çilek tarımı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çilek tarımı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Şubat 2011 Pazartesi

Organik Çilek Yetiştiriciliği



Organik Çilek Yetiştiriciliği

İklim istekleri:

Çileğin büyümesine etki eden ekolojik faktörlerin başında iklim, mevki ve toprak gelmektedir. Bu faktörler çilek yetiştiriciliğinin yapılabilme sınırlarını belirleyebildiği gibi değişik enlemlerde hangi yüksekliklere kadar çilek yetiştirilebileceğini de tayin etmektedir. Bu ekolojik şartların aynı zamanda ürünün kalitesine de etkileri vardır.

Çilek -10 oC’ye kadar özel bir önlem almadan yetiştirilebilir. Daha soğuk bölgelerde bitkilerin saman, kuru yaprak vb. gibi materyallerle örtülerek dondan korunması gerekmektedir. İlkbaharın geç donları Akdeniz Bölgesi gibi yerlerde zararlı olabilir. Çilekte çiçeklenme uzun bir döneme yayıldığı için don, ürünün tümüne zarar veremez. Bu nedenle çilek, yetiştiricilik riski en az olan meyvelerden biridir.

Bitkilerin üzeri saman vb. ile örtülerek dondan korunduğunda soğuk bölgelerde bile rahatça yetiştirilebilmektedir. Böylece soğuk Doğu Anadolu Bölgesinden sıcak Akdeniz Bölgesine kadar her yörede yetiştirilebilen hemen hemen tek meyve türü çilektir. Çilek dünya üzerinde birbirinden çok farklı bölgelerde ve ekolojik şartlarda yetiştirilebilmektedir. Yaz aylarında kuzey kutbuna yakın yerlerdeki devamlı aydınlık bölgelerden, 12 saatlik aydınlanmaya sahip Ekvatordaki bölgelere kadar yıllık yağış 250 mm olan çöl alanlarından (sulamak suretiyle), 3500 m yükseklikteki alanlarda, soğukların -45 oC’lere kadar düştüğü yerlere ve yarı tropik yerlere kadar birbirinden iklim olarak çok farklılık gösteren yerlerde yetiştirilebilmektedir.

Çiçeklenme zamanında nispi nemin fazla olduğu ve yağışlı geçen bölgelerde hastalık problemi artar. Özellikle meyvede çürüklük yapan mavi küf (Botrytis) hastalığı büyük zararlara sebep olmaktadır.



Toprak istekleri:

Çilek saçak köklü bir bitki olup derin, verimli, nemli, iyi drenajlı, kumlu tınlı, siltli ve süzek topraklarda daha iyi yetişmektedir. Ancak bu toprakların yanında çok değişik topraklarda da diğer ekolojik şartlar uygun olursa yetişebilmektedir. Fazla kireçli topraklar çilek yetiştiriciliği için uygun değildir. Böyle topraklarda yetiştirilen çileklerde demir klorozu görülmektedir. Bu tip topraklarda demir eksikliğine dayanabilen türler yetiştirilmelidir.

Birçok çilek çeşidi hafif, kumlu, çakıllı veya taşlı topraklarda killi, ıslak topraklara nazaran daha iyi yetişmektedir. Yeni açılmış tarlalar eskilerine oranla daha fazla tercih edilmelidir. Çünkü bunlar daha verimli olup aynı zamanda daha az yabancı ot mücadelesi ve daha az toprak işleme isterler.

Çilek bitkisi asidik toprakları sevse de toprak pH’sı 6.5’den düşük olmamalıdır. Genel olarak derin, verimli, iyi drene edilmiş, nem tutma kapasitesi yüksek topraklarda iyi gelişir ve bol ürün verir, en ideal topraklar kumlu-killi, siltli (milli) ve süzek topraklardır. Allüviyal humuslu tınlı topraklarda da iyi gelişir. Çilek bitkisi kireçli toprakları sevmez.

Tipi ne olursa olsun suyu en iyi drene eden süzek toprak olmalıdır. Toprak seçiminde hastalık ve nematod yönünden de temiz olmasına dikkat edilmelidir. Çilek sökülen bir yere münavebe uygulamadan tekrar çilek fidesi dikilmemelidir. Diğer taraftan biber, patlıcan, domates ve patates gibi sebze yetiştirilen yerlerde toprak 4-5 yıl dinlendirildikten sonra çilek yetiştirilmelidir. Aksi halde hastalık ve zararlılar karlı bir üretim yapılmasını sınırlandırır. Toprak iyice işlendikten sonra dikim yastıkları hazırlanmalıdır. Toprak işlendikten sonra gerekiyorsa toprak fümigasyonu yapılmalıdır.

Kumlu topraklar genellikle verimsiz olup böyle topraklarda bitkiler kuraklıktan çabuk zarar görebilmektedir. Hafif kumlu topraklar fazla miktarda humus ve suya ihtiyaç duyarlar. Toprak yorgunluğu hafif topraklarda daha çok görülmektedir. Çilek yetiştirilecek toprakların humusça zengin olması istenir. Çilek hafif asidik topraklarda daha iyi yetişmektedir. Optimum pH isteği 5.7-6 arasındadır. Ancak yeterli organik madde bulunan ve pH’sı 5-7 arasında olan topraklarda da iyi gelişebilmektedir.

Hem çilek meyvesi üretiminde hem de fide üretiminde toprak hazırlığına yaz-sonbahar döneminde başlanır. Ot kontrolü, erkencilerde sulama ve işgücü kullanımını azaltma, mavi küf (Botrytis) mantari hastalığını önleme ve temiz ürün elde etme gibi faydalarından dolayı malçlama yapılmalıdır.

Çilek çok yıllık bir bitki olmasına rağmen ekonomik ömrü ortalama 3-4 yıl kadardır. Ancak ülkemizde bu süre aşılmaktadır. Aynı çilek bitkisinden 6-7 yıl ürün alınmaktadır. Bu durum verimliliği düşürmekte ve hastalık-zararlı etmenlerinin çoğalmasına ve toprak yorgunluğuna sebep olmaktadır.

Anamur ve Silifke yöresinde çilek yetiştirilen alanların toprak özellikleri ile bitkilerin beslenme durumları arasındaki ilişkileri araştıran İnal ve ark. (1999), söz konusu yörelerden aldıkları 24 toprak ve 37 bitki örneğinde gerçekleştirdikleri analizlerin sonuçlarına göre, Anamur yöresinde toprakların yaklaşık %33’ünün çok tuzlu, Silifke yöresinde ise tamamına yakınının tuzsuz, Anamur yöresindeki toprakların %25’inden ve Silifke yöresindeki toprakların ise yaklaşık %67’sinden fazlasında organik maddenin az, Anamur yöresindeki toprakların %10’unda azotun düşük, her iki yöre topraklarında elverişli fosforun yetersiz, Anamur yöresi topraklarının yaklaşık %30’unda K ve %10’unda Ca, önemli boyutlarda da çinkonun yetersiz, her iki yöre topraklarında da manganın düşük olduğu saptanmıştır. İki yörede de çilek bitkilerinde özellikle Ca olmak üzere N, K, Mg, Cu, ve Mn noksanlıkları belirlenmiştir. Kalsiyum noksanlığı Anamur yöresinde %21, Silifke yöresinde ise %61 düzeyindedir. Anamur yöresindeki bitkilerin yaklaşık yarısı Cu noksanlığı çekmektedir. Çinko ve Mn noksanlıklarının ise düşük düzeylerde olduğu ifade edilmiştir.

