrar etmesini engellemek için uygulanabilecek basit bir yöntem olabilir. Eğer kişide kristal kaymasına bağlı bir baş dönmesi varsa, doktora gidene kadar pozisyonu sabitlemek, baş dönmesinin tekrarını önleyebilir.


Periferik nedenler
Göz açık olarak sabit bir noktaya bakılırsa, periferik nedenler denilen, yani beyinden değil de daha çok iç kulaktan kaynaklanan baş dönmelerinde sabit bir noktaya bakmak baş dönmesini baskılar.
Periferi nedenli baş dönmesi yaşayan kişiler gözlerini kapatırlarsa, baş dönmelerinin daha da arttığını görürler. Oysa gözlerini sabit bir noktaya odaklarında, bu baş dönmesi daha çabuk geçer ve baskılanır.
Baş dönmesi bazen aşırı şekilde kusma, terleme, bulantı, çarpıntı ve korku hissi ya da kol ve bacaklarda uyuşma gibi ciddi bulgularla birlikte görülebilir. Bu koşullarda başı sabit tutarak baş dönmesini engellemeye çalışmak anlamsızdır. En kısa zamanda doktora başvurulması gerekir.

Kış aylarının vazgeçilmez kare ası

Kış aylarının vazgeçilmez kare ası

Kış akşamlarımızda vaktimizin çoğu televizyon veya bilgisayar başında geçiyor.


Hem soğuğun etkisi hem de kışın kalın kıyafetlerin içerisine kilolarımızı rahat rahat saklıyor oluşumuzun verdiği cesaret ve rehavet ile o keyifli akşam saatlerinde dört şeyden vazgeçemiyoruz. Salep, boza, kestane ve çekirdek. Peki bu besinleri ne kadar tanıyoruz. Diyetisyen&Yaşam Koçu Gizem Şeber bu besinleri anlatıyor.
 
BOZA: İçerdiği aktif mayalar ile probiyotik etkisi olduğu düşünülmektedir. Bu etkisine paralel olarak kabızlığa iyi gelir. Yüksek oranda B vitamini içerir. B vitaminleri, vücudumuzda enerji üretimi açısından önemlidir ayrıca sinir sistemi sağlığı açısından gereklidirler. Kemik sağlığı açısından önemli olan kalsiyum ve fosfordan zengindir. Mayalı diğer içecekler gibi anne sütünü arttırdığı düşünülür. Bütün bunların dışında yüksek kalori ve protein içeriği ile sporcuların beslenmesi açısından değerli ve önemlidir. 1 su bardağı boza 480 kalori içerir. Oldukça yüksek kalori içeriği nedeni ile tüketim miktarına ve sıklığına dikkat etmek gerekir. Boza tüketildiği günlerde beslenme düzeninden ekmeğin azaltılması uygun olacaktır. 
 
SALEP: Birkaç çeşit orkidenin köklerinden kurutularak hazırlanan malzemenin süt veya su ile karıştırılması ile hazırlanan ve sıcak servis edilen bu içeceği sevmeyen çok azdır. Tarçın kokusu ile insanı cezbeden sahlep; karbonhidrat içeriği ile enerji vericidir. Bunun dışında protein, kalsiyum ve fosfor açısından zengindir. 1 kupa sahlep yaklaşık 80 kaloridir. Birçok şekerli içeceğe göre daha az kalori içerdiğinden masum sayılabilir. Ancak piyasada satılan saleplerin nişasta ve şeker içeriği daha yüksektir. Zayıflamak isteyenlerin evde hazırlaması bu nedenle daha sağlıklıdır. Bu sağlıklı içecek kış aylarında ara öğün olarak tercih edilebilir. 
 
KESTANE: Pişerkenki kokusu ile bizi mest eden kestane, fındık, badem türü kuruyemişlere nazaran daha az yağ içerse de, karbonhidrat ve kalori içeriği yadsınacak kadar düşük değil. Bu nedenle tüketim miktarı konusunda dikkatli davranmak gerekiyor. Sinir sistemi açısından önem taşıyan B vitaminlerinden ve başta sindirim sistemi için gerekli olan liflerden zengin. İçerdiği sağlıklı yağlar sebebi ile kalp sağlığını korumak ve geliştirmekte yardımcı. Ancak 3 adet kestane yaklaşık 1 dilim ekmek kadar kalori içeriyor. Kestaneyi abartacağınızı bildiğiniz günlerde ekmek tüketiminizi dengelemeye çalışmalısınız. 
 
AY ÇEKİRDEĞİ: Yüksek E vitamini içeriği ile antioksidan etkisi vardır. Bu etkisi sebebi ile kalp-damar hastalıklarından ve romatoid artrit gibi bazı otoimmün hastalıklardan koruyucu etkisi olduğu düşünülmektedir. Sağlıklı kemikler ve enerji üretimi için gerekli olan magnezyum mineralinden zengindir. Selenyum içeriği ile kansere karşı koruma sağladığı düşünülüyor. 1 avuç dolusu ay çekirdeği, günlük E vitamini gereksiniminin yaklaşık %82’sini, selenyum gereksinmesinin %35îni karşılar. 1 avuç dolusu yaklaşık 200 kaloridir. Çekirdeği günde 1 avuç dolusu ile sınırlandırmak aşırı kalori alımını engellemek için ideal bir yol. Ayrıca çekirdek tüketeceğiniz günlerde salatalarınıza yağ eklememek de yağdan gelecek kaloriyi dengelemek açısından önemli. 
 

İşte en sağlıksız içecek!

İşte en sağlıksız içecek!

Uzmanlar en sağlıksız içeceği keşfettiğini açıkladı. Sandığımızın aksine en sağlıksız içecek aslında göze çok masum görünüyor


Kalori içeriği ve doymuş yağ asidi açısından en sağlıklı içecek milkshake!

Uzmanlar özellikle içerisinde çikolatalı dondurma konulan milkshakelerin karaciğer düşmanı olduğu konusunda uyarıyor. Koruyucu madde içerebilen bu içecekler obeziteye neden olan yiyecekler kategorisinde değerlendiriliyor.

Milkshake tutkunuysanız evde hazırlamanızı ve haftada 2-3 bardaktan fazla tüketmemenizi öneririz. Dışarıda satılan milkshakeler pek çok zararlı madde içerebiliyor.


Kaynak:Milliyet

27 Ocak 2014 Pazartesi

Tablet almanın püf noktaları


Tab­let pi­ya­sa­sı­nın önem­li oyun­cu­la­rın­dan Ez­co­ol, son za­man­lar­da hız­la yay­gın­la­şan ucuz tab­let fur­ya­sı hak­kın­da tü­ke­ti­ci­le­ri uya­rı­yor.

