2 Kasım 2010 Salı

Altın Elma - Ambarella

Ambarella / Golden Apple (Spondias dulcis)


Altın Elma, Ambarella veya Domuz Eriği gibi isimlerle bilinen, kışın yapraklarını döken bir ağaçtır. Son zamanlarda çok popüler olan tropik meyveler listesinde önemli bir yeri vardır. Süs ağacı olarak da kullanılan bu meyve ağacının boyu , 12-18m yüksekliğe ulaşabilir ve çok hızlı büyür. Soğuk sezonda yaprakları dökülmeden önce parlak sarı renge dönüşür. Küçük beyaz çiçekleri büyük salkımlar şeklinde oluşur ve erkek dişi çiçekler aynı ağaçta bulunur. Uzun saplı meyveler salkım şeklindedir.
Meyve henüz yeşil iken toprağa düşer ve bu birkaç hafta sürer. Olgunlaştığında meyve altın sarısı bir renge dönüşür. Büyük ve yassı bir çekirdeği vardır. Olgunlaştığında Ananas –mango benzeri çok hoş bir kokusu vardır. Kabuğa yakın kısımlar oldukça acıdır. Çekirdeğe doğru ise daha tatlıdır.


Nasıl Yetiştirilir


Ağaç , nemli tropikal ve yarı tropik alanlarda yetişir ve yılda 2m kadar boyu uzar. Drenaj iyi olduğu sürece her türlü toprak çeşidinde yetişebilir. Alkali topraklarda bazen mineral eksikliğinden dolayı sorun yaşayabilir.

Ağaçlar genç iken soğuğa çok duyarlıdır ve kuvvetli rüzgar ve dondan korunmalıdır. Hafif gölge alanlarda da meyve vermesine rağmen tamamen güneş gören yerlerde çok iyi yetişir
Çekirdeklerden kolaylıkla yetiştirilebilmektedir. Çekirdekler yaklaşık 4 haftada çimlenir. Fidanlar 4 yaşlarında meyve vermeye başlar.


Kullanım alanları

Olgunlaşmamış meyveler turşu , marmelat , sos, çorba yapımında kullanılırlar. Genç Ambarella yaprakları çok asitlidir ve taze olarak tüketilir. Endonezya’da ise yapraklar haşlanır ve tuzlu balık ve pirinç ile birlikte tüketilir. Bazen de eti yumşatmak için etle beraber pişirilir.



http://www.tropikmeyveci.com

Durian Genel Bilgiler





Genel Bilgiler


Durian, Orijini Brunei, Malezya ve Endonezya olan tropikal bir meyvedir. Güneydoğu Asya’da çok yaygındır ve büyüklüğü, benzersiz kokusu! , biraz da ürkütücü görünümünden dolayı Meyvelerin Kralı olarak isimlendirilir. Meyve 30 cm uzunluğunda ve 15 cm çapında olabilir. Ağırlığı ise 1-3 kg arasındadır. Şekil olarak yuvarlak veya yumurta şeklinde olabilmektedir. Rengi ise yeşil ile kahverengi tonlarda olabilir. Meyve eti is solgun sarıdır.

Yenilebilir meyve eti kendine özgü bir koku yayar. Bu koku çok güçlü ve keskindir. Hatta taze olduğunda bile aynı kokuya sahiptir. Bu nedenle birçok ülkede toplu taşıma araçlarında taşınması yasaklanmıştır.

Durian ağaçları 25-50 m kadar boylanabilen devasa ağaçlardır. Yaprakları her zaman yeşildir ve dökülmez. Geniş sarımsı yeşil tüylü çiçekler çok miktarda balözü içerirler ve ağır , ekşimsi bir kokuya sahiptirler.

Mangosteen (Garcinia mangostana L.)

Mangosteen (Garcinia mangostana L.)



Mangosteen (Garcinia mangostana L.)



Önceki aylarda yapmış olduğum mini ankette siz ziyaretçilerimize , tadını en çok beğendiğiniz meyvenin ne olduğunu sormuştuk. Bu ankette, beklediğim gibi Mangosteen 1. Liçi de 2. sırada yer almıştı. Mangosteen' i ülkemizde yetiştirebilmek pek mümkün olmasa da sizlere tanıtmak istedim. Umarım birgün bu olağanüstü güzel görünümlü ve harika bir tada sahip meyveyi tadabilirsiniz. Aşağıdaki yazıda güzel görünüm ve tadının yanında Mangosteen 'in ne kadar önemli içeriklere ve faydalara da sahip olduğunu göreceksiniz.