Bartın ili ve çevresinde çilek yetiştiriciliğinin yoğun şekilde yapıldığı alanları temsilen seçilen 30 plantasyondan alınan toprak ve yaprak örnekleri analiz edilerek çileklerin beslenme durumları araştırılmıştır. Toprak örneklerinde pH, kireç, tuzluluk, organik madde, tekstür, N, P, K, Ca, Mg ve Na, yaprak örneklerinde ise N, P, K, Ca, Mg ve Na analizleri yapılmıştır. Toprakların fiziksel ve kimyasal özellikleri açısından çilek yetiştiriciliğine uygunlukları ile bitkilerin beslenme durumları incelenmiş, istatistiki değerlendirmeler ile de mevcut toprak-bitki ilişkileri araştırılmıştır. Sonuçlara göre, plantasyonların %56.6’sında N, tamamında P ve %43.3’ünde ise K ile beslenme açısından yetersizlik olabileceği belirlenmiştir (Aydın ve ark., 2000b).

Toprak işleme:

Çilekler genellikle organik maddece zengin, hafif orta bünyeli ve drenaj sorunu olmayan toprakları sevdiklerinden özellikle sonbahar toprak işlemelerinin önemi büyüktür. Toprak tavında iken pullukla 15 cm derinlikten işlenmesiyle üst kısımda bulunan organik maddelerle, az eriyen besin maddeleri ve oksijenin alt kısma, alttaki karbondioksidin de üst kısma taşınması sağlanmaktadır.

Toprak işlemesi yapılmayan ve kötü hava şartlarındaki çilekliklerde;

1. Bitki köklerinin gelişmesi yavaşlar ve durur,
2. Topraktaki besin maddelerinin bitki tarafından alınımı azalır,
3. Mikroorganizma faaliyetleri yavaşlar ve bitkilere zehir etkisi yapan bazı bileşikler oluşur ve
4. Toprak suyunun tutulması ve ağaç tarafından alınması azalır.

İşleme ile üst tarafı gevşetilen toprak, kış yağışlarından bol miktarda su alarak şişer. İlkbahar sıcakları ile buharlaşan suyun yerine hava girerek iyice kabaran toprakta mikroorganizma faaliyetleri artar ve basıldığı zaman sünger gibi esneyen bir yapı oluşur.

Fideler:

Fideler genetik olarak yapısı değiştirilmemiş, döllenmiş hücre çekirdeği içindeki DNA dizilimine dışarıdan müdahale edilmemiş, sentetik pestisitler, radyasyon veya mikrodalga ile muamele görmemiş biyolojik özellikte olmalıdır. Hastalık ve zararlılara dayanıklı, bölgeye adapte olan uygun çeşitler dikilmelidir. Organik tarımda genetiği değiştirilmiş çoğaltım materyalleri kullanılmaz. Organik bitkisel üretimde kullanılacak tohum, fide, fidan, anaç, misel, çelik, yumru gibi çoğaltım materyalleri organik tarım metoduyla üretilmiş olmalıdır. Ancak fide dışındaki çoğaltım materyallerinin organik olarak elde edilememesi durumunda, modern üretimden gelen, Yönetmelikte organik tarımda kullanılmasına izin verilen organik gübre ve toprak düzenleyiciler (Yönetmelik Ek-1 A) ile bitki ve hayvansal orijinli maddeler (Yönetmelik Ek-1 B) dışındaki herhangi bir yapay kimyasal madde ile muamele görmemiş çoğaltım materyali kullanılabilir.

Organik tarım için başvuru:

Organik bitkisel üretim, yetkilendirilmiş kuruluş ile sözleşme kapsamında ve onun kontrolünde yapılır. Organik çilek üretecek çiftçi önceki ünitelerde isim ve adresleri verilen organik tarım kontrol ve sertifikasyon kuruluşundan herhangi biri ile temasa geçerek organik çilekcilik yapacağını beyan eder ve kimlik bilgileri ile tarla/bahçe bilgi ve belgelerini sunar. İlgili kuruluş müteşebbisin tarlasını/bahçesini inceleyerek organik yetiştiricilik yapılıp yapılmayacağına karar verir.

Organik yetiştiricilik yapılacak nitelikteyse sözleşme imzalanır ve kuruluş, müteşebbis bilgilerini en yakın Tarım İlçe Müdürlüğüne verir. Tarım İlçe Müdürlüğü bu bilgileri bağlı bulunduğu Tarım İl Müdürlüğü İstatistik Şube Müdürlüğüne sunar. Bu şube ise ilgili bilgileri istatistik amaçlı olarak Tarım Bakanlığı bünyesindeki Organik Tarım Komitesine aktarır. Organik tarım kontrol ve sertifikasyon kuruluşu organik tarım yapacak müteşebbisi geçiş sürecine alır. Geçiş süreci çilekte üç yıl olup geçiş sürecinde çilek gibi çok yıllık bitkilerde hasat tarihi göz önünde tutulur. Kontrol ve sertifikasyon kuruluşu; tarlanın/bahçenin önceki yıllardaki kullanım durumu, yapılan uygulamalar, bölgedeki genel durum ve yetiştirilen ürünler, risk durumları, konu ile ilgili müteşebbis kayıtları ve raporlarının incelenmesi neticesinde geçiş sürecini uzatabilir ya da kısaltabilir.

Yetkilendirilmiş kuruluş tarafından yapılan kontrollerde bahçede toprak koruma tedbirleri alınıp alınmayacağına karar verilir. Organik çilek üretiminde, gereksiz ve toprakta erozyona neden olacak şekilde toprak işleme yapılamaz.

Toprağın verimliliği ve biyolojik aktivitesi şu yöntemlerle sağlanır:

Sıra aralarında baklagiller yetiştirilerek yeşil gübreleme yapılmalıdır. Yılda dekar başına 17 kg saf azotu geçmeyecek şekilde organik hayvansal üretimden elde edilen gübre kullanılmalıdır. Yönetmelik hükümlerine göre üretim yapılan arazilerden elde edilen karışık veya karışık olmayan organik materyallerin kullanılması gerekmektedir. Organik çilek yetiştirilecek alanlarda, bu önlemlere rağmen yeterli toprak verimliliği ve biyolojik aktivitenin sağlanamaması halinde, Yönetmeliğin Ek-1 A bölümünde yer alan gübre ve toprak iyileştiriciler [ekstansif hayvancılıktan elde edilen çiftlik gübresi, kurutulmuş çiftlik gübresi ve suyu alınmış kanatlı hayvan gübresi, kanatlı ve çiftlik gübresi içeren kompostlaştırılmış hayvan gübresi, hayvanların sıvı dışkıları (taze gübre sızıntısı, idrar, vb.), solucan (vermicompost) ve böceklerin kompostu, guano, hayvansal kaynaklı ürünler ve yan ürünler (kan unu, tırnak unu, boynuz unu, kemik unu veya jelatinsiz kemik unu, balık unu, et unu, tüy, saç ve chiquette unu (öğütülmüş deri ya da kürk unu), yün, kürk, saç, sütçülük ürünleri, bitkisel kaynaklı ürünler ve yan ürünler; örneğin, yağlı tohum küspesi, kakao kabukları, ıskarta malt, vb.den elde edilen gübreler, kompostlaştırılmış veya fermente edilmiş ev atıkları, kompostlaştırılmış veya fermente edilmiş sebze materyalleri karışımı, kültür mantarı üretim artıkları, deniz yosunu ve deniz yosunu materyalleri, talaş ve tahta parçaları, kompostlaştırılmış ağaç kabuğu, ağaç külü, peat, killer, örneğin, perlit, vermiküllit vb., yumuşak kaya fosfatı, alüminyum kalsiyum fosfat, bazik curuf, ham potasyum tuzları, örneğin kainit, silvinit vb., magnezyum tuzu içerebilen potasyum sülfat, stillage ve stillage ekstraktı, doğal kaynaklı kalsiyum karbonat, örneğin tebeşir, marn, öğütülmüş kireçtaşı, breton toprağı (alg kireci), fosfat tebeşiri, doğal kaynaklı magnezyum ve kalsiyum karbonat, örneğin magnezyum tebeşiri, öğütülmüş magnezyum kireçtaşı vb., magnezyum sülfat, örneğin kieserite, kalsiyum klorür çözeltisi, kalsiyum sülfat (jips, alçı taşı), şeker üretiminden elde edilen endüstriyel kireç, elementel kükürt, sodyum klorür, öğütülmüş kayaç, iz elementler, mikrobiyal gübreler] kullanılabilir. Kompost aktivitasyonu için genetiği değiştirilmemiş uygun bitkisel kaynaklı karışım veya mikroorganizma karışımları kullanılabilir.

Gübreleme:

Sonbahar toprak işlemesinden önce yukarıda bahsedilen, Yönetmeliğin izin verdiği organik materyallerden dekara 17 kg saf azotu geçmeyecek şekilde, örneğin organik hayvancılıktan elde edilen iyi yanmış ahır gübresi %1 N içeriyorsa, bundan dekara 1200 kg verildikten sonra toprak işlenerek kök bölgesine karıştırılmalıdır. Toprak analiz sonuçlarına göre fosfor yetersiz ise veya önceki yıllarda bitkilerin fosfor noksanlığı çektiği biliniyorsa sonbahar toprak işlemesinde dekara 30 kg öğütülmüş ham kaya fosfatı (%25 P2O5) uygulanmalıdır.

Fosfor noksanlığında gelişim zayıflamakta, alt yapraklar kızarıp morarmakta, çiçeklenme ve meyve bağlama gerilemekte, meyeler küçük kalmakta ve kökler cılızlaşmaktadır. Azot ve fosfor kaynağı olarak Yönetmelikte izin verilen iyi yanmış ahır gübresi, kompost, yeşil gübre ve ham kaya fosfatı gibi materyaller sonbahar sürümünde kök bölgesine karıştırılmalıdır.

Yine toprak analiz sonuçlarına göre potasyum noksan ise ya da bitkilerin alt yaprak kenarları kuruyorsa ham potasyum tuzu, örneğin kainit (%14-20 K2O) sonbahar veya ilkbahar toprak işlemesinde dekara 30 kg verilmelidir. Ayrıca potasyum noksanlığının yanında magnezyum noksanlığı da varsa magnezyum tuzu içeren potasyum sülfat ya da sadece magnezyum noksanlığı söz konusu ise magnezyum sülfat, örneğin kieserit (%30 K2O) dekara 20 kg dozunda uygulanmalıdır.

Magnezyum noksanlığında çileğin alt yapraklarında damarlar arası sararır. Toprak killi ise, fazla kireçli değil ise kaliteli ahır gübresi yeteri miktarda sonbahar sürümünde uygulanmışsa bitkiler fazla potasyum ve magnezyum noksanlığı çekmezler. Çilek yetiştirilen topraklar kireçli olduğundan ve ahır gübresi veya kompost uygulaması yapıldıysa, ayrıca sulamalar düzenli yapılıyorsa kalsiyum noksanlığı da görülmez. Kalsiyum noksanlığında sürgünler gelişemez, kök gelişimi geriler ve meyveler küçük kalır. Organik gübre uygulamalarında bitkide kükürt eksikliği de meydana gelmez. Kükürt noksanlığında bitkinin üst yaprakları damarlar da dahil tamamen sararır.

Organik ahır gübresi veya kaliteli kompost zamanında ve yeterli miktarda kullanılmışsa çilekte iz element noksanlıkları pek gözlenmez. Ancak toprak killi, çok kireçli, yüksek pH’lı ve düşük organik maddeli ise bilhassa demir ve çinko noksanlığı görülür. Demir noksanlığında önce üst yapraklarda başlayan damarlar arasında sararmalar, beyazlanmalar ve kurumalar meydana gelir.

Çinko noksanlığında ise boğumlar arası daralır ve yapraklar rozetleşirken aynı zamanda yapraklarda renk açık yeşile döner. Böyle durumlarda Yönetmelikçe izin verilen, en az %12 Fe içeren demir tuzu, örneğin demir sülfat (%19 Fe) ilkbahar toprak işlemesinde tabana 2 kg/da veya damla sulamalarla ilk dönemde 0.5 kg/da ya da en az %5 Fe kapsayan şelatlı demir gübrelerinden ilkbahar toprak işlemesinde tabana 0.5 kg/da veya damla sulamalarla ilk dönemde 0.4 kg/da dozunda uygulanabilir. Çinko uygulaması için en az %15 zn içeren çinko tuzu, örneğin çinko sülfat (%23 Zn) ilkbahar toprak işlemesinde tabana 1 kg/da veya damla sulamalarla ilk dönemde 0.5 kg/da ya da en az %5 Zn kapsayan şelatlı çinko gübrelerinden ilkbahar toprak işlemesinde tabana 0.4 kg/da veya damla sulamalarla ilk dönemde 0.3 kg/da dozunda kullanılabilir.

Mangan noksanlığında yapraklarda damarlar arasında kırmızı-siyah nekrozlar meydana gelir. Toprakta mangan noksanlığı mevcutsa ve organik gübrelemelerle dahi bitkilerde noksanlık belirtisi gözleniyorsa Yönetmelikçe izin verilen, en az %17 Mn içeren mangan tuzu, örneğin mangan sülfat (%27 Mn) ilkbaharda ya tabana 1 kg/da veya damla sulamalarla ilk dönemde 0.5 kg/da ya da en az %5 Mn kapsayan şelatlı mangan gübrelerinden ilkbahar toprak işlemesinde tabana 0.4 kg/da veya damla sulamalarla ilk dönemde 0.3 kg/da dozunda verilmelidir.

Genellikle bakır noksanlığı görülmediği için ayrıca bakırlı gübre uygulamaya gerek yoktur. Uygun bir organik gübreleme ile genellikle bor noksanlığı da görülmemekle birlikte, noksanlık durumunda bitkinin büyüme ucu gelişemeyerek dumura uğrar ve boğumlar arası daralır. Çiçek oluşumu ve kök gelişimi engellenir. Meyvelerin şekli bozuk olur. İhtiyaç halinde Yönetmelikçe izin verilen, en az %14 bor içeren borlu gübre, örneğin borik asit (%17 B) ya ilkbahar toprak işlemesinde tabana 0.5 kg/da veya damla sulamalarla ilk dönemde 0.3 kg/da dozunda verilmelidir.