Ma­du­ri­yet­le­rin önü­ne geç­mek için özel­lik­le sa­tış son­ra­sı des­tek ve ga­ran­ti kap­sa­mı­nın öne­mi­ne dik­kat çe­ken şir­ket, tab­let sa­tın alır­ken şu hu­sus­la­ra da vur­gu ya­pı­yor:

1) Ne çok ucuz olsun ne de çok pahalı

Çok ucuz tab­let­ten çe­kin­mek ge­re­ki­yor. 99 TL gi­bi fi­yat­tan sa­tı­lan 7 inç­lik bir tab­le­tin mal­ze­me ka­li­te­si­nin iyi ol­du­ğu dü­şü­nü­le­mez. Bu tek­nik açı­dan im­kan­sız­dır. Bel­lek­le­rin ve iş­lem­ci­nin ma­li­ye­ti bel­li­dir. Do­la­yı­sıy­la 10” tab­le­te bin TL üzerinde ücret ödenmemeli

2) Artırılabilir hafıza şart

Dü­şük da­hi­li ha­fı­za­lar bir yer­den son­ra ye­ter­li gel­me­me­ye baş­lar. Ye­ni bir oyun ya da film yük­le­ye­bil­mek için es­ki­si­ni sil­mek ge­re­kir. Art­ı­rı­la­bi­lir de­po­la­ma ol­ma­dı­ğı sü­re­ce, da­hi­li ha­fı­za her za­man ye­ter­siz ge­le­cek­tir.

3) Çözünürlüğü yeterli olmalı

Akıl­lı te­le­fon ve tab­let pa­za­rın­da özel­lik­le son 1 yıl içe­ri­sin­de hız­la ge­li­şen tek­no­lo­ji­ler­den bir ta­ne­si de ek­ran çö­zü­nür­lü­ğü ol­du. Ar­tık bü­yük tab­let­ler için en azın­dan Full HD (1080p), mi­ni tab­let­ler için HD (720p) çö­zü­nür­lük stan­dart ha­le gel­di. An­cak gü­nü­müz­de hâ­lâ da­ha dü­şük çö­zü­nür­lü­ğe sa­hip ol­ma­sı­na rağ­men sa­tı­şa su­nu­lan bir­çok tab­let var.

4) Tek çekirdekliler artık rafa kalktı

Gün­cel­len ya­zı­lım­lar ve di­ğer do­na­nım bi­le­şen­le­ri yü­zün­den tek çe­kir­de­kli iş­lem­ci­ler, kul­la­nı­cı­la­rı ya­rı yol­da bı­ra­kı­yor­. Bunun için en az çift çe­kir­dek­li iş­lem­ci­ye sa­hip tab­let kul­lan­mak ge­re­ke­cek­tir.

6 bin dolarlık canavar

Japon elektronik devi Panasonic’in 20 inç­lik 4K çö­zü­nür­lük­lü ye­ni tab­le­ti To­ugh­Pa­d’­in özel­lik­le­ri bel­li ol­du. In­tel Co­re i5 iş­lem­ci­si ve Nvi­di­a Ge­For­ce 745 M gra­fik kar­tı bu­lu­nan ci­haz, Win­dows 8.1 iş­le­tim sis­te­miy­le bir­lik­te sa­tı­la­cak. Ci­haz­da 256 GB SSD, 8 GB RAM ve 2 GB VRAM bu­lu­nu­yor. Blu­eto­oth 4.0, USB 3.0, SDXC kart des­te­ği­ne sa­hip ci­ha­zın pi­li ise yo­ğun ça­lış­ma­da an­cak 2 sa­at da­ya­na­bi­li­yor. Ci­ha­zın ABD fi­ya­tı 6 bin do­lar.

TEKNOLOJİ DÜNYASI - MURAT GÜLDEREN - BUGÜN GAZETESİ

Midye Yemek Ya da Yememek

Geçenlerde bir kanalda izlemiştim ha pil yemişsin ha midye diyordu ropörtaj yapan spiker biraz araştırdım karşımıza aşağıdaki gibi bir tablo çıktı siz iyisimi midye yemeden önce çok iyi düşünün bunu ben yani bir midye sever söylüyor!...


Midye yürüyüşü

Midyeler çok ilginç yaratıklar, omurgasızlar familyasının en orijinal yaratıklarından birisi.
Fotoğrafta harekete geçmiş bir midye görüyorsunuz. Kabuklarının arasından çıkardığı ve basit bir sinir sistemiyle yönetilen sümüksü doku aslında bir çeşit kas. Hareket etmek gereksinimi hissettiğinde kabuklarını hafifçe aralayarak bu dokuyu dışarıya çıkarıyor ve çok yavaş ama emin adımlarla ilerliyor.
Metabolizması sade ve basit; ancak iç organları pekçok hayvan gibi gelişmiş. İki kabuğun arasında basit de olsa birer mide, kalp, böbrek, karaciğer ve sinir sistemi bulunuyor. Bununla birlikte vücut kütlesinin çoğunu bağırsaklar ve sümüksü doku oluşturuyor. Yine içerisinde yer alan solungaçları ile sudaki oksijeni kullanıyor. Kabukların sivri ucunda iki ağız bulunuyor. Bunlardan uçları kılımsı tüylerle kaplı olandan suyu emiyor ve bu su vücudu içerisinde dolaşırken kendisi için yararlı olacak organik ve inorganik maddeleri süzerek bünyesine katıyor. Besinleri arasında canlı mükroorganizmalar olduğu gibi demir, civa, nitrat, bakır, azot gibi inorganik maddeler de bulunuyor. Bu küçük canlı inorganik maddeleri de kullanarak enerji elde ediyor. Bu yönüyle midyeler akvaryumlarda biolojik filtre olarak kullanılıyor. Bir akvaryum sistemi için en radikal yıkıcı unsurlar olan nitrat, fosfat ve amonyak gibi maddeleri fitre ediyor. Temizlediği suyu ise diğer delikten çıkarıyor, tertemiz yaparak..



Yine bu özellikleri nedeniyle doğadan çıkarılan midyelerin yapılarında da ağır ve zararlı maddeler bol miktarda bulunuyor. Sudan süzdüğü zararlı maddeler midyenin bünyesinde birikiyor ama kendisine bir zarar vermiyor; ancak siz midyeyi çeşitli şekillerde yiyerek bu maddeleri vücudunuza alıyorsunuz, yapmayın etmeyin

Yumurtanın sarısını ayırmak

Sıradan bir su şişesiyle yumurtanın sarısını ayırmanın pratik yolu.