Mangosteen Güney Asya kökenli ultra tropikal bir meyvedir. Küçük morumsu meyvelerinin görünüşü ve harika tadı dolayısıyla Tropikal Meyvelerin Kraliçesi olarak isimlendirilir. Mangosteen ağacı yaklaşık 10 yaşından itibaren meyve vermeye başlar. Meyve iki kısımdan oluşur; Dışında kalın morumsu ve yumşak bir kabuk bulunur, iç kısmında ise süt beyazı renkte ve yenilen meyve eti bulunur. Mandalina şeklinde dilimlerden oluşur (5-7 dilim) ve bu dilimlerin bazılarının içinde de büyük bir çekirdek bulunur. Çekirdek bulunan dilim diğerlerinden büyüktür.


İçeriğinde bulunan Xanthone ‘ un(Çok güçlü bir antioksidan) bağışıklık sistemini güçlendirmesi bakımından C ve E vitaminlerinden daha etkili olduğu düşünülmektedir. Bu antioksidanlar; Vücuttaki hücreleri onarmasının yanında beyin, kalp ve ciğer gibi organların da düzenli çalışması yönünden de çok faydalıdır. Kanseri önleyici etkisi olduğu düşünüldüğünden dolayı son zamanlarda hakkında birçok bilimsel araştırma yapılmaya başlanmıştır ve çalışmaların birçoğundan , insan sağlığına sanılandan daha etkili olduğu ortaya çıkmıştır. Güney Asyada sivilce gibi birçok cilt probleminde kullanılmaktadır. Alerji ve astımdan kurtulmaya yardımcı olduğu da görülmüştür. Hala araştırmalar sürmekte ve bu etkilerinin tıbbi olarak kanıtlanmaya ihtiyaç vardır fakat gerçek olan tek şey inanılmaz derecede yüksek bir antioksidan içeriğinin olduğudur.

İsmindeki mango kelimesinden dolayı Mango meyvesi ile benzer olduğunu düşünebilirsiniz ama kesinlikle Mango ile hiçbir benzerliği yoktur.


Ultra tropikal bir meyve olduğundan Dünyada sınırlı ülkelerde üretilir. Bunlar; Tayland, Malezya, Filipinler, Brezilya ve Hindistandır. İklim kuşağında da görüldüğü gibi ağaçlar 5 derecenin altında yaşayamazlar. Genç fidanlar ise 10 derecenin altında hayatta kalamaz. Yüksek nem gereksinimi vardır ve yağmurlu iklimleri sever. Kuraklığa da dayanıklı değildir. Bu nedenle ülkemizde yetişebilecek bir tür değildir. Soğuğa dayanıklı bir türden bahsedilse de ben henüz ulaşabilmiş değilim. Mangosteen, Temmuz-Ekim ve Nisan-Haziran olmak üzere yılda 2 defa ürün vermektedir. Çok az ülkede üretildiğinden dolayı da en pahalı tropikal meyvelerden biridir.



http://www.tropikmeyveci.com/

Tamarind (Demirhindi)





Tamarind (Demirhindi)


Tamarind (Tamarindus indica)-Demirhindi


Genel Bilgiler


Tamarind , Arapçada 'tamr hindi' , yani Hint Hurması olarak bilinir. Bizim dilimize de Demirhindi olarak geçmiştir. Kökeni, Afrikanın kuru tropik iklime sahip doğu kesimleridir. Osmanlı mutfağında da çok önemli bir yere sahip olan Demirhindi Şerbeti bu meyveden yapılmaktadır. Özellikle Hindistan ve Mısır’da önemli miktarda yetiştirilmekle birlikte hemen hemen bütün tropik bölgelerde bulunmaktadır. Özellikle estetik (muhteşem çiçekleri –sarı ve hafif pembemsi, değişik yaprakları) , heybetli görünüşü (20-25 m boylanabilir) ve meyvelerinin lezzeti dolayısıyla en beğendiğim ağaçlardandır. Mısırda ve Bombay sokaklarında bolca görmek mümkündür.

Diğer birçok meyvede söylediğimiz gibi içeriği dolayısı ile insan sağlığına mucizevi faydaları vardır. Hem meyvesi hem de ağacın bütün bölümleri (yaprağı, kabuğu, çiçeği) çok şifalı içeriklere sahiptir. Meyveleri kahverengi ve 12-15 cm uzunluğunda baklagiller görünüşlüdür. Sert çekirdeklere ve olgun Tamarind mayhoş bir tada sahiptir. İçerik olarak aşağıdaki elementleri yüksek miktarda içermektedir.