Organik gübrelemelerle eksikliği giderilemeyen besin elementleri ancak Organik Tarım Yönetmeliğinde kullanılmasına izine verilen ve 18.3.2004 tarih ve 25406 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ‘Tarımda Kullanılan Kimyevi Gübrelere Dair Yönetmelik’in Ek-1’inde belirtilen gübrelerle takviye edilebilir.

Bu mineral gübreler şunlardır: Aluminyum-kalsiyum fosfat (%30 P205), öğütülmüş yumuşak fosfat kayası (%25 P205), kalsiyum sülfat (%25 CaO, %35 SO3), elementel kükürt (%98 S; %245 SO3), borik asit (%14 suda çözünür B), sodyum borat (%10 suda çözünür B), kalsiyum borat (%7 toplam B), boron etanol amin (%8 suda çözünür B), çözeltide boratlı gübre (%2 suda çözünür B), süspansiyonda boratlı gübre (%2 suda çözünür B), bakır tuzu (%20 suda çözünür Cu), bakır oksit (%70 toplam Cu), bakır hidroksit (%45 toplam Cu), bakır şelatı (%9 suda çözünür Cu, beyan edilen değerin en az %80’i şelatlı olmalı), bakır esaslı gübre (%5 toplam Cu), bakırlı gübre çözeltisi (%3 suda çözünür Cu), bakır oksiklorür (%50 toplam Cu), bakır oksiklorür süspansiyonu (%17 toplam Cu), demir tuzu (%12 suda çözünür Fe), demir şelatı (% 5 suda çözünür Fe, beyan edilen değerin en az %80’i şelatlı olmalı), demirli gübre çözeltisi (%2 suda çözünür Fe), mangan tuzu (%17 suda çözünür Mn), mangan şelatı (%5 suda çözünür Mn, beyan edilen değerin en az %80’i şelatlı olmalı), mangan oksit (%40 toplam Mn), mangan esaslı gübre (%17 toplam Mn), mangan esaslı gübre çözeltisi (%3 suda çözünür Mn), sodyum molibdat (%35 suda çözünür Mo), amonyum molibdat (%50 suda çözünür Mo), molibden esaslı gübre (%35 suda çözünür Mo), molibden esaslı gübre çözeltisi (%3 suda çözünür Mo), çinko tuzu (%15 suda çözünür Zn), çinko şelatı (%5 suda çözünür Zn, beyan edilen değerin en az %80’i şelatlı olmalı), çinko oksit (%70 toplam Zn), çinko esaslı gübre (%30 toplam Zn), çinko esaslı gübre çözeltisi (%3 toplam Zn)’dir. Parantezle gösterilen besin elementi değerleri en az olması gereken değerlerdir.

Organik çilek yetiştiriciliğinde tabana uygulanacak yeterli miktar ve kalitede yanmış ahır gübresi ve kompost bulunamamışsa veya yeşil gübreleme yapılmamışsa Bakanlıkça belgeli ve mikro besin elementlerini de içeren bir organo-mineral gübre ve toprak düzenleyici olan katı hümik asitten verimdeki ağaçlar için ilkbahar toprak işlemesinde tabana 40 kg/da ve damla sulama ile ilk birkaç sulamada sıvı hümik asitten toplam 3 L/da dozunda uygulanmalıdır.

Organik tarımda gübrelemede kullanılacak bazı ürünler; yanmış çiftlik gübreleri, sıvı hayvansal atıklar, saman, torf, organik ev atıkları, mezbaha atıkları, deniz yosunları, talaş, doğal fosfat, potasyum, kalsiyum, kireç, magnezyum kayaçları ile bakır, demir, mangan, molibden, çinko, bor gibi mikro besin maddeleri ve kükürt içeren bazı doğal maddelerdir.

Organik tarımda toprağın bünyesi, arazinin eğimi, taban suyu yüksekliği, yetiştirilecek bitkinin çeşidi dikkate alınarak bilinçli ve öncelikle toprağın organik madde kapsamını artırıcı yanmış ahır gübresi veya yeşil gübrelemelerle takviye edici yönde hareket edilmelidir.

Organik gübrelerden yanmış çiftlik gübresi, kompost, fiğ ile yeşil gübreleme toprakta ayrışarak besin maddelerini, toprağın su tutma kabiliyetini artırır ve erozyonu azaltarak toprağın verimliliğini koruyarak sürdürülebilir tarımın yapılmasını sağlar. Dikkat edilecek en önemli konu, özellikle organik çiftlik gübresi çevreyi kirletmeden depolanmalı ve insan dışkıları ve kanalizasyon atıkları kesinlikle gübrelemede kullanılmamalıdır. Organik atıklardan ağır metaller ve nitrat sızmasının yeraltı ve yerüstü sularıyla tarım alanlarını kirletmesi mutlaka önlenmelidir.

Sulama:


Sürgün gelişimi, meyve verim ve kalitesini etkileyen en önemli faktörlerden birisi toprakta kök derinliğinde faydalı rutubetin bulunup bulunmamasıdır. Çileğin yıllık su tüketimi 700-800 mm kadardır. Susuzluğa en hassas olduğu dönem çiçeklenme ve meyve bağlama dönemidir.

Çilek meyve oluşumundan olgunlaşmaya kadar geçen dönemde suya karşı hassastır. Sulama meyve iriliği ve kalitesi ile o yılki ürün ortalamasına etki eder. Dikim zamanında fidelerin çabuk ve sağlıklı büyümesi için sulamaya dikkat etmek gerekir. Çiçeklenme sırasında yağışlar arzu edilmez. Yağış hem tozlanmayı engeller, hem de meyve olgunlaşmaya başladıktan sonra yağarsa meyve yumuşar, leke yapar ve çürümeyi kolaylaştırır.

Yağmurlama sulama ve yağış ile toprağın sıçrayarak meyvelere zarar vermemesi için sıralar arasına ve bitkilerin altına değişik malç malzemesi serilebilir. Karık sulama meyveleri kirlettiğinden damla sulama daha uygundur. Sıcak, kurak ve düşük nispi nem göz önüne alındığında çilek özellikle ilkbahar ve yaz aylarında mutlaka sulanmalıdır. Dikimi tamamlanan çileklere can suyu verilerek köklenmeleri sağlanır. Bitkiler ilkbahar ve yaz aylarında sulanır. İlkbaharda yağış olmadığı durumlarda haftada bir sulama yapılmalıdır. Damla sulama buharlaşmaya bağlı olarak düşük debi ve su kıtlığında günlük yapılabileceği gibi 3-4 günde bir de yapılabilir. Hasat bittikten sonra sulama aralığı uzatılmalıdır.

Çilekte sulamaya önem verilmeli ve düzenli olarak yapılmalıdır. Sonbaharda hasat sonrası bakıma çok önem verilmelidir. Çünkü gelecek yılın meyve gözü geçmiş yılın sonbahar mevsiminde meydana gelir. Bu nedenle hasattan sonra da sulama, kol temizliği, gübreleme ve yabancı ot mücadelesi yapılmalıdır.