BEYNİ GELİŞTİREN 10 ROMAN

Toronto Üniversitesi öğretim üyesi psikiyatr Keith Oatley ve Ingrid Wickelgren tarafından Scientific American’da yazılan makaleye göre, roman kahramanlarıyla özdeşleşmek, hem hayal dünyasını zenginleştiriyor, hem de sosyal bağları güçlendiriyor. 

İŞTE O ROMANLAR:
- Johann von Goethe / Genç Werther’in Çektikleri (1787)
- Jane Austen / Aşk ve Gurur (1813)
- Nathaniel Hawthorne / Kırmızı Leke 1850
- Gustave Flaubert / Madam Bovary (1856)
- George Eliot / Middlemarch (1870)
- Leo Tolstoy / Anna Karenina (1877)
- Virginia Woolf / Bayan Dalloway (1925)
- Toni Morrison / Sevgili (1987)
- J.M. Coetzee / Utanç (1999)
- Muhsin Hamid / Gönülsüz Köktendinci (2007)

Kredi alırken en sık yapılan 5 hata

Kredi alırken en sık yapılan 5 hata

Karşılaştırma sitesi Enuygun.com, kredi almaya hazırlananları bu konuda en sık yapılan 5 hata konusunda uyardı. Buna göre kredi alırken yeterince araştırma yapmamak ve toplam kredi maliyetini hesaplayamamak gibi hatalar ilk sıralarda yer alıyor.
Enuygun.com tüketicilere sunduğu karşılaştırma hizmetleriyle zaman ve paradan tasarruf edilmesine yardımcı oluyor. Enuygun.com Baş Analisti Betül Sungurlu, siteyi ziyaret eden 500.000’den fazla kişinin kendileri için en uygun krediyi değerlendirdiğini, yaptıkları incelemeler neticesinde de kredi alırken bazı hataların çok sık yapıldığının ortaya çıktığını belirtti. Sungurlu, kredi alırken en sık yapılan 5 hatayı şu şekilde sıraladı:
  1. Kendi bankasına sadık kalmak
    Yalnızca kredi değil, her türlü finansal ürün ihtiyacında bankasına sadık kalmayı tercih edenler, hatta bankasına tutkuyla bağlı olanların sayısı hiç de az değil. Sadakat eşsiz bir duygu olsa da finansal kararlarda matematiksel düşünmek de önemli. Örneğin, Enuygun.com verilerine göre 5 bin TL ve 24 ay vadeli bir ihtiyaç kredisinde bankalar arası fiyat karşılaştırması yaparak en uygun krediyi veren bankayı seçen tüketicinin kazancı 1.000 TL’yi aşıyor.
  2. Yeterince araştırma yapmamak
    Bankaların yeni müşteri edinmek için anlaşma yaptığı kurumlar arasında inşaat şirketleri ve otomobil bayileri de yer alıyor. Markalı bir konut için herhangi bir inşaat şirketine ya da otomobil almak için bayiye giden tüketici, sadece anlaşma yapılan bankanın ya da bu firmaların kendi tüketici finansman ürünü olan kredi seçenekleri arasından seçim yapıyor. Oysa bugün Türkiye’de 15’in üzerinde banka sayısız kredi seçenekleri ile kıyasıya rekabet halinde. Bu seçenekleri internet üzerinde karşılaştırarak kolaylıkla kişiye en uygun kredi bulunabilir.
  3. Toplam maliyeti hesaplayamamak
    Kredi karşılaştırması yapılırken düşülen en büyük hatalardan biri de sadece faiz oranına odaklanmak. Oysa kredinin masrafları, vergileri, hatta sigortaları da maliyeti etkiliyor. Aynı bankanın bile standart kredi, masrafsız kredi, indirimli kredi gibi seçenekleri bulunuyor. Tüm kredi seçeneklerini sadece faiz oranı ile karşılaştırmak, elma ve armutları karşılaştırmaktır ve en avantajlı krediyi belirlemek için yeterli değildir. Cebinizden çıkan toplam tutarı görmeniz, kredileri karşılaştırmanız için daha doğru bir yöntemdir.
  4. İhtiyaca yönelik en avantajlı krediyi belirleyememek 
    Otomobil almak için tek seçeneğin taşıt kredisi, konut almak için konut kredisi olduğunu düşünmek. Oysa bankalar ihtiyaç kredilerini de 50 bin TL’ye kadar ve 60 aya varan vade seçenekleri ile tüketicilere sunuyor. Eğer alınması düşünülen kredi tutarı bu limitler dahilinde ise kefil, otomobil rehni, konut ipoteği ve ekstra sigorta maliyeti getirmeyen ihtiyaç kredisi de seçenekler arasında değerlendirilebilir. Toplam maliyet üzerinden çapraz karşılaştırma yaparak en avantajlı kredi türü seçilebilir.
  5. Kısa vadeli düşünüp kredi skorunu düşürmek
    Sıklıkla yapılan hatalardan biri de, kredi geri ödemesinin ilk birkaç ayının hesaplanması, kalan ayların ise şansa bırakılması oluyor. Oysa tüm kredi planlamalarında vade boyunca ödeme kabiliyetinin önceden hesap edilmesi, bütçede kredi taksitlerine yer açılması gerekiyor. Zira tüketicinin taksit ödemelerinde yaşadığı sorunlar bankası ile arasında sır olarak kalmıyor. Tüm bankalar kredi müşteri bilgilerini birbirleri ile paylaştığından ileride tüketicinin bir daha hiçbir bankadan kredi çekememesine kadar varabilecek sonuçlara yol açabiliyor.

Gribe antibiyotik gerekmez



Gribe antibiyotik gerekmez


Grip çok yaygın. Hastaların çoğu da gereksiz yere antibiyotik yutuyor. Bu nedenle ikinci bir grip yazısı gerekli diye düşündüm. İşte o yazı...


Bu yıl her yıl olduğundan daha çabuk bulaşan bir griple karşı karşıyayız. “Salgın” durumu filan söz konusu değil ama bu yılın grip virüsünün klasik grip virüsünden daha hızlı bir bulaşıcılık potansiyeli taşıdığı ve daha ciddi rahatsızlıklara yol açtığı kesin. Bu virüs (H3N2) de ortalama iki-üç günlük bir “kuluçka dönemi” sonrasında bizi hasta edip halsizlik, yorgunluk, ateş, öksürük ve kas güçsüzlüğü gibi belirtilere yol açıyor.
Gribe yakalanınca yapılacak en doğru şeyse yine aynı: Bir-iki gün sıkı bir istirahata çekilmek! İstirahat, vücuda kendini derleyip toparlaması, bağışıklık sistemine virüs enfeksiyonu ile daha iyi mücadele etmesi fırsatı veriyor. Eğer süreci biraz daha hızlandırmak istiyorsanız bağışıklık hücrelerini ve onların üretecekleri bağışıklık silahlarının imalatını biraz artırmak için de bir şeyler yapmanızda fayda var. Bunun için de bazı bitkisel özlerden istifade etmeniz mümkün. Bana göre en etkin bitkisel bağışıklık destekleri sambucus (Elderberry) ve pellorgonium sidoidas özleridir.
Eğer bağışıklık gücünüzü biraz daha yükseltmek istiyorsanız ek olarak N-Acetil Cystein tabletlerinden faydalanmanız da mümkündür. N-Asetil sisteini özellikle aksırığınız, öksürüğünüz, öksürünce göğsünüzde şiddetli sancı ve yanma hissi, balgam tükürme ve benzeri şikâyetleriniz varsa tavsiye ederim. Üç-dört gün günde 1-2 gram C vitamini ve 1 ampul D vitamini desteğinden faydalanmak da mümkün.