Bunlar;

Tartarik ve malik asit , pektinin yanında bir fincan meyvede aşağıdaki miktarda besleyici içerik barındırır.

İçerik

Miktar

Kalori

143

Karbonhidratlar

37 g

Diyetsel Lif

1.3 g

Vitamin C

17.8 mg

Vitamin E

0.3 mg

Kalsiyum

25.1 mg

Magnezyum

10 mg

Sodyum

17.6 mg

Fosfor

5 mg

Potasyum

67.8 mg

Faydaları

Bu içeriklerden dolayı Tamarindin insan sağlığına aşağıdaki fayadaları sağlar:

Sindirim Sistemi Üzerindeki Etkileri
Tamarind meyvesi doğal formda tüketildiğinde sindirim sistemine aşağıdaki gibi yardımcı olur.

  • Kabızlığın giderilmesi yönünden çok faydalıdır.
  • Tamarind Meyvesi tüketimi basurdan kurtulmaya yarar.
  • Tamarind Meyvesi az su ve karabiber, karanfil ve cardamom (Kakule) ile karıştırıldığında iştah açıcı olarak mükemmel bir etkiye sahiptir
  • Safra kesesi sorunlarında en iyi doğal ilaçtır.
  • Ayrıca Tamarind Meyvesi özellikle çocuklarda bağırsak kurtlarından kurtulmak için kullanılan mükemmel bir çözümdür.

Mükemmel Vitamin C kaynağı
Tamarind meyvesi C vitamini bakımından son derece zengindir ve c vitamini eksikliğinden kurtulmak için doğal bir çözümdür.

  • İskorbüt gibi C vitamini eksikliğinden dolayı ortaya çıkan hastalıkları vücuttan uzak tutmak için doğal bir çözümdür. (Özellikle eski zamanlarda denizcilerde ortaya çıkmaktaydı)
  • Bağışıklık sistemini güçlendirir ve ateş düşürmeye yardımcıdır. Tamarind , biraz süt, hurma, şeker, cardamom (Kakule) ve az kafur ile kaynatılarak içilir.
  • Tamarind meyvesi solunum yolu hastalıklarında kurtulmak için de kullanılır. Tamarind meyvesi sulandırılarak, yarım çaykaşığı karabiber ve tuz eklenir ve sıcak içilir. Bu sadece solunum yollarını değil tüm vücuttaki zararlı antioksidanları temizler.

Zengin bir Antioksidan Kaynağı
Tamarind meyvesi zengin antioksidan içeriği ile doğal olarak kansere karşı vücudu korur.


Kolesterol ve Kan Şekeri için Tamarind Meyvesi

Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalar Tamarind meyvesinin kolesterol seviyesinin dengede tutulmasında çok faydalı olduğunu göstermiştir. Böylece vücudu kardiyovasküler hastalıklardan korumaktadır. Ayrıca kan şekerinin dengede tutulmasında faydaları ispatlanmıştır. Bu çalışmalar henüz insanlar üzerinde denenmemiştir.

Son olarak kaynatılan Tamarind meyvesi gargara olarak kullanıldığında boğaz ağrısını tedavi edici bir özelliğe de sahiptir.

Tamarind Yetiştiriciliği

Tamarind 20-30 m boylanabilen büyük bir ağaçtır. Gövde kalınlığı 2m kadar olabilmektedir. Gövde düz ve ağaçlar çok uzundur. Mart-Mayıs arası çiçeklenirler ve muhteşem görünüşleri vardır. Yaprakları ise soğuk nemli havada ve güneş battığı zaman kapanır.

Her zaman yeşil olmakla birlikte soğuk iklimde yapraklarını dökebilirler.

Tamarind yarı kuru tropikal iklim şartlarında rahatlıkla yetişir. Yine de yağmurlu ve nemli tropikal alanlara da rahatlıkla uyum sağlar. Genç fidanlar soğuğa karşı çok hassastır ve -2 dereceden sonra ciddi hasar görürler. Her türlü toprakta yetişme özelliğine sahip Tamarind en iyi , drenajlı ve hafif asitli topraklarda yetişir. Kuraklığa son derece dayanıklıdır ve tropik, yarı tropik bütün iklimlere uygundur. Fidanlar dikildikten 3-4 yıl sonra çiçeklenmeye başlarlar.

