Avokado etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Avokado etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Şubat 2011 Cuma

AVOKADO YETİŞTİRİCİLİĞİ

AVOKADO YETİŞTİRİCİLİĞİ

Sema KÖSEOĞLU   Zir.Müh.
             Avokado herdem yeşil subtropik bir meyve türüdür. Avokadonun iklimsel istekleri turunçgillere benzer. Özellikle limon yetiştirme alanları bu meyve içinde uygundur. Meyvesi 200-600 gr. Ağırlığında oval yada armut şeklinde olup halk arasında Amerikan Armudu diye adlandırılır. Meyve eli açık sarı-yeşilimsi renkte olup % 7-25 oranlarında yağ içerir. Avokado esas olarak taze salata meyvesi olarak tüketilir. Ayrıca kozmetik sanayiinde de aranan ürünler arasındadır.
             
Yağ oranının yüksek olmasına rağmen daha çok doymamış yağ asitlerini içerdiğinden hazmı kolay ve kandaki kolesterol düzeyini düşürücü bir etkiye sahiptir. Ayrıca demir, kalsiyum ve vitaminleri içerir. Protein miktarı ise % 1-2 oranındadır.


YETİŞTİRİCİLİĞİ :
               Avokado yetiştiriciliğini sınırlayan en önemli iklim faktörü kış donlarıdır. Bahçe tesisinde don olayı görülen alanlarda ağaçların hava akımını sağlayacak şekilde ve güneye meyilli yerlere dikilmelidirler. Ayrıca avokadonun çiçeklenme ve meyve bağlama dönemindeki düşük sıcaklıklar ani sıcaklık değişimleri ve düşük hava nemi meyve tutumunu olumsuz etkiler. Sıcaklığın 30°C'nin üzerine çıktığı ve nisbi nemin % 50'nin altına düştüğü mayıs - haziran aylarında önemli meyve dökümleri görülür. İleri dönemlerdeki ani sıcaklık değişimleri de meyve dökümüne sebep olmaktadır.Kuvvetli rüzgarlar gevrek yapılı ağacına ve meyveye zarar verir. Böyle yerlerde dikimden önce rüzgar kıran tesisleri yapılmalıdır.
           Avokado yetiştiriciliği için en iyi toprak derinlikce zengin, drenajı iyi, taban suyu sorunu olmayan kumlu-tınlı ve alüviyal topraklardır. Toprak asitliği ise nötre yakın veya hafif asit karakterde olmalıdır.

ÇEŞİT SEÇİMİ :  Bahçede birden fazla çeşidin bulunması çiçeklerin tozlanması ve verimlilik için önemlidir. Çeşitler bahçenin iklim özelliklerine göre seçilmelidir. Çünkü soğuğa dayanaklılık bakımdan çeşitler arasında farklılıklar vardır. Ayrıca meyvenin hasat mevsimleri, taşımaya uygunluk ve ticari değeri de göz önüne alınmalıdır.
Ülkemizde yetiştiriciliği yapılan çeşitler Hass, Bacon, Fuerte ve Zutano sayılabilir. Çeşitlerle ilgili daha geniş bilgi Tarım İl ve İlçe Müdürlüklerinden elde edilebilir.