ZATÜRREE OLUR MUYUM?

Grip bir virüs hastalığı olduğu için antibiyotik kullanmanın hiçbir faydası yok. Ayrıca “grip daha sonra zatürreeye çevirebilir” diye korkup koruyucu antibiyotik içmenin de herhangi bir koruma sağlamadığı kesin. Gribi olan biri ancak son derece ciddi bağışıklık zayıflığının bulunduğu durumlarda koruyucu olarak antibiyotik kullanabilir, ki bu durumlar da son derece sınırlı hallerdir. Bu nedenle “göğsüme inebilir, akciğer iltihaplanmasına çevirebilir, zatürree olabilirim” gibi endişelerle doktorunuza sormadan antibiyotik yutmayın.

BİTKİ ÇAYLARI İÇELİM AMA

Griple karşılaştığınızda bitkisel çayları da itfaiye gibi (yani yangını hemen söndürecek düşüncesiyle) kullanmayı düşünmeyin. Bir grip atağının ne kuşburnu, ne zencefil ne de adaçayı veya ıhlamurla tedavisi mümkündür. Grip süresince bitkisel çaylardan faydalanabilirsiniz ama bu çayların faydasını da fazla abartmamak, onları ilaç gibi kullanmaya başlamamak lazımdır.
Antiviral ilaçlara gelince...
Bu konuda da yanlış davrandığımızı söyleyebilirim. Hiçbir antiviral ilaç önceden sağlıklı olan bir kişide grip tedavisi için gerekli değildir. Antiviral ilaçları genel durumu zaten bozuk, önceden zaten ciddi hastalığı, organ yetmezliği, bağışıklık problemi olan kişilerde kullanmak gerekir ki bu özel durumlara da sadece doktorların karar vermesi lazımdır.

BAŞKA NE YAPMALI?

Eğer gripseniz istirahat edin. Bedeninizi susuz bırakmayın. Beslenmenizi ihmal etmeyin. Ellerinizi daha sık ve dikkatle yıkayın. Ağız burun temizliğinize dikkat edin. Kalabalık bir işyerinde çalışıyorsanız gripliyken işe gitmeyip dinlenin. El sıkmamaya, öpüşmemeye özen gösterin.
Çocuklarınızda gribal belirtiler varsa mutlaka bir çocuk hastalıkları uzmanıyla konuşun. Okuldaki arkadaşlarına bulaştırmaması için iyileşene kadar evde istirahat etmesini sağlayın. Çünkü özellikle okullar ve yuvalarda hasta çocuklar okula gitmeye de devam ettikleri için virüs hızla yayılıyor, daha da kötüsü “pinpon topu” gibi o çocuktan diğerine ve bir süre sonra da yeniden o hasta çocuğu zıplayıp duruyor.
Grip mevsimi süresince özellikle C vitamini sebze ve meyvelerden daha bol ve sık faydalanmanın da bir yolunu bulun. Bedeninizi aç, susuz bırakmayın. Beslenmenize özen gösterin. Mümkünse proteinden zengin bir beslenme planı -et, balık, tavuk, yoğurt, peynir- uygulayın. Çorba tercihlerinizi de “tavuk suyuna çorba” lehine kullanın.

NETİCE...


Bir kez daha tekrarlamakta fayda var; grip sorununun çözümünde antibiyotik kullanmak bağışıklık sisteminizi daha da zayıflatmaktan başka bir işe yaramaz. Çünkü yuttuğunuz her antibiyotik hapı bağırsaklarınızdaki faydalı mikroorganizmaların milyonlarcasını ortadan kaldırıyor, “probiyotik bakteriler” olarak bildiğimiz bu bakteriler azaldıkça da bağışıklık sistemi güç kaybediyor.

Bağışıklık takviyelerinin karnesi

Bağışıklık sistemini güçlendirdiği söylenen vitamin takviyelerine not verdik. Hangileri daha başarılı, hangileri orta halli öğrenciler arasında? Gelin beraber keşfedelim.

Sambucus özleri: Bu bitkisel desteğin bağışıklık sistemini olumlu yönde etkilediğini gösteren çalışmalar var. Notu: 10 üzerinden 8
Umklaoba: Güney Afrika kökenli bir bitkiden elde edilen bu özlerin bağışıklık sistemini olumlu etkilediğini gösteren çalışmalar var. Notu: 10 üzerinden 8
Omega-3 yağları: Özellikle DHA’nın bağışıklık sistemini güçlendirdiğini düşündüren güçlü kanıtlar var. Ben de sık sık faydalanıyorum. Notu: 10 üzerinden 9
D vitamini: Kullanabileceğiniz en etkin bağışıklık desteklerinden biri. Kapsülleri ve ampulleri var. Notu: 10 üzerinden 10
C vitamini: Bana göre, bağışıklık sisteminiz güçlü olsun diye her gün C vitamini yutmanın pek gereği yok. Sadece hasta olduğunuz dönemlerde üç-beş günlük C vitamini kürleri yapmanız yeterli olabilir. Notu: 10 üzerinden 7
Çinko: Çinko değerleri düşük olduğunda bağışıklık sisteminin de zayıfladığı yolunda birçok araştırma var. Fakat kandaki çinko seviyesinin vücudun gerçek çinko rezervlerini yansıtmayabileceği de biliniyor. Bu yüzden, “Gribim, nezleyim, çinko içeyim de geçsin,” diye düşünmek de, çinko fakiri olmak da yanlış. Notu: 10 üzerinden 8
Betaglukan: Ülkemizde çok satılan bağışıklık desteklerinden biri olsa da hakkında kesinliği kanıtlanmış bir bilgi yok. Yani işe yarayıp yaramadığı net değil. Notu: 10 üzerinden 4

11 Ekim 2013 Cuma

Kredi Sicili Nasıl Temizlenir?

Kredi Sicili Nasıl Temizlenir?