Tohumlardan üretilen Tamarindler, en iyi 25° C sıcaklıkta ve nemli toprakta çimlenirler. Çimlenme 7-14 gün arasında gerçekleşir.


Tamarind ağacı güney illerimizde rahatlıkla yetiştirilebilir.


http://www.tropikmeyveci.com/

Feijoa (Kaymak Ağacı)


Feijoa (Kaymak Ağacı)




Feijoa Fidanı Yetiştiriciliği şu an için üzerinde çalıştığım en önemli projelerden biridir. Ülkemizde henüz profesyonel olarak yetiştirilmeyen Feijoa meyvesinin, yapılan çalışmalar sonucunda, ticari değeri olan türlerinin çoğaltılması ile birlikte ilerki yıllarda çok popüler olacağına inancım sonsuzudur.
Türkiye' de satılan Feijoa türlerinin , genellikle peyzaj için kullanılan ,meyvelerinin küçük ve ticari değerinin pek olmadığını söyleyebilirim. İnternet ortamında yaptığım çalışmalarda Avustralya , Yeni Zelanda ve USA' da ticari ve daha iri meyveli kültür türleri olduğunu öğrendim ve bunları temin ederek çoğaltma çalışmalarına başladım.
Şu anda yetiştirdiğim ve çoğaltma çalışmalarını sürdürdüğüm türler; Mammouth, Triumph, Apollo, Gemini ve Dufy ' dir. 2010 yılı içersinde bu bu türlerden oluşan bir bahçe tesis etmeyi planlıyorum. Feijoa Bahçesi kurmak isteyen değerli üreticilere de her türlü yardımı sağlamayı düşünüyorum.

Feijoa Ağacına karşı duyduğum ilginin hikayesini sizlerle paylaşmadan Feijoa Yetiştiriciliği ile ilgili teknik bilgilere geçmek istemedim.
Bir gün Mısır Çarşısının arkasındaki süs bitkileri ve fidanların satıldığı dükkanları gezerken bir yazı gördüm. İlk defa duyduğum bir isimdi "Kaymak Ağacı". Nasıl bir bitki olduğunu internetten araştırdığımda, gördüğüm çiçeklere hayran oldum. Ağacın gerçek ismi "Feijoa" idi. Bir hafta sonra satın almak için tekrar aynı dükkana gittiğimde sadece 1 tane hasar görmüş bir fidan kalmıştı. 25 TL verdim sıkı ! bir pazarlık sonucu. Gerçek fiyatı 50 TL imiş. Belediye'nin fidanlığında 120 TL idi aynı fidan. Sevinç ve heyecanla eve geldim ve büyük bir saksıya yerleştirdim.

Takip eden yılda 25 adet 3 yaş fidan temin ederek Yalova'daki bahçeye diktim. Maalesef diktikten 1 hafta sonra yağan kar fidanları yaktı. İlkbaharda tekrar filizlenerek büyüdüler fakat dallar soğuğa dayanıklı olmadığı için bir sonraki kış bazı fidanlar kurudu. Bakalım gelecek yıl bitki antifirizi ile dondan zarar görmesini engelleyebilecekmiyim? Diğer taraftan başka bir bahçeme diktiğim 6 yaşında 2 tane , 4 yaşında 1 tane ve Mısır Çarşısından aldığım ilk ağacım sorunsuz olarak büyümeye devam ediyorlar. Ama gözlemlerime göre rüzgar almayan ve fazla don tehlikesi olmayan yerlerde rahatça yetiştirilebilecek bir ağaç.




FEİJOA : [Feijoa(Acca) sellowiana ]



GİRİŞ

Ülkemizin çeşitli ekolojilerinde çok sayıda bağ-bahçe türüne dahil bitki yetişebilmektedir. Dünyada bilinen ve ticari amaçla yetiştirilen türlere ve bu türlere dahil binlerce çeşidin yarısından çoğu Türkiye’de yetişmektedir. Gerek ticari amaçlı gerekse amatörce ve ev bahçelerinde yetiştirmeye uygun yeni tür ve çeşitlere her yıl yenileri eklenmektedir. Bu yeni tür ve çeşitlerin önemli bir kısmı çoğunlukla yurt dışında,bir ölçüde de yurt içindeki tarımsal araştırma kuruluşlarında yürütülen ıslah programlarında elde edilmektedir. Diğer bir bölümü de dünyanın çeşitli ülkelerinde doğal olarak yetişen tür ve çeşitlerin kültüre alınmalarıyla elde edilmektedir. Doğada mevcut olan ancak kültüre alınmamış olan çok sayıda bağ-bahçe bitkisinin de gelecek yıllarda insanlığa sunulması beklenmektedir. Özellikle Çin ve Güney Amerika’dakiler gibi nispeten bakir ormanlarda bu türlerin olabileceği tahmin edilmektedir.