Organik çilek yetiştiriciliğinde salma sulama yapılmaz. Sulama damla sulama ile gerçekleştirilmelidir. Havaların ısınmasıyla birlikte Nisan ayından itibaren damla sulama sistemi çalıştırılarak hem sulama hem de gübre verilecekse fertigasyon yapılmış olur. Sulamalar sabahın erken saatlerinde, serinde yapılmalıdır.

Yaz sıcaklarına kadarki dönemde sulamalar üç günde bir dekardaki ağaç sayısına ve ağaç büyüklüğüne göre 2-3 saat, yaz mevsiminde ise iki günde bir üçer saat süre ile yapılmalıdır. Hasattan 2-3 hafta öncesinde sulamalar sonlandırılmalıdır. Sanayi ve şehir atık suları ile drenaj sisteminden elde edilen drenaj suları organik tarımda kullanılamaz, gerekli hallerde suyun uygunluğuna yetkilendirilmiş kuruluş tarafından yapılacak kontrollerde karar verilir. Sulama suyu çevre kirliliğine yol açmamalıdır. Sulama, toprak yapısında bozulmaya ve erozyona yol açmamalıdır.

Bitki koruma:

Organik Tarım Yönetmeliği gereği hastalık, zararlı ve yabancı otların mücadelesinde; hastalık ve zararlılara dayanıklı tür ve çeşit seçimi yapılmalı, uygun toprak işleme yöntemleri uygulanmalı, kültürel, biyolojik ve biyoteknik mücadele metotları uygulanmalı, bitki hastalık ve zararlıları ile yabancı otlara karşı bu hususların uygulanamaması veya yetersiz kalması halinde Yönetmeliğin Ek-1 B bölümünde belirtilen girdiler (böcek öldürücü olarak jelatin, neem ağacından elde edilen azadirachtin, krizantemden elde edilen piretrin, Derris spp, Lonchocarpus spp. ve Terphrosia spp.den elde edilen rotenone, böcekleri çekici olarak kullanılan hidrolize proteinler, mantari hastalıklar için lesitin, böcek öldürücü, kırmızı örümcek öldürücü, mantari hastalık ve çimlenmeyi önlemek için nane yağı, çam yağı ve kimyon yağı gibi bitkisel yağlar, böcek öldürücü veya uzaklaştırıcı olarak Quassia amara ağacından elde edilen quassia, budama ve aşı yaraları için balmumu) kullanılır.

Zararlılara karşı biyolojik mücadelede genetik değişiklik yapılmamış bakteri, virüs ve fungus gibi mikroorganizmalar, örneğin Bacillus thuringiensis, granül oluşturan virüs vb. gibi mikroorganizmalar kullanılır. Sadece tuzak, yayıcı ve cezp edicilerde; cezp edici olarak DAP gibi amonyum tuzları, meltametrin, mollussisit olarak metaldehit, eşeysel davranış bozucu olarak feromon, böcek öldürücü olarak piretroitler, Bactrocera oleae ve Ceratitis capitata’ya karşı lambdayhalotrin gibi maddeler kullanılır. Tuzaklar ve yayıcıların içerdikleri maddelerin çevreye bulaşması ve ekimi yapılmış ürünlerle teması önlenmeli, kullanıldıktan sonra toplanmalı ve kullanım süresi dolanlar güvenli bir şekilde yok edilmelidir.

Organik tarımda geleneksel olarak kullanılan maddeler şunlardır: mantari hastalıklardan korunmak için 3 kg Cu/da dozunu geçmeyecek şekilde bakır hidroksit, bakır oksiklorür, bakır sülfat ve bakır oksit, muz, kivi ve Trabzon hurması olgunlaşmasının sağlanması, ananasların çiçek indüksiyonu için etilen, böcek öldürücü olarak Arap sabunu (potasyum sabunu), muzların olgunlaşmasının geciktirilmesinde potasyum alum (kalinite), böcek öldürücü, kırmızı örümcek öldürücü ve mantari hastalıklarla mücadelede kireç-kükürt (kalsiyum polisülfit), sadece meyve ağaçları, asmalar, zeytin ağaçları ve muz gibi tropik ürünlerde böcek öldürücü ve kırmızı örümcek öldürücü olarak parafin yağları, sadece meyve ağaçları, zeytin ağaçları ve asmalarda mantari hastalıklara karşı ve bakteri öldürücü olarak potasyum permanganat, zararlıları uzaklaştırıcı olarak kuvars kumu, mantari hastalıklara karşı, kırmızı örümcek öldürücü ve zararlı uzaklaştırıcı olarak kükürt, mantari hastalıklar ve fidanlıklar da dahil olmak üzere sadece meyve ağaçlarında Nectria galligena’yı kontrol altında tutmak için kalsiyum hidroksit kullanılır. Organik tarım bitkileri arasında yüzeye yayılan preparatlar olarak mollussisit için demir III fosfat kullanılır.

Krizantem (kasımpatı) çiçeğinden elde edilen piretrin ısırıcı ve emici böceklere karşı insektisit etkilidir, yani piretrin afid gibi zararlı böcekleri öldürür. Sinerjist olarak susam yağı, sülfoksit veya çoğunlukla piperonilbutoksit kullanılır. Bu preparatlar bal arılarına karşı zehirli değildir.

Tropik bir baklagil türü olan Derris ellipfica’nın köklerinden elde edilen rotenon böcek ölüdrücüdür. Temas zehiri olan bu madde aynı zamanda balıkları zehirlediğinden ambalajları sulara atılmamalıdır.

Kaya unu, çeşitli zararlı böceklere karşı solunum sistemini (trakeleri) tıkayıcı toz olarak kullanılmaktadır. Bu açıdan yararlı faunaya da etkilidir. İçerdiği silisyum nedeniyle bitkiye kuvvetlendirici etki de yapabilir.

Kükürt; toz veya ıslanabilir toz formunda, kullanım alanı çok geniş olan bir inorganik fungusittir. Zararlı canlıların solunum sisteminde oksijen ile rekabete girerek onları öldürür. Organik tarımda esas olarak külleme’ye karşı kullanılır.

Bordo bulamacı; bakır sülfat ve sönmüş kireç ile hazırlanan bir karışım olup karaleke gibi mantari hastalıklar için kullanılmaktadır. Bakır iyonları özellikle mildiyö etmenlerinde spor çimlenmesini durdurarak etkili olmaktadırlar.

Dişi böceklerin erkekleri çekmek için kullandıkları feromonlar kısmen sentetik olarak üretilmekte ve özel tuzaklarda çilek iç kurdu, salkım güvesi gibi zararlılara karşı popülasyon yoğunluğunun tahmininde kullanılmaktadır. Feromon preparatlı tuzaklarda erkek bireyler yakalanmakta ve böylece bu zararlıların üreme şansı azaltılmaktadır.

İsviçre’de Madeks ticari ismiyle tanınan ve böceklerde granül oluşturan virüs preparatları çilek iç kurduna karşı kullanılmaktadır.