DİKİM :  Avokadolara verilecek dikim aralıkları, çeşide, iklim ve toprak özellikleri ile bakım iklime göre değişmekle beraber dağınık gelişme gösteren Fuerte ve Hass çeşitlerini 7x7 m, dikime gelişme gösteren Bacon ve Zutono gibi çeşitlerde ise 6x6 m ara ile dikilebilirler. Dikim soğukların geçtiği mart ayından nisan ayı ortalarına kadar yapılabilir. Dikimin sıcak zamana rastlaması fidanın tutma şansını azaltır.
Dikim sırasında fidanın torbası kesilerek çıkartılır, kıvrılmış kökler temizlenir. Fidanın toprağı dağıtılmadan 60x60 cm. ebatlarında açılan çukurlara dikim üst toprak ile yanmış olur gübresi karıştırılarak yapılmalıdır. Ayrıca fidanın üst toprak seviyesi arazi seviyesinin 3-5 cm üzerinde olacak şekilde ayarlanmalı, derin dikimden kaçınılmalıdır. Dikim sonrası bol can suyu verilir ve fidan yanana dikilecek bir hereğe bağlanır. Yazın güneş yanmalarından, kışın ise düşük sıcaklık ve kırağıdan kurumak amacıyla gölgeleme yapılmalıdır.
BAKIM İŞLERİ :
           Toprak işleme : Avokado yetiştiriciliğinde derin toprak işlemeden kaçınılmalı, goble disk, diskharo, rotövatör ve tozayağı gibi aletler kullanılmalıdır. Yabancı ot kontrolü için sık sık toprak işleme yerine uygun ot öldürücüler kullanılabilir.
            Gübreleme : Genç ağaçlar azotlu gübreleme her yıl artan miktarlarda ve dikkatli yapılmalı, gövdeden 20-50 cm. uzaklıktaki taç izdüşümüne verilmelidir. Her gübre uygulamasından sonra az ve kontrollü bir sulama yapılmalıdır. Genç ağaçlara verilecek azot miktarları şöyledir.
1. yıl - 250 gr. A.S. (Her iki sulamada 50 gr/ağaç A.S.)
2. yıl - 500 gr. A.S. (Şubat başı - Mayıs ve Haziran sulama veya yağmurlarla birlikte)
3. yıl - 750 gr. A.S. (Şubat - Mayıs ve Haziran sulama veya yağmurlarla birlikte)
4. yıldan itibaren Azotlu gübrenin yanı sıra fosforlu ve potaslı gübrelerde verilmelidir.       Bu gübreler TSP ve KSO4 olarak ağaç taç izdüşümü hizasına 10-15 cm. derinliğindeki banda verilerek kapatılır. Bir avokado ağacına 4 yaşından itibaren verilecek gübre miktarları ve uygulama zamanları Tablo 1'de görüldüğü gibidir.

Tablo - 1 : 4 yaşından itibaren avokado ağaçlarına önerilen gübre miktar ve uygulama zamanları.
Ağacın yaşı
Amonyum Sülfat gr/ağaç 
Triple Süper Fosfat gr/ağaç
Potasyum Sülfat gr/ağaç
4-7
Şubat başı 500-1000gr
Mayıs 250 - 500 gr.
Haziran 250 - 500 gr.
Ekim - Kasım 225-350
Ekim - Kasım 250 - 300
8-12
Şubat başı 1.750-2000
Haziran 750-1000
Ekim - Kasım 450
Ekim - Kasım 500
13 Yaş ve Yukarısı
Şubat başı -3000
Haziran -1500
Ekim - Kasım 500
Ekim - Kasım 750
    .       SULAMA :  İlk yıllarda çanak veya karık usulü sulama ile iklim ve toprak yapısına bağlı olarak 7-10 gün arayla su verilir. Ağaçlar verime başladığında karık usulü sulamaya geçilir. Bu yaşlarda havanın yağış durumuna göre sulamaya nisan - mayıs aylarında başlanabilir. Sulama aralığı ağacın yaşına ve toprak özelliklerine göre ayarlanır. En fazla su kullanımı Temmuz - Ağustos dönemidir. Bu dönemlerde ağaçların susuzluk çekmesi halinde şiddetli meyve dökümleri görülebilir.