Türkiye’yi bir bağ-bahçe bitkileri cenneti olarak tarif etmek mümkündür. Yurdumuzda yetişebilen çok sayıda meyve ve sebze tür ve çeşit çokluğu ile yıllık üretim miktarları bu görüşe haklılık kazandırmaktadır. Birçok önemli meyve ve sebzenin üretimi yönünden Türkiye ilk 5-10 ülke içine girmektedir.

Tarımsal araştırma kuruluşlarımız son yıllarda üreticilerimize yeni türler kazandırmışlardır. Bunların başında kivi ve avokado gelmektedir. Çok sayıda ıslah edilen yeni üzüm çeşidi, yurt dışından sağlanan şeftali-nektarin,elma,armut,kiraz,erik,kayısı gibi yaprağını döken meyve türleri çeşitleri üreticimiz ürünlerine değer katmıştır.

Son yıllarda, Yalova-Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü’nde yürütülen çalışmalarla kividen sonra “FEIJOA” türünün de yetişme koşulları belirlenerek üreticilerimize sunulmuştur. Yaprağını dökmeyen bu yeni meyve türü ticari yetiştiricilikle kapama bahçeler yanında amatörce ve ev bahçe yetiştiriciliği ve bahçe düzenlenmesinde de yararlanabilecek bir türdür.

Bu küçük kitapçık,bu yeni meyve türünü ilgilenenlere tanıtmak ve özellikleriyle yetişme ortamı ve tekniklerini ortaya koymak amacı ile hazırlanmıştır. Bu yeni türe ilgi duyan üreticiler ve kullanıcılara yararlı olmasını dileriz.

Orijini

Feijoa (Feijoa sellowiana ya da Acca sellowiana ) Myrtaceae familyasına dahil olan bir türdür. Anavatanı Güney Amerika’dır. Brezilya, Paraguay, Uruguay ve kuzey Arjantin’de doğal olarak yetişmektedir.

Avrupa’ya 19.asrın sonlarında getirilmiştir. Bu yüzyılın başında da Avrupa ve özellikle Akdeniz ülkelerindeki arboratum ve botanik bahçelerinde yer almaya başlamıştır. (Pugliano,1987)

Ticari olarak yetiştirildiği ülkelerin başında ABD (Kalifornia ve Florida ),Yeni Zelanda, İsrail ve İtalya gelmektedir. Benzer iklimi olan diğer bazı ülkelerde de bazı koleksiyonlarda bitki yer almaktadır.

Botanik Özellikleri

Ağaççıklar 3-4 m boylanırlar. Topraktan itibaren dallanma eğilimindedirler. Dip sürgünleri temizlenmezse iri gövdeli toplu bir çalı formu alırlar. Bitkiler kışın yapraklarını dökmezler, her dem yeşildirler.

Yapraklar 4-6 cm boyunda ve ovaldirler. Sert yapılı ve gevrek olan yaprakların üst yüzleri parlak koyu yeşil, alt yüzleri hafif tüylü ve grimsidir. Dalları yanlara doğru büyür ve çok gevrektir.

Çiçekleri bu bitkinin en dikkat çekici organlarıdır. Çok güzel,büyük çiçekleri vardır. Tomurcuklar yaprak koltuklarında oluşur ve çiçek sapları 3-4 cm uzunluğundadır. Taç yaprakları 5 'li, uzun ve dışları beyaz renklidir. İç ve dip kısımları kırmızıdır. Stamenleri dik, uzun iplikler şeklinde, koyu kırmızı renkli ve çok sayıdadır.(her çiçekte 80 civarında) .Polen kesecikleri iri ve sarı renklidir. Çiçekler toplu olarak bulunur ve açarlar. Bu nedenle çok dekoratif ve göz alıcıdırlar. Fizyolojik olarak da hermefrodit (kendine verimli) dirler. Çiçeklenme Yalova ekolojisinde Haziran başında başlar ve 1,5-2 ay devam eder. Bu dönemde beyaz-kırmızı çiçekleri ve canlı yeşil yaprakları ile çok dekoratif olurlar. Çiçekler kendi kendini dölleyebildiği halde karşılıklı tozlanma ile daha iyi meyve tutarlar. Ağaçlar 3 yaşından itibaren çiçek açmaya meyve vermeye başlarlar. İleri yaşlarda her ağaçta,yüzlerce hatta binlerce çiçek bulunur. Bu dönemde canlı yeşil yaprakları ve çok sayıda iri kırmızı-beyaz çiçekleri ile çok çekici görünüm alırlar. Bu görünümleri ile de peyzaj mimarlığında yararlanılırlar.