Kolza bitkisi ve neem ağacından elde edilen yağlı preparatlar kısmen kükürdün de eklenmesiyle kırmızı örümceklerin kışlık yumurtalarına karşı başarıyla kullanılmaktadır.

Parafin yağları organik tarımda parathion içermemek şartıyla kırmızı örümceklerin kış yumurtalarına karşı kullanılmaktadır.

Hasat:

Organik ürünlerin hasadında kullanılan teknik araç ve gereçlerin ekolojik tahribat ve kirlilik oluşturmaması gerekir. Elle toplama materyalleri ürünün organikliğini bozmayacak yapıda olmalıdır. Toplama materyalleri hijyenik olmalıdır. Hasat, zamanında yapılmalı, erken veya geç yapılmamalıdır. Çileklerin dalları zedelenmeden, kırılmadan, meyveler elle kulplu olarak toplanıp sepete yavaşça konulmalıdır.

Hasatta olduğu gibi, organik çileklerin depolanmasında da bazı kurallara dikkat edilmelidir. Meyveler iç cidarları renksiz-boyasız kağıtla kaplanmış ahşap sandıklara yavaşça konulmalı ve 4 oC sıcaklık ve %90 hava rutubeti koşullarında muhafaza edilmelidir. Organik ürünlerin depolama alanları, ürünlerin tanınmasına imkan verecek ve Yönetmelikçe uygun bulunmayan başka ürünlerle, maddelerle karışmaya veya bulaşmaya meydan vermeyecek biçimde düzenlenmelidir. Organik ürünlerin depolandığı alanlarda kullanılan yalıtım malzemeleri ve soğutma ile ilgili ekipmanlar bu amaç gözetilerek seçilmelidir.

Ayrı olarak depolamanın mümkün olmadığı durumlarda organik ürünlerle geleneksel tarım ürünlerinin karışmasını engelleyecek tedbirler alınmalıdır. Bu tedbirleri de yetkilendirilmiş kuruluş kontrol etmelidir. Basınç, sıcaklık ve yetkilendirilmiş kuruluşça uygun görülen gazlarla kontrol edilebilen koşullarda depolama uygulamaları yapılabilir. Organik ürünlerin depolanması sırasında ürünün organik özelliğini kaybettirecek ilaç ve ilaçlama yöntemi kullanılamaz. Organik ürünlerin depolanmasında sentetik kimyasal maddeler kullanılamaz ve doğal olmayan uygulamalar yapılamaz; tüm bu işlemler yetkilendirilmiş kuruluş tarafından kontrol edilir. Müteşebbis tarafından depolama koşulları ile depolanan organik ürünün giriş ve çıkış miktarları ve tarihine ilişkin kayıtlar düzenli olarak tutulur. Yetkilendirilmiş kuruluşa onaylatılır ve çizelgenin bir nüshası müteşebbis tarafından, diğer nüshası yetkilendirilmiş kuruluş tarafından saklanır.

Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bölümü Öğretim Üyesi
Yrd.Doç.Dr. Mehmet ZENGİN hocamızın yeni çıkacak olan
“UYGULAMALI ORGANİK TARIM “ kitabından, yazarın izni ile alınmıştır...
http://www.agaclar.net/forum/showthread.php?t=15113

Çilek Yetiştiriciliği


Çilek Yetiştiriciliği


ÇİLEK YETİŞTİRİCİLİĞİ
GİRİŞ
Üzümsü meyveler grubuna giren türlerden en önemlisidir.Çilek meyvesi gerçek bir meyve olmayıp yenen kısmı 40-60 kadar pistilin birleştiği çiçek tablasıdır.
Çilek yüzeysel kök yapan otsu bir bitkidir.Kökler iyi drene edillmiş(süzek)topraklarda  60-70 cm’ ye kadar iner.Ağır topraklarda ise kökler yatay büyür.
Çileğin kök gövdesi ya da taç kısmı : çok kısalmış bir gövdedir.
Çilek yaprakları 2/5 düzeninde spiral olarak dizilmiştir.İlkbaharda havalar ısınınca patlayan embriyonik yapraklar 2-3 hafta sonra tam büyüklüğe erişir.Her yaprağın 1-3 ay ömrü vardır.
Kollar (stolonlar)yaz boyunca  yeni yaprakların koltuklarındaki tomurcuklarından oluşarak gelişirler.
Çilekte çiçekler salkım şeklindedir.Buna değişmiş gövdede denilebilir. Çilekte iyi tozlanma gereklidir.İyi tozlanmış meyvelerde şekil bozukluğu olur.Tozlanmadan sonra meyve genelde 30-35 günde olgunlaşır.
ÇİLEĞİN GÜN UZUNLUĞUNA DUYARLILIĞI