BUDAMA : İlk yıl 70-75 cm yükseklikten tepe budaması yapılarak genç ağacın kuvvetli bir çatı oluşturması sağlanır. Bu dönemde birbirinden 10-15 cm uzaklıkta ve farklı açıda bulunan 3-4 dal seçilerek diğerleri çıkarılır. Ağacın iskeleti bu dallar üzerinde oluşturulur.
Verime yatmış ağaçlarda budama hasat işini kolaylaştırmak, dal kırılmalarını önlemek, obur dalları ve kuru dalları çıkarmak ve periyodiziteyi azaltmak için yapılır. 2-3 cm'den daha kalın kesim yerlerine aşı macunu sürülmelidir.
En uygun budama zamanı ise şubat ayıdır. İlk yıllarda Hass ve Fuerte gibi soğuğa hassas çeşitler soğuktan korunmalıdır. İlk yıllarda açan çiçekler kopartılmalıdır. Periyodizite gösteren çeşitlerde ise ürün yılı meyve seyreltmesinin yapılması faydalı olacaktır. Seyretme meyve çapı 2,5 cm olunca elle yapılır.
Avokado genel olarak 3-4 yaşındayken meyve vermeye başlar 10-12 yaşında ise tam verim dönemine girer. Ağaç başına çeşide ve bakım şartlarına 600-1500 kg. ürün alınabilir
HASAT : Avokadoda meyveler dalından koparıldıkları an yenemezler. Meyveler yumuşadıktan sonra tüketime hazır olurlar.
Hasat zamanı meyvedeki yağ oranıyla saptanırsa da meyvelerin dış görünüşüne bakarak da tespit edilebilir. Mor renkli meyvelerde renk yeşilden mora dönmeye başlar, yeşil kabuklu meyvelerde ise kabuk ve zemin rengi ile sapın sarımsı bir durum alması ve parlaklığın azalmasıyla anlaşılabilir. Meyveler uzun süre ağaç üzerinde kalabilirler. Meyvenin yumuşaması ise ancak hasattan sonra olur ve olgun meyveler yeknesak bir şekilde yumuşarlar.
             Zedelemeden toplanan meyveler bere yapmayacak kaplara toplanır ve paketleme yerinde seçilerek boylanır. Boylanan meyveler viyollere veya tek sıra halinde ince kağıtlara sarılarak karton kutulara ambalajlanır.
DEPOLAMA :  21 oC'de 6-12 günde yumuşayan meyveler 5 oC'de 30-40 günde yumuşar. Depolama sıcaklığı 4-7 oC arası olmalıdır. Daha düşük sıcaklıklarda meyveler zarar görür. Depo içi nispi nemi ise % 85-90 olmalıdır.
HASTALIK VE ZARARLARI :  Avokadonun en önemli hastalığı kök çürüklüğüdür (phytophthora cinnamoni rands) Bu hastalığın görülmemesi için bahçelerin ağır su tutan topraklarda kurulmaması gereklidir.
Avokadoların en önemli zararlıları Akdeniz meyve sineği, thrips, kabuklu bitler, unlu bit ve limon sıçanıdır.
Avokado Yetiştiriciliği ve hastalık ve zararlılarla mücadele konularında tarım il ve ilçe müdürlüklerine danışılabilir.
Avokado meyvesi Finike'de yetiştirilmekte. 

AVOKADO 

Amerika menşeli AVOKADO ‘nun tarımı ülkemizde de Antalya çevresinde de yapılmaktadır. Amerikan armudu olarak da isimlendirilen Avokado yararlı bir meyve. Antalya Finike ilçesinde faaliyet gösteren Bayram Uysal tarım işletmesi 25 yıl önce diktiği 500 avokado fidanından şimdi ürün almaktadır. Ürünlerinin tamamı Finike ve çevresinde tüketilmekte olduğunu söyleyen İşletme sahibi Bayram Uysal işletmelerinde beş cins Avokado üretildiğini, yazlık – kışlık, kabuğu pütürlü – cilalı, yeşil – gri kabuklu gibi türlerinin bulunduğunu söyledi. Her Cumartesi Finike Pazarında açtıkları tezgâhlarında ürettikleri avokadolarını taze taze tüketicilere direkt sunmaktalar. Avokadonun gösterişli ve bol yapraklı ağacının hassas olduğunu, ısı, nem, toprak ve su özelliklerinin önemini anlatan Bayram Uysal meyvesinin özelliklerini, faydalarını, tüketim şekillerini de aşağıdaki şekilde anlattı: Özellikleri: Avokado kabuğu yeşil, yenen kısımları beyaz, iri çekirdekli bir meyvedir. Avokado tam olgunluğa toplandıktan sonra erişir. Lezzetini anlamak için olgunlaşmasını beklemek gerekmektedir. Bunun için hemen tüketmek üzere satın alıyorsanız, yumuşak olanını seçmeniz gerekir. Seçerken aynı zamanda derisinin parlak ve kaygan olmasına, salladığınızda çekirdek sesinin gelmesine ve birkaç gün sonra tüketecekseniz sert olanı tercih ediniz. Faydaları: Kabızlığa karşı etkili, bağışıklık sistemini güçlendirici özellikleri bulunmaktadır. İçerdiği doymamış yağ asitleri kanda kolesterolün yükselmesini önler dolayısıyla kalp ve damar hastalıkları için en iyi doğal ilaçtır. Avokado, vücutta toksin maddeleri etkisiz hale getirerek yaşlılığa yol açan zararlı maddeleri yok eder. Yaşlanma sürecini yavaşlatarak hastalıkları önlemede önemli rol oynar. İçeriğinde bulunan protein, mineral ve vitaminler küçük çocukların ve hamile bayanların dengeli ve sağlıklı beslenmelerinde çok gerekli olan maddelerdir. Avokado, vücudun karbonhidrat, protein ve yağ metabolizmasında düzenleyici olarak görev yapar. 