Meyveler oval veya yuvarlak şekillidir. Önceleri mat renkli olurlar. Güneş gören kısımları kırmızımsı renk alırlar. Ancak kabuk mat ve mumsu bir tabaka ile kaplıdır. Meyve eti kendine özgü aromalı ve çok kokuludur. Meyve tutumundan sonra meyve gelişmesi çok yavaş olur. Meyve gelişme dönemi sonuna doğru birden irileşir. Bu dönem hasattan 3-4 hafta önceye rastlar. Olgunlaşan meyveler kendiliğinden dökülürler. Ancak hasat edilen veya olgunlaşıp dökülen meyveler hemen yenemez. Meyve klimakterik meyve özelliği gösterir. Hasattan sonra yenebilir duruma gelmesi(yeme olumuna gelmesi) için belirli bir süre (bir hafta) oda sıcaklığında bekletilip olgunlaştırılması gerekir. Olgunlaşma süresini kısaltmak için meyve etilen ile muamele edilebilir.

Besin Değeri:

. Meyve eti düşük kalorilidir.(şeker oranı %7-12). Besin değeri yönünden C vitamini ve Ca minerali yönünden zengin sayılır. Meyvenin en önemli özelliklerinden birisi iyot içeriğinin yüksek oluşudur. Bazı yayınlarda bu miktarlar 3 mg/100 g meyve eti olarak bildirilir. Bu özelliği nedeniyle de guatr hastalığı tedavisinde kullanıldığı belirtilmektedir Meyveler daha çok taze olarak tüketilir. Diyet yönünden 100 g meyve eti 35 kalori verir.

Feijoa Fidanı üretimi

Üretimde tohumlardan yaralanılır. Ancak çapraz tozlanma olduğundan açılım gösterir. Tohumların çimlendirilmesi ile elde edilen çöğürlerden istenen özellikleri taşıyanlar seçilebilir veya daha önceden (başka ülkelerde) seçilmiş olan çeşit veya tiplerle çöğürler aşılanarak fidan elde edilir. Tohumlar çok küçük ve meyveler de az sayıda olduğundan fazla meyve gereklidir.

Diğer bir fidan üretim yolu yapraklı çeliklerin köklendirilmesidir. Ancak çeliklerin köklenmesi zordur. Köklenme oranını arttırmak için çelikler 1000 ppm IBA ile (Stefano 19993) çubuk daldırma yapılmalıdır. En uygun köklenme zamanı Eylül ayında çeliklerin alınmasıdır. Yapraklı çelikler hormon uygulanmasından sonra mist altında köklendirilirler. Köklenen çelikler önce küçük saksılara dikilirler. Daha sonra,daha geniş kaplara şaşırtılarak geliştirilirler.

Feijoa fidanı temin etmek isteyen üreticiler Yalova Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsüne başvurabilirler.(Tlf:0-226-8141005-8142520)

Feijoa Yetiştirme Tekniği

İklim istekleri yönünden Feijoa’lara en yakın bitki zeytindir. Sıcaklık isteği zeytine yakındır. Yapraklarını dökmemesi de zeytine benzer. Zeytin kadar olmasa da kışın –7 °C ye kadar soğuklara dayanabilir. Su isteği zeytinden biraz fazladır. Bu benzerlikler nedeni ile zeytin alanlarında kolayca yetiştirilebilir. Deniz seviyesinden 600-700 m yükseğe kadar çıkabilir. Sürekli sert ve kuru rüzgar alan yörelerden kaçınılmalıdır. Hasattan önce oluşabilecek don(-2 °C ve daha aşağı ) meyvelere zarar verir. Kış aylarında yağan kar, yapraklar ve sürgünlerde tutulacağından ağırlık nedeniyle dallar kırılabilir. Bu gibi durumlarda sürgünler ve dallar çepeçevre birkaç sıra iple bağlanmalıdır.