Geçmişte ödemediğiniz ya da ödemesini geciktirdiğiniz kredi borcu ve kredi kartı borcu başta olmak üzere tüm vergilendirilmiş borçlarınız, ileri vadedeki bankacılık ve kredi başvurusu işlemlerinde önünüze çıkabiliyor. Birkaç yıl önce uygulamaya konan, kredi sicilikredi notu ya da kamuoyundaki adıyla “kara liste” gibi uygulamalar bunun temel nedeni. İhtiyaç kredisi hesaplamakonut kredisi hesaplama ya da taşıt kredisi hesaplama gibi işlemlerden önce bu konuları bilmekte fayda var.
Neden Kredi Alamıyorum? 

Kredi Sicili NedirKredi Notu Nedir?

Öncelikle bu ikisi arasındaki farkı belirlemekte fayda var. Kredi sicili, kişilerin kredi başvurusu ve kredi borcu geçmişinin tamamını içeren ve silinmesi mümkün olmayan bir veri tabanıdır. Kredi Kayıt Bürosu ile Merkez Bankası bünyesinde bulunan kredi sicili bir yana, kişilerin kredi başvurusu için sorun çıkaran kısım, kredi notudur. Çeşitli borçlar sebebiyle etkilenen kredi notu, önemli süreçlerde kredi almanızı engelleyebilir.
Sizin mali durumunuza bağlı olarak sürekli değişebilen kredi notu, kredi borcu ve kredi kartı borcu ödenmedikçe düşmeye devam eder. İhtiyaç kredisi alır ve başarıyla öderseniz notunuz daha da artar.

Kredi Sicili Nasıl Silinir?

Bu durumda, kredi sicili silme gibi bir uygulamadan ziyade kredi notunu yüksek tutmak için yapılması gereken düzenli kredi ödemesi ve kredi kartı ödemesi başta olmak üzere vergili borçları zamanında ödemek gerekir.

Borç Yapılandırma

Tabi, kredi sicili silme yerine mevcut borçlarınızdan kurtularak sicilinizi temiz tutabilirsiniz. Bunun için bankaların sunduğu borç yapılandırma, kredi borcu transferi ya da diğer adıyla refinansman hizmetlerinden faydalanabilirsiniz.
Borç yapılandırma ya da tüm kredi türlerinde size uygun seçeneklere kolayca ulaşmak ve başvuru yapmak içinHangikredi.com ihtiyaç kredisi hesaplamakonut kredisi hesaplama ve taşıt kredisi hesaplama sayfalarıyla yanınızda.

11 Mart 2013 Pazartesi

Balıklar&Deniz Ürünleri

Balıklar&Deniz Ürünleri
Balık İskender

Hazırlama süresi: 15 dk

Pişirme süresi: 15 dk
4 kişilik
Gerekli malzeme:
2 adet Çipura balığı
8 dilim bayat ekmek
2 kase yoğurt
50 gr tereyağı
Tuz, karabiber
1 tatlı kaşığı kırmızı toz biber
Salça sosu için:
2-3 çorba kaşığı tereyağı
2 çorba kaşığı domates salçası
2-3 çorba kaşığı su
  • Temizlenmiş bütün haldeki çipura balıklarının dışını ve içini hafifçe yağlayıp tuzlayıp biberleyin. Fırın tepsisine koyup önceden ısıtılmış 170 derece fırında derileri kızarıncaya kadar pişirin.
  • Diğer yanda ekmek dilimlerini küp küp doğrayıp bir teflon tavada yağsız olarak kızartın.
  • Küçük bir tavada domates sosunu hazırlamak için tereyağını eretip salçayı içinde kavurun ve 2-3 kaşık su ekleyip kaynayınca ocaktan alın.
  • Ufak bir sos kabında 50 gr tereyağını eritip içine çok az kırmızı toz biber ekleyip kızdırın ve ocaktan alın. Bir kapta yoğurdu çırpın.
  • Balıkları fırından alıp biraz soğuduktan sonra derisini ve kılçıklarını ayıklayın.
  • Ekmekleri büyükçe bir servis kabının içine yayıp üzerine salça sosundan gezdirin. Balık etlerini koyup kenarlarına yoğurt dökün. Üzerine biberli tereyağı gezdirip sıcak olarak servis yapın.
Susamlı Çıtır Balık

Hazırlama süresi: 15 dk

Pişirme süresi: 5 dk
4 kişilik
Gerekli malzeme:
2 adet Çipura fileto
1 su bardağı un
1 su bardağı galeta unu
3 çorba kaşığı susam
1 çay kaşığı kırmızı toz biber
1 yumurta
Tuz
Kızartmak için bolca sıvıyağ
  • Balık filetoları parmak kalınlığında şeritler halinde kesin. Unları ayrı ayrı tabaklara koyup una tuz, galeta ununa da susam ve toz biber koyup karıştırın. Yumurtayı bir tabağa kırıp iyice çırpın.
  • Balıkları önce una ardından yumurtaya son olarak da susamlı galeta ununa bulayıp bir kağıt havlu üzerine dizin. Bulama işlemi bittikten sonra 10 dk bekletin.
  • Kızartma tavasında bolca yağı kızdırın veya fritözü hazırlayın. Pane yaptığınız balıkları kızgın yağa atıp kızarıncaya kadar pişirin. Yanında patates tava ile sıcak olarak servis yapın. Dilerseniz yeşil salata üzerinde de sunabilirsiniz.
Ispanaklı Balıklı Kiş

Hazırlama süresi: 15 dk

Pişirme süresi: 25 dk
8 Kişilik
Gerekli malzeme:
Hamur için:
2.5 çay bardağı un
1 yumurta
1 yumurta sarısı
1 çay kaşığı tuz
80 gr tereyağı veya margarine
2-3 kaşık su
Dolgu için:
250 gr ıspanak
2 adet Çipura
1 kuru soğan
2 çorba kaşığı zeytinyağı
1 çay bardağı krema
100 gr lor peyniri
50 gr rendelenmiş taze kaşar
1 yumurta
1 çorba kaşığı un
Tuz, karabiber
  • Hamuru hazırlamak için unu bir kaba alıp ortasını açın. Yumurta ve yumurta sarısını, oda sıcaklığında yumuşatılmış margarini ilave edin. Tuz ve 2 kaşık su ekleyip yoğurmaya başlayın. Ele yapışmayan pürüzsüz bir hamur kıvamına gelene kadar yoğurun. Gerekirse çok az un ekleyebilirsiniz. Hamuru top şekline getirip yoğurma kabını üzerine kapatın. 15 dk dinlendirin.
  • Diğer yanda orta boy bir tencerede 5 bardak kadar suyu kaynatın. İçine 1 tutam tuz ekleyip temizlenmiş 2 adet çipura balığını kaynar suya bırakın. Kapağı kapalı olarak 5 dakika haşlayıp süzün.
  • Balıklar soğuyunca derisini, baş, kuyruk ve kılçıklı kısımlarını ayırıp etlerini ufak parçalar halinde bir tabağa alın.
  • Ispanakları kıyılmış soğan ve 2 kaşık sıvıyağ ile bir tavaya alıp bir tutam tuz serpin ve hızlı ateşte ıspanaklar ölünceye kadar kavurun. ( Yaklaşık 5-6 dakika)
  • Fırını 180 dereceye ayarlayıp ısıtın. Hamuru merdane ile yaklaşık 30 cm çapında açın. 24 cm çapında bir tart kalıbını yağlayıp hamuru içine serin. Sarkan kenar kısımları kesip alın.
  • Kavrulmuş ıspanağın fazla suyunu süzdürün. Dolgu için verilen malzemenin hepsini ve balık etlerini ıspanağa ilave edip karıştırın. Karışımı hamurun içine doldurup yayın. Sıcak fırına verip 25-30 dk pişirin. Dilimleyip ılık veya soğuk olarak servis yapın.
Kiremitte Levrek