Nasıl ve nerede kullanılır: 1. Meyve uzunlamasına ortadan kesilir. Ortadaki iri çekirdek çıkarılır. Meyve ince ince cips gibi doğranır veya ezilir. Tuz, kırmızı veya karabiber eklenir. Limon sıkılır karıştırılır. Arzuya göre biraz taze ya da kuru soğan kıyılarak ilave edilir, maydanoz ve domates ilave edilebilir. Salata gibi yenir, yağ istemez. 2.Soyulmuş ve ezilmiş avokado sarımsaklı yoğurt ile karıştırılır. Limon ilave edilmeden de yenilebilir. 3. Omlet yapılarak peynir yerine avokado konulur. 4. Mantar sote gibi sotesi yapılabilir. 5. Ezilmiş avokado bal ve ezilmiş cevizle karıştırılır. Bu takdirde tuz, limon, biber ilave edilmez. Bazı Öneriler: 1. Avokadoları soyduktan sonra kararmamaları için limonlu suda bekletin. 2. Saltalar için, avokadoları dilimlemek yerine bir kaşıkla oval parçalar çıkardıktan sonra üzerlerine limon sıkarak servis yapabilirsiniz. 3. Çabuk sos hazırlamak için, soyulmuş avokadoyu püre haline getirin. İçine 1 çorba kaşığı rendelenmiş soğan, 1 limonun suyu, tuz ve karabiber ekledikten sonra karıştırın. Havuç, salatalık ve kereviz ile servis yapılır. 4. Avokado tavuğa çok yakışır. Taze bir pidenin veya sandviçin içine haşlanmış tavuk, ince dilimlenmiş avokado, salata yaprakları, domates dilimleri, taze soğan konulur, arasına mayonez gezdirilir ve afiyetle yenilir.

Kaynak
Hürriyet

24 Ekim 2010 Pazar

Tropikal meyve üreten çok kazanıyor: İşte maliyeti


Tropikal meyvelere ilgi her geçen gün artıyor. Türkiye genelinde 4 bin dekarda üretilen tropikal meyveler, çiftçi için alternatif ürün olmaya başladı. En çok talebi ise altın çilek, pepino, papaya, avokado, ananas ve mango görüyor...

PEPİNO, papaya (ağaç kavunu), physalis (altın çilek), avokado, ananas, blue berry (yaban mersini), mango... Bunlar Türkiye’de yetiştirilmeye başlanan 26 çeşit tropikal meyveden sadece birkaçı. Tropikal meyveler yakın zamana kadar sıcak iklim bölgelerinden ithalat yoluyla geliyordu. Gerçi hala da büyük bir kısmı dışarıdan geliyor. Ancak son yıllarda Türkiye’de de üretilmeye başladı. Daha çok turizm bölgelerindeki otellerde ve lüks semtlerdeki manavlarda rastladığımız tropikal meyveleri artık market raflarında, manavlarda, kurutulmuş halleriyle aktarlarda bu meyveleri görmeye başladık.

Halen Türkiye’de yaygın olarak üretilen iki tropikal meyve var. Bunlar muz ve kivi. Muzun geçmişi daha eski. Kivi ise son 10 yıldır özellikle Karadeniz Bölgesi’nde fındık ve çaya alternatif ürün olarak hızla yaygınlaştı. Dergi olarak kivi ve muz haberini daha önce yapmıştık. Şimdi de üreticisine ciddi anlamda para kazandıran bu iki ürünün dışındaki tropikal meyvelerin Türkiye’deki şansını araştırdık.

Tropikal meyvelerin üretimi çok yaygın değil. Türkiye çapında sadece 4 bin dekarlık alanda tropikal meyve üretiliyor. Yani henüz resmi istatistiklere girecek boyutta bir üretim yok. Ağırlıklı olarak Mersin ve Antalya sahil şeridinde üreticilere rastlamak mümkün. Ancak son dönemlerde bazı meyve gruplarına Türkiye’nin her yerinden ilgi olduğu gözleniyor.

TROPİKAL MEYVE ÜSSÜ ALANYA

Tropikal meyve deyince akla gelen ilk yerlerden biri kuşkusuz Alanya. Zaten 4 bin dekarlık toplam üretim alanının büyük kısmı da bu ilçede yer alıyor. Alanya Ziraat Odası Başkanı Turgut Musluoğlu, "İlçemizde tropikal meyvelerden muz ve avokadodan sonra dragon fruit (ejder meyvesi), custard apple (Hint ayvası), longan (kedigözü), mangis, salak meyve olarak tanınan, görünümü fındığa benzeyen pondoh gibi 26 çeşit tropikal meyve yetiştiriyoruz" diyor.