Toprak istekleri yönünden fazla seçici değildir. Kuvvetli saçak ve kazık kökleri toprağa iyi dağılır ve sömürür. Bununla birlikte derin kireçsiz ve süzek topraklarda iyi gelişir. Kuru topraklarda gelişmesi zorlaşır.

Bahçe tesisinde bitkiler 4-5x2-3 m aralık ve mesafe ile dikilirler. Direk,herek veya tel gibi destek sistemine ihtiyaç göstermezler. Ancak bazı bitkilerin dal ve sürgünleri çok gevrek olur. Meyve ağırlığı veya rüzgar yükü nedeniyle kırılabilirler. Bunu önlemek için ya gövdeye yakın dikilecek kuvvetli bir hereğe veya dallar karşılıklı olarak birbirlerine bağlanmalıdırlar.

Feijoa´yalar karşılıklı tozlanma ile daha iyi meyve tutar. Çapraz tozlanan çiçeklerin %60-90 ı meyve tutar. Bu nedenle bahçe tesislerinde birden fazla çeşit kullanılmalıdır. Tozlanmada daha çok arıların etkisi olduğu anlaşılmıştır. Bu konu yetiştiricilikte dikkate alınmalıdır.

Feijoa bitkileri 50-60 yıl yaşayıp meyve verirler. Bir dekara 66-110 bitki dikilebilir. Verimi de 550-1800 kg/da arasında olabilir (Babaev 1994). Ağaçlar yerden 30-40 cm yüksekten taçlandırılırlar. Yanlara doğru eşit aralıklı 3-5 yan dal bırakılır. Daha sonra doğal gelişme formuna bırakılırlar. Bununla birlikte aşağıya doğru büyüyen,bitki iç kısımlarını kapatan sürgünlerle dip sürgünleri düzenli olarak temizlenir. Sıra üzerine doğru büyüyerek kültürel işlemleri aksatan sürgünlerle meyvesiz (obur) sürgünler de ayıklanabilirler.

Gübreleme bitkinin düzenli gelişmesi ve meyve vermesi için zorunludur. Bunda esas meyve ve sürgün gelişmesi ile topraktan kaldırılan minerallerin geriye verilmesidir. Yaprak analizlerinde optimum-eşik değerler henüz belirlenmemiştir. Bununla birlikte yeterli miktar ve kalitede ürünü sürekli alabilmek için Yeni Zelanda da dekara her yıl 10 kg N, 8 kg P O ve 10 kg K verilir. Ayrıca kök gelişmesini teşvik etmek ve toprağın su tutma kapasitesini artırmak için organik madde (ahır gübresi) de verilmelidir.

Hastalık ve zararlıları ülkeden ülkeye farklılık gösterir. Yetiştirildiği bütün ekolojilerde düzenli ve sürekli mücadeleyi gerektiren belirli hastalık ve zararlıları yoktur. Her ekolojide o koşullara özgü bazı hastalık ve zararlılar bitkilere zarar verebilirler. Değişik ülkelerde karşılaşılan hastalık ve zararlılar şunlardır:

-Meyve ve çiçeklerde:Botrytis cineraea

-Köklerde :Phytophthora ve Pythium

-Yapraklarda :Sphaceloma sp.,

Diğer zararlıları da Ceroplastes sinensis, Labidostomus taxicornis, Lachnea sp., Clitra sp.ve Ceratitis copitata sayılabilir.

Zararlanma daha çok bazı zararlıların yapraklarla beslenmesi şeklinde görülür. Zararlı ve hastalığın varlığı ve şiddetine göre mekanik veya kimyasal mücadele yapılır. Öneğin salyangozlar nemli bölgelerde yapraklara tırmanarak zarar verirler. Bunlarla daha çok mekanik (el ile) mücadele edilmelidir. Kimyasal mücadelede ise dikkatli olunmalıdır. Feijoa’lar yaprak dökmedikleri için uygulanacak ilaçlar yapraklara zarar vermemelidir. Bazı koşnil türleri ile savaşımda bu duyarlılığa özen gösterilmelidir.

Feijoa Çeşitleri

Diğer bütün meyve türlerinde olduğu gibi feijoalarında seçilmiş ve isimlendirilmiş tipleri vardır. İri meyveli,düzgün şekilli,kabuğu düz, ağaç gelişimi düzgün olan bu tipler değişik ülkelerde seçilmişlerdir. Meyve ağaç özelliklerinin yanında olgunlaşma zamanları da farklıdır. Değişik ülkelerde seçilmiş olan klonlar ve çeşitlerin başında Gemine, Apollo, Mammoth, Triumph (Yeni Zelanda); Coolidge, Superba ve Choiceona (ABD) sayılabilir.