Hazırlama süresi: 15 dk

Pişirme süresi: 20 dk
4 kişilik
Gerekli malzeme:
4 adet levrek fileto
15-16 adet mantar
2 adet kırmızı kaypa biber
2 adet limon
1 çorba kaşığı top karabiber
4 çorba kaşığı zeytinyağı
Tuz
  • Mantarları yıkayıp kurulayın ve ince ince dilimleyin. Biberleri ince halkalar halinde kesin. Limonlardan birinin suyunu sıkın diğerini yuvarlak dilimleyin.
  • Balık filetoları 2-3 parmak eninde kesin. Kişi başı birer porsiyonluk kiremit kapların içine balık filetoları yerleştirin. Mantarları ve biber dilimlerini bir kaseye koyup üzerine 4 kaşık zeytinyağı ile 1 limonun suyunu döküp salata karıştırır gibi karıştırdıktan sonra balıkların üzerine paylaştırın. Limon dilimlerini ekleyin. Üzerine hafifçe tuz serpip, birkaç tane top karabiber atın. Her kiremide 2-3 kaşık su ekleyip alüminyum folyo ile üzerini kapatın.
  • Kapları fırın tepsisine yerleştirip önceden ısıtılmış 200-220 derece fırında 20 dakika pişirin. Sıcak olarak servis yapın.
Pestolu Levrek Antre

Hazırlama ve pişirme süresi: 10 dk

4 kişilik
Gerekli malzeme:
2 adet levrek fileto
2 çorba kaşığı un
3-4 çorba kaşığı zeytinyağı
Pesto sos için:1 demet taze fesleğen
2 çorba kaşığı çam fıstığı (dolmalık fıstık)
2 diş sarımsak
1 kahve fincanı zeytinyağı
1 çorba kaşığı toz parmesan peyniri
Tuz
  • Fesleğen yapraklarını, sarımsak, fıstık, parmesan peyniri ve zeytinyağını mutfak robotuna koyun. Biraz tuz ekleyip malzeme iyice karışana ve akışkan sos kıvamına gelene kadar rondoda çekin.
  • Levrek filetoları 3 parmak eninde kesin. Tavada zeytinyağını kızdırın. Balıkları una bulayıp kızgın yağa bırakın. 2 dakika pişirip çevirin ve tavaya 2-3 kaşık pesto sos ekleyin. Tavayı sallayarak pesto sosun yayılmasını sağlayın. 2-3 dakika daha pişirdikten sonra balıkları tavadan alın. Servis tabağına yerleştirip üzerlerine pesto sos gezdirin. Fesleğen yaprakları ve çeri domates dilimleri ile süsleyip servis yapın.
Sebzeli Balık Çorbası

Hazırlama süresi: 15 dk

Pişirme süresi: 15 dk
6 kişilik
Gerekli malzeme:
1 adet Çipura balığı
1 adet kuru soğan
2 adet defneyaprağı
3-4 tane top karabiber
1 adet havuç
1 adet patates
Yarım demet maydanoz
1 çorba kaşığı un
Yarım limonun suyu
Tuz
  • Bir tencereye 6 bardak su, 1 bütün soyulmuş kuru soğan, 2 defne yaprağı ve top karabiberleri koyup kaynamaya bırakın. Su kaynadığında temizlenmiş bütün haldeki çipura balığını tencereye bırakın. Tuz ekleyip 10-12 dakika kapağı kapalı olarak pişirin.
  • Balığı kevgirle sudan alıp soğumaya bırakın. Tenceredeki balık suyunu ince bir süzgeçten süzüp suyu yine aynı tencereye koyun.
  • Havuçları ve patatesleri minik küpler halinde doğrayıp balık suyuna ilave edin. Sebzeler yumuşayana kadar pişirin. Bir kapta un ve limon suyunu biraz balık suyu ilavesiyle çırparak terbiyeyi hazırlayın. Kaynamakta olan tencereye ilave edin: Balıkların etlerini ayıklayıp maydanozu kıyın ve tencereye ilave edin. Bir taşım kaynatın. Tadını kontrol ettikten sonra sıcak olarak servis yapın.
Levrek Şiş

Hazırlama ve pişirme süresi: 15 dakika
4 kişilik
Gerekli malzeme:

8 adet levrek fileto
4 adet mantar
1 adet kırmızıbiber
2 adet çarliston biber
4 çorba kaşığı zeytinyağı
Tuz, karabiber
  • Çöp şişleri suyun altına tutarak ıslatın ve kurulayın. Fırını 180 dereceye ayarlayıp ısıtın.
  • Biberleri kare kare kesin. Mantarları kalın dilimler halinde doğrayın. Levrek filetoları 1-2 parmak kalınlıkta dilimler halinde kesin. Hepsini tuz, karabiber ve zeytinyağı ile karıştırın.
  • Malzemeyi sırasıyla bir parça kırmızıbiber bir dilim mantar, bir parça levrek, bir parça yeşilbiber şeklinde çöp şişlere geçirin. Fırın tepsisine bir yağlı kağıt serip çöp şişleri üzerine dizin. Sıcak fırında 10-12 dakika kadar pişirip yanında soğan, limon ve yeşilliklerle birlikte sıcak olarak servis yapın.