Musluoğlu, Tükiye'de ilk kez Alanya Ziraat Odası Meyvecilik Üretim İstasyonu'nda yetiştirilen dragon fruit, custard apple, longan, mangis, salak pondoh, belimbing, jambu bangkok, jambu bıjı, rambutan rapiah meyvelerinin fidanlarını da kıyı bölgelere göndermeye başladıklarını söylüyor. Tropikal Meyve Üreticileri Birliği kurmak için hazırlık yaptıklarını açıklayan Musluoğlu, sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Halen Alanya’da 26 çeşit tropikal meyve üretiliyor. Üreticilerin bu alana daha fazla yönelmesi için tüketimin artması gerekiyor. Üretici seralarda da aynı reaksiyonu gösteriyor. Hangi tür karlıysa ona dönüyor. Avokado 20 yıldır üretiliyor ve 5 çeşidi var. Pepino da yaygınlaşmaya başladı. Son yıllarda papaya (ağaç kavunu) üretimi de artıyor. Guava, ananas, altın çilek, mango ise yeni yeni üretilmeye başladı. Küçük bahçeler var henüz. Alanya Ziraat Odası olarak 26 çeşit tropikal meyvenin fidelerini üretiyoruz. Bu alana girmek isteyen üreticilere eğitimler veriyoruz. Batı Akdeniz Araştırma Enstitüsü ile ortak çalışmalar yapıyoruz. Altın çilek, Başbakan’ın satın almasıyla medyatik oldu. Ancak üretimi henüz çok yaygın değil. Kürşad Tüzmen, ‘Mersin’de altın çilek ekiminin öncüsü oldum’ diyor. Ancak ondan önce Alanya’da altın çilek üretimi vardı. Tarım Bakanlığı bu ürünler için henüz destek vermiyor. Desteklense mutlaka üretimi artacaktır. Rahatlıkla dışarıya da ihraç edilebilir. Yeni üreticilerin bu alana girmesini tavsiye ediyorum.”

Antalya’nın diğer bölgelerinde ise durum biraz farklı. Buralardaki çiftçi ticari pazarı daha yaygın olan domates, biber, patlıcan, kabak gibi geleneksel ürünleri tercih ediyor. Antalya Ziraat Odası Başkanı Halil Ordu, tropikal meyvelerin henüz hallere ve pazara girebilecek hacme ulaşmadığını belirterek, “Antalya’daki üreticiler geliri yüksek domates, biber, kabak, patlıcan gibi sera ve tarla ürünlerine ilgi gösteriyor. Tropikal meyvelerse meraklıları tarafından yetiştiriliyor. Bir de marketlerin talebi üzerine. Büyük bahçeler ve hale girecek ölçüde üretim yok. Bazı tropikal meyveler Türkiye’nin damak zevkine uygun değil. Yaygınlaşması çok zaman alır gibi görünüyor. Yetiştirenler de zaten çoğunu otellere satıyor.”

ŞANSLI TROPİK MEYVELER

Halen tropikal meyvelerle ilgili Mersin ve Antalya’daki tarım müdürlükleri ve araştırma enstitüleri bazı çalışmalar yürütüyor. Pazar şansı en yüksek ürünler pepino, altın çilek, papaya, avokado, ananas ve mango olarak gösteriliyor. Bu ürünlerin hem yetiştirilmesi hem de pazar bulma şansı yüksek.

Batı Akdeniz Tarımsal Araştırmalar Enstitüsü Müdürü Suat Yılmaz, muz ve kivi dışındaki tropikal meyvelerin yaygınlaşmasının damak zevki nedeniyle zaman alacağını düşünüyor: “Üretim henüz çok az. Ciddi cirolar yok ortada. Pepino bir ara modaydı ama eski popülaritesini kaybetti. Tropikal meyve üretimi çok az olduğu için henüz pahalı. Ama yaygınlaşmaya başladığında makul fiyatlara gelecektir. Bu ürünlerin üretimi yakın zamanda olmasa da orta vadede yaygınlaşır.”