Triumph çeşidi Yeni Zelanda orjinlidir. Meyve ağırlığı 80-100 g civarındadır. Geççi bir çeşittir. Ekim sonu veya kasım içinde olgunlaşır,hasat edilebilir. Daha çok sanayi kullanımına uygundur. Normal meyve tutumu için tozlayıcıya ihtiyaç gösterirken iyi tozlayıcı Mammoth’dur.

Mammoth çeşidi Triumph’dan önce olgunlaşır. Bu tarih Ekim ortası ve sonrasıdır. Meyve şekli değişkenlik gösterir. Bu çeşit kendine verimli olsa da en iyi Triumph’la tozlanır. Ticari potansiyeli en yüksek çeşittir. Meyve ağırlığı ortalama 80 g dır.

Apollo kendine verimli ve çok kuvvetli gelişen bir çeşittir. Meyve şekli oval,kabuk parlak yeşil ve irilik nispeten homojendir. Mammoth çeşidinden 15 gün önce olgunlaşır.

Gemini çeşidi kısmen kendine verimsizdir. En iyi Apollo ve Triumph’la tozlanır. Gelişmesi orta,verimliliği iyidir. Erkencidir. Eylül ortasından itibaren hasat edilir. Mammoth çeşidinden yaklaşık 1 ay önce olgunlaşır. Tohumundan elde edilen çöğürlerden üstün nitelikli fertler seçilebilir.

Olgunlaşma ve Hasat:

Feijoa meyveleri çiçeklenme döneminden 4 veya 5 ay sonra olgunlaşır ve hasat edilir. Çiçeklenme ile hasat arasındaki süre sıcak ekolojilerde kısalır,serin ekolojilerde uzar. Olgunlaşan meyveler yere dökülürler. Bu dönemde veya hemen önce toplanmalıdır. Hasat edilen meyveler tüketim için olgunlaştırılmalı, yeme oluşumuna gelmelidir. Sıcaklık ve etilen uygulaması olgunlaşmayı hızlandırır (Akerman ve ark.1994). Olgunlaşan meyveler hafif yumuşar (armut yumuşaklığı), meyve et rengi krem rengine döner. Meyvenin iç kısmında, çekirdek evi özü açık kahverengi alır ve jelatinimsi görünür. Meyvenin gerçek tadı bu olumda anlaşılır. Meyvenin tamamı (kabuk dahil) yenebilir. Yeme olumundaki meyvelerin SÇKM içeriği %12-13 civarında olur. Asit seviyesi düşer.

Hasat edilen meyveler 1-1,5 ay kadar soğuk hava depolarında +1°C de muhafaza edilebilirler.

Değerlendirilmesi:

Sofralık olarak pazara arzında kivi gibi viol /karton kutu veya streç film kaplı tabaklar kullanılır. Taze tüketim kadar sanayi kullanımına da uygundur. Bazı ülkelerde dondurma,marmelat reçel,meyve suyu yapımında kullanılır. Hatta feijoalı yoğurt bile yapılmaktadır.

Yararlanılan Kaynaklar :

1-Akerman,M.,Zauberman,G.,Fuchs,Y.1994.Improvement of the keeping quality of feijoa fruit after harvest.Horticultural Abstracts Vol.64 No.8

2-Babaev ,M.M.1994.Stand density and training of feijoa bushes.Horticultural Abstracts Vo.69.No 5

3-Chandler,W.H. l964 Evergreen Orchards.Henry Kımpton,London,ps.329-30

-Muggleston,S .1995 .Feijoa and tamarillo cultivars developedby Horth Research.Abst.Vol.65(12)11112.

5-Panatta,G.1990.Valore dietetico-nutrizionale dell’actinidia.Frutticoltura,No 10,55-60.

6-Pugliano,G.1987.Agricoltura Ricerca.No 69/70,gennaiol febbralo 1987 p.13-20.

7-Samancı.H.1995.Yeni bir meyve:FEİJOA. Marmara’da Tarım-Sayı 63,14-15.

8-Stefano U.1993 Kişisel görüşme.

Son Güncelleme (Pazartesi, 28 Haziran 2010 21:11)


KAynak:http://www.tropikmeyveci.com/

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...