Portakallı Levrek

Hazırlama ve pişirme süresi: 15
 dakika4 kişilikGerekli malzeme:
4 adet levrek fileto
2 adet portakal
25 gr tereyağı
2 çorba kaşığı krema
Tuz, karabiber
  • Levrek filetoları 2 parmak eninde kesin. Portakalın bir tanesini iyice yıkayıp yuvarlak ince dilimler halinde kesin. Bir kapta kaynar su hazırlayıp bu dilimleri kaynar suda 4-5 dakika bekletip kağıt havlu üzerine çıkarın. Diğer portakalın kabuğunu rendeleyip suyunu sıkın.
  • Genişçe bir tavada tereyağını eritip taze sıkılmış bir portakalın suyunu kaynatın. Suyunu biraz çektikten sonra levrek filetoları ekleyin ve 3 dakika pişirin. Portakal dilimlerini ilave edip birlikte 2 dakika daha pişirin. Kremayı ilave edip bir taşım pişirdikten sonra üzerine tuz serpip ocaktan alın.
  • Portakallı levrekleri servis tabaklarına alıp sosundan da ekleyin ve taze karabiber serperek servis yapın.
Balık Şinitzel

Hazırlama süresi: 15 dk

Pişirme süresi: 15 dk
4 kişilik
Gerekli malzeme:
8 adet levrek fileto
1 çay bardağı galeta unu
1 çay bardağı normal un
Tuz, kırmızı toz biber
1 yumurta +1 kaşık su
Kızartmak için yarım bardak sıvıyağ
  • Düz bir tabağa un ve üzerine 1 çay kaşığı tuz; diğer tabağa galeta unu ve üzerine 1 çay kaşığı kırmızı toz biber koyun. Unla tuzu, galeta unuyla kırmızı toz biberi harmanlayın. Bir tabağın içinde de yumurtayı 1 kaşık suyla çırpın.
  • Filetoların derilerini bir fileto bıçağı yardımıyla alın. Balıkları, önce una bulayın. Sonra yumurtaya bulayıp ardından galeta ununa her iki tarafını da batırın. Hazırladığınız pane edilmiş balıkları kızgın yağa yavaşça bırakın ve ocağı hemen kısın. Her iki yüzü de pembeleşene kadar kısık ateşte pişirip kağıt havlu üzerine çıkarın. Yanında maydanoz, kırmızı soğan veya haşlanmış patates dilimleriyle birlikte sıcak servis yapın.
Balıklı Pilav

Hazırlama süresi: 15 dk

Pişirme süresi: 15 dk
4 kişilik
Gerekli malzeme:
2 su bardağı pilavlık pirinç
25 gr tereyağı, 25 gr sıvıyağ
2 adet derisi alınmış çipura fileto
1 kuru soğan
1 çay bardağı bezelye (taze veya donuk)
1 tatlı kaşığı zerdeçal ( Hint safranı)
3 su bardağı sıcak su
  • Pirinci yıkayıpbir kaba alın ve  üzerini geçecek kadar su koyup 10 dk bekletin.
  • Balık filetoları parmak kalınlığında parçalar halinde doğrayın.
  • Tereyağ ve sıvıyağ pilav tenceresine alıp ısıtın. Doğranmış soğanı ve bezelyeyi ilave edip bir kaç dakika kavurun. Balık etlerini ekleyin ve 2 dakika kadar soteleyin.
  • Yıkanmış pirinci ekleyin. Tuz ve safran ilave edip bir kaç takika tahta kaşıkla karıştırarak kavurun. Balık etlerinin dağılmamasına dikkat edin.
  • Üzerine 3 su bardağı sıcak su ilav edip suyunu çekene kadar çok kısık ateşte hiç karıştırmadan  pişirin. Suyunu çekince pilavı bir kez karıştırıp kapağını kapatın ve 20 dk kadar demlenmeye bırakın. Sıcak olarak servis yapın.
Köri Soslu Çipura Fileto

Hazırlama süresi: 10 dakika
Pişirme süresi: 10 dakika
4 kişilik
Gerekli malzeme:
8 adet Çipura fileto
2 adet diri haşlanmış patates
2 adet kurusoğan
4 adet defne yaprağı
4-5 top karabiber
1 çay kaşığı köri
1 çay kaşığı Hint safranı
1 çay bardağı krema
40 gr tereyağı
4-5 çorba kaşığı zeytinyağı
4-5 çorba kaşığı un
Tuz
  • Bir  tavada tereyağı ve zeytinyağı karışımını kızdırın. Diri kıvamda haşlanmış ve ince dilimlenmiş patatesleri 2-3 dakika kadar pişirip bir tabağa çıkarın. Ardından yuvarlak kesilmiş soğan dilimlerini 1-2 dakika pişirip çıkarın.
  • Çipura filetoları unlayıp kızgın yağda her iki tarafını da 3’şer dakika pişirin. Defne yapraklarını, karabiber toplarını ve tuz ilave edin. Balıkları da dikkatlice genişçe bir tabağa çıkarın.
  • Tavada kalan yağa kremayı ilave edin.  Krema kaynadığı anda köri ve safranı ekleyip  tavayı hafifçe sallayın. Tavadaki sosu patates, soğan dilimleri ve balık filetoların üzerine gezdirerek döküp sıcak olarak servis yapın.
Balık Strogonof

Hazırlama süresi: 15 dakika
Pişirme süresi: 10 dakika
4 kişilik
Gerekli malzeme:
4 adet çipura veya levrek fileto
1 kuru soğan
10-12 adet taze mantar
1 tatlı kaşığı biberiye
3-4 çorba kaşığı zeytinyağı
1 çay bardağı kadar krema
1 çay bardağı beyaz şarap
Tuz, karabiber
  • Balık filetoları jülyen doğrayın ( parmak kalınlığında uzunca dilimler halinde kesin). Mantarları dilimleyin. Soğanı ince yarım halkalar halinde doğrayın.
  • Zeytinyağını derince bir tavaya alıp ( vok tava veya yüksek kenarlı bir sote tavası) soğanları ilave edin. Soğanlar yumuşayana kadar soteleyip balıkları ekleyin. Hızlı ateşte 4-5 dakika kadar tavayı sallayarak çevirin. Şarabı ilave edip çektirin ve hemen tuz,  biberiye, çok az karabiber serpin.
  • Dilimlenmiş mantarları ilave edip mantarlar pişene kadar 2-3 dakika daha hızlı ateşte soteleyin. En son kremayı ekleyin. Kremayla birlikte 1-2 dakika daha pişirip ocaktan alın. Sıcak olarak servis yapın.
Patates Püreli Somon Izgara