 Çilekte kısa günde çiçek gözleri, uzun günde kol gelişimi olur.Bu sebeple çilekte verim ile gün uzunluğu ijgilidir.Bu sebeple bir bölgeye uyan çeşit,diğer bölgeye uymayabilir.
Çiçek gözü oluşumunda gün uzunluğu ile sıcaklık ilişkisi ve çeşit özelliği bağlantılıdır.
ÇİLEK BİTKİSİNDE SOĞUKLANMA İHTİYACI
Soğuklamanın verim üzerine etkisi tartışmalı olmakla birlikte, kalite üzerine olumlu etkisi olduğu kesindir.Çileklerin soğuklama ihtiyacı 400-500 saat olarak belirlenmiştir.
ÇİLEK ÇEŞİTLERİ
Yetiştirici çilekçiliğe başlamadan önce Pazar durumunu incelemelidir.Üretici reçel, marmelat ve meyve suyuna uygun bir sanayi çeşidinin Pazar şansını yüksek görürse, ona uygun çeşit seçmesi gerekir.Bazı bölgelerde çileğin dondurularak dışsatımı gelişmiştir.
Yetiştiricinin dikkat edeceği diğer  hususlar ise;
-Çeşidin bölgeye uygun olup olmadığı,
-Verimliliği,hastalıklara dayanıklılığı,
-Pazarın aradığı çeşit olup olmadığı,
-Taşımaya dayanıklılığı,
-Bitkisinin kuvvetli olup olmadığı konularıdır.
Eğer seracılığa uygun çeşit düşünülmüyorsa,erkencilik çok önemlidir.Bazı bölgeler için son turfanda hasad önemlidir.Çilek bahçesi çeşidi karışmamış fidelerle kurulmalıdır.
  • ALİSO
Meyve iri, meyve eti sert, verimli, tat kalitesi orta,bitkisi kuvvetli,meyvenin saptan kopması  oldukça kolay, erkenci ve serada yetiştiriciliğide uygun bir çeşittir.Meyve uçlarında şekil bozukluğu görülür.Reçel, marmelat  ve meyve suyuna oldukça uygun, sarılığa oldukça duyarlı bir çeşittir.Kışları ılık bölgeler için uygundur.
  • TİOGA
Orta mevsimde olgunlaşır.Meyve iri, verimli ,meyve eti çok sert ,tat kalitesi orta ,derin dondurma ve gıda sanayii için oldukça uygun ,meyveninsaptan kopması güç ,botrisite dayanıklı ,sarılığa duyarlıdır.Yetiştiriciliği bütün bölgelere önerilir.Taşımaya dayanıklıdır.
  • POCAHONTAS
Erken - orta  mevsim çileği ,derin dondurmaya ve sanayiye uygun, tad kalitesi orta ,meyvenin saptan kopması.
kolay ,meyve eti sert ,sarılığa dayanıklı ,meyve çürüklüğüne duyarlıdır.Yetiştiriciliği bütün bölgelere önerilir.
  • YALOVA-9
Aliso ve Arnavutköy melezidir. Erkenci ve seraya uygun bir çeşit olup ,Akdeniz  bölgesi için önerilir.Meyve eti sert ,verimli ,koku ve tadı iyi ,meyvenin saptan kopması güç,bitkisi kuvvetli olup sarılığa dayanıklıdır.
  • YALOVA -15
Tioga ve Arnavutköy melezidir. Meyve eti sert ,verimli tat ve kokusu çok iyi ve yerli çeşitlerimizi aratmayacak aromaya sahiptir.saptan kopması çok kolay,bitkisi kuvvetli ,sarılığa ve meyve çürüklüğüne dayanıklı,derin dondurmaya uygundur.akdeniz bölgesi dışında tüm bölgelere önerilir.
  • YALOVA -104
Çok verimli ve iri bir çeşittir.Meyve eti oldukça serttir.  Koku ve tadı yabancı çeşitlerden iyidir. Bitkisi çok kuvvetli olup ,sarılığa dayanıklıdır. Derin dondurmaya uygundur.Ilıman bölgeler için uygundur. Meyve çürüklüğüne dayanıklıdır.
  • BALCALI-1
Uzun  konik koyu kırmızı renklidir. Meyve eti serttir,meyvenin saptan kopması zordur,sarılığa duyarlı ,meyve çürüklüğüne dayanıklı, aroması iyi sofralık bir çeşittir. Akdeniz iklimi ve kışları soğuk bölgeler için uygundur. Verimli  bir çeşittir.
  • BALCALI-2
Köşeli uzun ,parlak kırmızı, meyve eti sert ,aroması iyi sofralık bir çeşittir. Sarılığa duyarlı ,meyve çürüklüğüne dayanıklıdır. Akdeniz iklimi için uygundur. Verimli ve orta erkenci bir çeşittir.
  • BALCALI-3
Uzun konik ,parlak koyu kırmızı, meyve eti sert ,meyvenin saptan kopması zor, aroması iyi sofralık bir çeşittir. Sarılığa duyarlı, meyve çürüklüğüne orta derecede dayanıklıdır. Çok erkenci ve örtü altı sebzeciliği için uygundur.
  • DOUGLAS
Konik,kırmrzı ,meyve eti sert,saptan kopması kolay,aroması iyi,sofralık ve derin dondurmaya uygun bir çeşittir. Sarılığa duyarlıdır. Meyve çürüklüğüne dayanıklıdır. Tüm bölgelerde yetiştirilir,verimlidir.
  • DANA
Uzun konik ,parlak kırmızı, meyve eti orta sertlikte ,saptan kopma kolaylığı orta,,sarılığa dayanıklılığı orta ,aroması orta ,meyve çürüklüğüne dayanıklı sofralık bir çeşittir . yüksek verimli, açıkta yetiştiriciliğe uygun iri meyveli çeşittir.
  • BRİO
Konik kırmızı  ,meyve eti sert, iyi aromalı ,meyvenin saptan kopması zor sofralık bir çeşittir. Sarılığa duyarlı meyve çürüklüğüne dayanıklıdır. Verimli, açıkta yetiştiriciliğe uygundur.
  • 216
Yuvarlak konik ,kırmızı meyve eti sert, saptan kopması orta derecede aroması iyi sofralık bir çeşittir. Sarılığa duyarlı ,meyve çürüklüğüne dayanıklıdır. Çok erkenci, çok iri meyveli ,yüksek verimli, yaprak leke hastalığına duyarlıdır.
  • PAJARO
Konik ,koyu kırmızı, meyve eti çok sert, meyvenin saptan kopması zor , aroması çok iyi ,sofralık bir çeşittir. Sarılığa orta derecede duyarlıdır. Meyve çürüklüğüne dayanıklıdır. Orta mevsimde hasat edilen ,çok verimli, orta-iri meyveli bir çeşittir.
  • CHANDLER
Konik ,kırmızı,meyve eti sert, saptan kopması zor, sarılığa orta derecede duyarlı ,meyve çürüklüğüne dayanıklı ,aroması iyi sofralık bir çeşittir. Orta erkenci ,yüksek verimli, özellikle Akdeniz ve Ege bölgesine uygundur.
  • SELVA
Konik ,kırmızı ,meyve eti sert ,saptan kopma derecesi ortadır. Sarılığa duyarlılığı  orta ,meyve çürüklüğüne dayanıklıdır. Aroması orta sofralık ,yüksek verimli, Akdeniz, Ege ve Karadeniz bölgelerine uygun bir çeşittir.
  • RED CHİEF
Uzun konik ,koyu kırmızı, meyve eti sert ,saptan kopması zor, sarılığa ve meyve çürüklüğüne dayanıklı ,derin dondurma ve sanayiye uygun ,iyi aromalı  bir çeşittir.
  • HONEOYE
Konik koyu kırmızı, meyve eti sert ,saptan kopması zordur.Aroması iyi ,sarılığa ve meyve çürüklüğüne dayanıklıdır. Derin dondurma ve sanayiye uygundur. Soğuk bölgelere uygun bir çeşittir.
  • LESTER
Konik, koyu kırmızı, meyve eti sert ,saptan kopması zor ,sarılığa ve meyve çürüklüğüne dayanıklıdır. Aroması iyi derin dondurma ve sanayiye uygundur.