HAKKARİ’YE BİLE FİDAN SATIYOR

Alanyalı Bahtiyar Uzun, hem fidan satışı yapan hem de bahçesi olan bir girişimci. Aslında onun için tam bir tropikal meyve gönüllüsü denilebilir. www.tropikalmeyveler.com adlı internet sitesiyle tropikal meyveleri geniş kitlelere tanıtıyor. Pepino, altın çilek ve avokado fidelerinin satışını yapan Uzun, “Altın çilek Başbakan’ın satın almasıyla çok tanınır hale geldi. Hakkari’ye de Edirne’ye de fide gönderdik. Bu ürün domates ve biberin yetiştiği her yerde yetişebilir. Fide fiyatları 0.75-1 TL. Yılda 100 bin civarında fide satışı yapıyoruz. Çiftçiler, alternatif ürün olarak tropikal meyveleri gündemlerine almalı. Kazançlı bir iş olacak” diyor.

Dilimlenmiş ürünler market raflarında

İdeal Tarım, “Verita” markasıyla tropikal meyve pazarlıyor. Şirket, bu ürünleri ithalatın yanı sıra yerli üreticilerden de temin ediyor. Bir yandan da kendi tropikal meyve bahçelerini kurmak için de hazırlık yapıyor. Özellikle kivide uzman olan Verita’nın ürün çeşidi oldukça zengin. Tropikal meyvelerin tüketiminin zor olduğunu gören İdeal Tarım, dilimlenmiş, yemeğe hazır paketli ürünlerini piyasaya sürdü. Mango, hindistancevizi, avokado ve kivilerin dilimlenmiş halini zincir marketlerde bulmak mümkün.

İdeal Tarım Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Birincioğlu, Türkiye’deki tropikal meyve üretimiyle ilgili şu değerlendirmeyi yapıyor: “Ülkemizdeki üretim ihtiyacı karşılayamadığı için ithalat yapılıyor. Biz özellikle kivi konusunda önemli çalışmalar yaptık ve üretimin artmasına katkıda bulunduk. Ananas, altın çilek ve pomelonun, iyi bir çalışmayla ileride ihracatı yapılabilecek ürünler arasına girebilir. Ancak bunun için standart ve yaygın üretim olması lazım.

Aslında Türkiye tropikal meyve konusunda aslında kendine önemli bir şans yaratabilir. Bu ürünler çok uzak bölgelerden getirilip ağırlıklı olarak Avrupa pazarlarında satışa sunuluyor. Türkiye’de üretilse daha taze şekilde bu pazarlara ulaşmasını sağlarız. Ancak üretimin artması için üreticinin önünü görmesi lazım. Örneğin altın çilek henüz raflarda yaygın bir ürün değil. Önce talep gelecek ki üretici bu ürüne yönelsin. Belli bir üretime ulaşılıp maliyet-fiyat dengesi oluşturulabilirse dış pazarlara kolaylıkla satılabilir.”

Tropikal meyve bahçesi kaça kurulur?

Tropikal meyvelerin hem ağaç hem de bitki türleri mevcut. Ağaç fideleri 15-20 TL arasında değişiyor. Bir dekara ortalama 20 ağaç dikilebiliyor. Sadece fide maliyeti 400 TL. Bitki türlerinde ise fidelerin fiyatı 0.5-1 TL arasında değişiyor. Bir dekara bin adet fide ekilebiliyor.

Meyve türüne göre dekar başına maliyetler değişiyor. Örneğin bir altın çilek bahçesi 3 bin 500, fejeyo 6 bin, pepino ise bin 500 TL’ye kurulabiliyor. Tropikal meyve bahçesi kurmanın maliyeti bin 500 ile 6 bin TL arasında değişiyor.

Dilimli tropikal meyve fiyatları (125 gram/TL)
Mango 4.90
Hindistancevizi 3.45
Ananas 3.45
Kivi 3.45
Karışık 4.44

Dilimsiz tropikal meyve fiyatları (Kg/TL)
Altın çilek 60
Passiflora 45
Pepino 20
Fejoya 60
Guava 100
Kudret narı 40
Ananas 10
Avokado 10
Hindistancevizi 15
Mango 15
Zencefil 13

Belli başlı tropikal meyveler
Ananas
Avokado
Blu berry
Curuba
Çerimoya
Durian
Fejoya
Granadilla
Guava
Hindistancevizi
Jack
Jambu
Kaju cevizi
Kankat
Karambola
Kiwano
Kivi
Kuşkonmaz
Liçi
Lime
Mango
Mangosten
Muz
Papaya
Passiflora
Physalis (altın çilek)
Pikan cevizi
Pitaya
Pomelo
Rambutan
Tamarillo
Zencefil

Haber Kaynağı: Tarim.com.tr
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...