Hazırlama süresi: 10 dakika
Pişirme süresi: 20 dakika 
4 kişilik
Gerekli malzeme: 
4 dilim somon balığı
Tuz, karabiber
4 çorba kaşığı zeytinyağı
Püre için:
4 orta boy patates
Tuz
1. Somon dilimlerini yağlayıp, tuz ve karabiberle ovun. Bir fırın tepsisine yağlı kağıt serip somon dilimlerini yerleştirin. Önceden ısıtılmış 170 derece fırına verip 20 dakika pişirin.
2. Diğer tarafta patatesleri soyup iri küpler halinde doğrayın. Bir tencereye koyup üzerini geçecek şekilde su ilave edin. Tuz ekleyip patatesler yumuşayana kadar haşlayın. Haşlama suyundan 1 çay bardağı kadarını ayırın. Kalan suyu süzün.
3. Patatesleri ezerek püre haline getirin. Ezerken azar azar haşlama suyundan ekleyerek kıvam almasını sağlayın. Tadını kontrol edip gerekirse biraz tuz ekleyin.
4. Patates püresini tabaklara paylaştırın. Üzerlerine birer dilim pişmiş somon yerleştirip sıcak olarak servis yapın.
Peynirli Balık Köftesi
Hazırlama süresi: 10 dakika
Pişirme süresi: 20 dakika
4 kişilik
Gerekli malzeme:
4 adet mezgit fileto
100 gr kaşar peyniri
2 dilim bayat ekmek
1 kuru soğan
1 yumurta
2 diş sarımsak
1 çay bardağı galeta unu
Yarım demet maydanoz
Yarım su bardağı un
Tuz, karabiber
Kızartmak için sıvıyağ
  1. Balık filetoları mutfak robotunda veya doğrama tahtası üzerinde bıçakla ince kıvamdı kıyın. Soğanı rendeleyin. Maydanozları incecik doğrayın. Sarımsakları ezin. Ekmek içini ıslatıp sıkın. Kaşar peynirini rendeleyin.
  2. Hazırladığınız bütün malzemeyi kıyılmış balık etine ekleyin. Yumurta, tuz ve karabiber ilave ederek iyice yoğurun. Unu düz bir tabağa yayın. Tavada 1 bardak kadar sıvı yağı kızdırın.
  3. Karışımdan ufak parçalar alıp elinizde şekillendirin ve köfteleri una bulayıp kızgın yağda iki taraflı olarak kızartın. Kağıt havlu üzerine çıkarın. Sıcak olarak servis yapın.
Kağıtta Levrek


Hazırlama süresi: 10 dakika

Pişirme süresi: 20 dakika 
4 kişilik
Gerekli malzeme: 
4 adet levrek balığı
2 domates
2 kuru soğan
1 limon
Yarım demet maydanoz
4 diş sarımsak
4 defne yaprağı
4 çorba kaşığı zeytinyağı
Tuz, karabiber
  1. Yaklaşık 30 cm uzunlukta 4 adet yağlık kağıt parçası hazırlayın. Limon, domates ve soğanları yarım cm kalınlıkta yuvarlak dilimler halinde kesin. Sarımsak dişlerini soyun.
  2. Levreklerin her iki yüzünü ve iç kısımlarını zeytinyağı ile yağlayıp hafifçe tuz ve karabiber serpin. Yağlı kağıtların tam ortasına gelecek şekilde 2 dilim limon ve 2 dilim soğanı yan yana dizin. Üzerine balığı yerleştirip domates dilimlerini bağlın üzerine dizin. Bir kenarına defne yaprağını bir kenarına da 1 diş sarımsağı bırakıp kağıdı paket şeklinde kapatın, uç kısımlarını açılmayacak şekilde bükün
  3. Paket yaptığınız balıkları fırın tepsisine dizip önceden ısıtılmış 180-200 derece fırında 20-25 dakika kadar pişirin. Sıcak olarak servis yapın.
Izgara Levrek Fileto


Hazırlama süresi: 10 dakika

Pişirme süresi: 20 dakika 
4 kişilik
Gerekli malzeme: 
4 adet fileto yapılmış levrek
4 adet defne yaprağı
Tuz, karabiber
Garnitür:
4 adet haşlanmış taze patates
8 adet kokteyl domates
1-2 kaşık zeytinyağı
1 dal taze kekik
Tuz, karabiber
Balık filetoları tuzlayıp biberledikten sonra altlarına birer defne yaprağı koyarak yağlanmış ızgarada pişirin. Çevirirken defne yapraklarını alın. Haşlanmış taze patatesleri ikiye kesip tuz, karabiber ve taze kekik serpip ızgarada önlü arkalı pişirin. Minik domatesleri ikiye kesip zeytinyağı, tuz ve kekikle karıştırın. Izgara yapılmış levrek filetoları ızgara yapılmış taze patates ve minik domateslerle birlikte servis yapın.

Palamut Buğulama

4 kişilik
Gerekli Malzeme2 adet palamut balığı (yuvarlak dilimlenmiş)
2 orta boy kuru soğan
3 iri domates
2-3 defne yaprağı
2 limon
1 çay kaşığı tane karabiber
3-4 çorba kaşığı zeytinyağı
Tuz
1. Temizlenmiş palamutu parmak kalınlığında dilimleyin. Soğanları soyup balık dilimleri ile yaklaşık aynı kalınlıkta yuvarlak dilimler halinde kesin. Domatesleri de aynı şekilde yuvarlak dilimleyin. Limonu yıkayıp kurulayın ve yuvarlak dilimleyin.
2. Bir fırın kabının içine limon dilimlerini yerleştirin. Palamut, soğan ve domates dilimlerini değişimli olarak fırın kabının içine sırt sırta dizin. Karabiber tanelerini serpiştirin. Tuz serpip zeytinyağını gezdirin.
3. Defne yapraklarını bir kenarına yerleştirip kabın üzerini alüminyum folyo ya da yağlı kağıt ile kapatıp önceden ısıtılmış 200 derece fırında pişmeye bırakın. 20 dakika sonra kabı çıkarın ve üzerindeki kağıdı alıp tekrar fırına verin. 5-10 dakika kadar fırınlayıp çıkarın. Sıcak olarak servis yapın.
Karidesli Bamya

4 kisilik

Gerekli malzeme:

1 kg bamya
2’ser adet sari ve kirmizi dolmalik biber
1.5 limonun suyu
1 su bardagi su
3 kuru sogan
3 domates
250 gr temizlenmis karides
2-3 dis dogranmis sarimsak
1 çay fincani zeytinyagi
Tuz
BAMYALARI temizleyip 1 limonun suyunu eklediginiz suda haslayin ve süzün. Bir tencerede zeytinyagini isitip dogranmis sogan, sarimsak ve biberleri kavurun. Yarim limonun suyu, 1 su bardagi su ve bamyayi ilave edip kisik ateste kapagi kapali olarak 30 dakika pisirin. KARIDESLERI ilave edip yumusayincaya kadar kisik ateste pisirin. Servis tabagina alip limon dilimleri ve yesillikle ilik ya da soguk olarak servis yapin.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...