AÇIKTA ÇİLEK YETİŞTİRİCİLİĞİ
Çilek -10 o C ‘ye kadar yetiştirilebilir. Daha soğuk bölgelerde bitkilerin saman ,kuru  yaprak gibi materyalle örtülerekdondan korunması gerekir. Çilek yetiştiriciliği için en uygun toprak ; süzek, kumlu-tınlı  ve hafif topraklardır. Kireci fazla topraklar çilek için uygun değildir. Toprak  PH’ sı 7.0 - 7.5  olan topraklarda önemli bir problem yaratmamaktadır.
Çilek , toprak kökenli mantarsal hastalıklara karşı duyarlı olduğu için dikim yapılacağı toprağın bu hastalıklardan ve nematod yönünden temiz olması gerekir. Bunun için bir önceki mevsimde buğday, arpa gibi tahıl ekilmiş araziler tercih edilmelidir. Böyle topraklar bulunmadığı taktirde toprak metilbromit  ,vapam,kloropikrin gibi ilaçlarla fümige edilmelidir.
Toprak derin işlendikten sonra dekara 3-4 ton çiftlik gübresi atılmalıdır. Ayrıca dekara 30-35 kg kompoze gübre verilmelidir.
Büyük arazilerde  karık pulluğu ile,küçük alanlarda ise  elle 60-70 cm genişliğinde ,20-30 cm yüksekliğinde masuralar açılarak toprak dikime hazır hale getirilir. Çilek yetiştiriciliğinde ilkbahar dikimi ,kış dikimi,yaz dikimi,sonbahar dikimi olmak üzere 4 dikim zamanı vardır.
İlkbahar Dikimi
Kışları soğuk geçen bölgelerde genellikle  Nisan ayında yapılan bir dikimdir. Bu dikimde frigo fideler veya fidelikte Ocak - Şubat  aylarında sökülmeyip bekletilen fideler  kullanılır. Bu fideler Mayıs ve Haziran aylarında az miktarda çiçek açarak meyve verirler. Bunların esas ürünü 1 yıl sonraki Haziran ayındadır. Bu bitkilerin 1 yıl boyunca su ,besin maddesi ihtiyaçları  karşılanmalı ve hastalık ve zarlılardan korunmalıdır.
 Kış Dikimi
Kışları ılık  geçen yerlerde yapılır. Dekara yaklaşık 8000 adet bitki dikilir. Dikimler fidelikten sökülen yavru bitkilerle yapılır. Akdeniz  Bölgesinde kış dikimi için en uygun zaman Ekim 15 - Kasım 15 arasıdır. Ilkbaharda açıkta Mart ortasından itibaren ürün alınmaya başlanır .Ayrıca alçak ve yüksek tüneller altında çilek yetiştiriciliği yapılırsa, ,açıkta yetiştiriciliğe göre yaklaşık 15 -30 günlük erkencilik sağlanır.
Kış dikiminde fidelerin tutma yüzdeleri yüksektir. Bitkilerin sulanması önemli sorun yaratmaz. Kış dikiminin ikinci yılında ,teknik ve kültürel önlemlerin iyi alınması ,hastalık,zararlı ve yabancı otlarla iyi mücadele edilmesi halinde verim yaz dikimi kadar yüksek olabilir. Dikim sıra üzeri ve sıra arası 25 x 30 cm olmak üzere yapılır.
Yaz Dikimi
Frigo bitkilerde yapılır. Bu dikim sisteminde verim kış dikimine göre 2-3 kat daha fazladır. Ancak ürün kış dikimine göre biraz geç kalmaktadır. Akdeniz Bölgesinde yaz dikimi için en uygun zaman Temmuz 15 - Ağustos 15 arasıdır.-20 OC ‘den çıkartılan frigo fideler  bir gece suda bırakılır. Sonra dikim yapılır. Fideler sıra üzeri ve sıra arası                     30 x 32 cm olarak dikilir. Yazın sulama büyük problem teşkil eder. Dekara yaklaşık 6200 adet bitki dikilmektedir. Bütün yaz ve sonbahar aylarında büyümelerine devam eden bitkiler giderek kuvvetlenmekte ve kışa 5-10 gövdeli olarak girmektedirler. Böyle bitkiler kış soğuklarınakarşı dayanıklı olmaktadırlar. Tesis edilen bölgeye göre bu bitkiler Şubat -Mart aylarında bol çiçek açar ve meyve vermeye başlar .Akdeniz kıyı kesiminde ürün Haziran- Temmuz ayına kadar devam eder . bu dikim sisteminde bir dekarlık alandan ortalama 3-8 ton ürün alınmaktadır.
Akdeniz bölgesinde uzun yıllardan beri yapılan araştırmalar yaz dikim sisteminin bütün öteki sistemlerdenüstün olduğunu göstermiştir.
Sonbahar Dikimi
Bu  dikim sisteminde fideler ,Eylül-Ekim aylarında fidelikten sökülerek asıl yerlerine dikilmektedir. Meyve erken ,kalite ve verim düşük olmaktadır. Bu dikim sisteminde yetiştiriciliğin ısıtılan sera veya yüksek tünellerde yapılması gerekir.
FİDE DİKİMİ
Fideler serin ve nemli havalarda dikilmelidir. Fide açılan çukurlara tam kök boğazı seviyesinde dikilir. Dikimden önce kök (8-10 cm kalacak şekilde ) ,taç tuvaleti (2-3 genç yaprak kalacak şekilde)yapılarak bitkilerin tutma oranı arttırılır. Dikimden sonra cansuyu verilir. Yaz dikiminde bitkiler 15 gün ,günde en az 3 defa olmak üzere çok iyi sulanmalıdır.
Yaz dikiminde dikimden 6-8 gün sonra açan çiçekler koparılmalıdır.
ÇİLEK BAHÇESİ BAKIMI
Çilek yetiştiriciliği sırasında yabancı otların çıkmaması ,erkenci, temiz ve kaliteli ürün elde etmek için masuralar; siyah plastik ,buğday sapı, çam iğneleri gibi örtü materyali ile örtülmelidir (malçlama). Malç olarak en çok kullanılan materyal siyah plastik örtülerdir.
Çilek aşırı suya karşı duyarlı bir bitkidir. Aşırı sulama sonucu sarılık  ve mantari hastalıklar ortaya çıkar. Sulama suyunun tuzluluğu 5.0 milimost ‘ dan fazla olursa kullanılmamalıdır. Sulama yöntemleri yağmurlama , karık sulama  ve damlama sulamadır. Damlama sulama kontrollü olduğu için en ideal sulama yöntemidir. Bu yöntemin yapılamamadığı yerlerde yağmurlama sulama yapılmalıdır.
En iyi gübreleme toprak ve yaprak analizine dayalı olarak yapılandır.Çiçekler açar açmaz dekara 20 kg amonyum sülfat verilir. Gübreleme ;çiçekten sonra bir ay aralıklarla dekara 20 kg amonyum sülfat olmak üzere her ay yapılmalıdır. Toplam olarak dekara 100-120 kg amonyum sülfat verilir.
Çilek yetiştiriciliğinde kol temizliği verim yönünden önemlidir. Çıkan kollar vakit geçirilmeden temizlenmelidir. Aksi halde verim düşer.
HASTALIK VE ZARARLILARLA MÜCADELE
Çilek hastalıkları kökte, meyvede ve yaprakta görülür . Kök hastalıkları topraktan bulaştığı için toprak fümigasyonu veya sterilizasyonu  şarttır.
Meyve çürüklüğüne karşı meyve tutumundan sonra birkaç defa sistemik mantari ilaçlar atılmalıdır. Meyve çürüklüğünün fazla görüldüğü yerlerde alçak ve yüksek tünellerin ,plastik ve cam seraların havalandırılmasına önem verilmelidir. Ayrıca yaz dikimlerinde bitkilerin sıra arası ve sıra üzeri mesafeleri geniş tutulmalıdır.
Çilek zararlıları olan kırmızı örümcek ,yaprak bitleri,dana burnu, kadı lokması ile mücadele yapılmalıdır.
Virüs ve nematod problemlerinden kurtulmanın en iyi yolu ise sağlıklı fide ile bahçe tesis edilmesidir.
HASAT VE AMBALAJ
Hasat günün erken saatinde yapılmalıdır. Uzak pazara  gönderilecek çileklerde meyveler ¾ oranında kızardığı zaman hasat edilmeledir. Çilek ; meyveden tutmadan,meyve el ayasında kalacak şekilde, sapı tırnakla 1 cm kalacak şekilde kesilerek derilmeli ,1/2 ve  ¼  kg’ lık plastik kaplar ile pazara gönderilmelidir.

http://www.tarim.gov.tr/
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...