3 Mayıs 2011 Salı

Sahte Güneş Gözlükleri Nasıl Anlaşılır ?

Sahte Güneş Gözlükleri Nasıl Anlaşılır ?



GÜNEŞ GÖZLÜĞÜ alırken UV bilgilerini  kontrol etmek gereklidir.UV bilgileri yoksa 
CE SERTİFİKASI olup olmadığına bakabilirsiniz.CE sertifikası varsa güvenli ve yeterli diye düşünebilirsiniz.

            BAŞKA BİR BİLGİ YOKSA gözlüğünüz hakkında kesin olarak bir şey demek kolay değil.

            UV KORUMASININ fiyatla da pek bir alakası yok bu sebeple maliyete de pek 
ODAKLANMAMAK lazım.MARKASI NE OLURSA olsun önemli olan güneş ışınlarına karşı sizi koruması.
FİYATI,MARKASI veya ŞEKLİ sizi yanlış yönlendirmesin.

            GöZLüĞüNüZüN CAMLARINI UV koruyuculuğunu dışardan bakışta anlamak pek mümkün değil.
SAHTE GöZLüKLERİ ANLAMANIN TEK YOLU ULTRAVİYOLE TESTİ yaptırmak.
UV TESTİ YAPAN cihazları gözlükçülerde bulunabilir.
 
GÜNEŞ GÖZLÜĞÜ GEREKLİ MİDİR?
Küresel ısınma sebebiyle güneşli gün sayısı ve zararlı ışınlar giderek artmaktadır.Göze ulaşan zararlı ultraviyole (mor ötesi) ve kısa dalga boylu ışınlar gözde katarakt ve görme merkezinde 'sarı nokta' hastalığı diye bilinen görmeyi kalıcı olarak bozan hastalıklara sebep olabilir. Hatta makule dejeneresansı denilen bazı türlerinde tedavi imkanı olmamakta ve kalıcı körlüğe kadar gidebilmektedir.
Güneş ışınlarına doğrudan maruz kalma yanma, batma, kuruluk, sulanma, ışıktan aşırı rahatsız olma, göz kapaklarını açmada zorluk çekme gibi şikayetlere sebep olmaktadır.Güneş ışığına aşırı maruz kalan ve güneş gözlüğü kullanmayanlarda göz bebeğine doğru et yürümesi de oluşabilir.
UV engelleyici özelliği olmayıp sadece koyu renkli camları olan gözlükler katarakt riskini artırır.Bu gözlükler kullanıldığında göz bebeği genişlemekte ve buna bağlı olarak göze daha fazla UV ışığı girdiği için katarakt riski artmaktadır.
 
          
            GÖZLERİMİZİ korumak için her türlü önlemi almamız gerekiyor. Güneş ışığına alerjisi olan kişilerde korunmanın en iyi yolu güneş gözlüğüdür. özellikle çocuklarda güneş gözlüğü alışkanlığı kazandırmak ultraviyole ışınlarının yarattığı zararlı ışınların erken yaşta önlenmesi bakımından önemlidir. 

            Güneş gözlüğü aksesuar değil bir sağlık malzemesi olarak kullanılmalı. Günümüzde gözlüklerin yanı sıra günlük hayatta sıklıkla kullandığımız lensler bile artık ultraviyole ışınlarını süzebilecek nitelikte hazırlanıyor. Ultraviyole korumalı kontakt lensler, güneş gözlükleriyle birlikte kullanıldığında katarkt riskini azaltıyor. Güneş gözlüğü tüm gözü kaplayan ve yanlardan dönen şekilde değilse yukarıdan gelen ışınları önleyemez. çalışmalar genellikle güneş ışınlarının gözlük kenarından geçerek göze ulaştığını göstermiştir. 

 www.doktorsitesi.com

Dürbün

Dürbün


TEKLİ/İKİLİ DÜRBÜNLER (Binocular/Monocular)

Tekli dürbün tek gözle bakılabilen, ikili dürbün ise iki gözle bakılabilen dürbünlerdir. Artık günümüzde, mikro, avuç içi büyüklüğünde tekli dürbünler ve yine, mikro ikili, pantolan cebine dahi sığabilen dürbünler mevcuttur. Bunlar kullanıcıya küçük, pratik ve rahat taşınabilir olmaları sebebiyle büyük kullanım kolaylıkları sağlarlar. Dürbünler basit bir şekilde kodlanırlar. Kodları genelde ortada "X" işareti ile ayrılan iki rakamdan oluşur. Örneğin 10x50 rakamlarının bulunduğu bir dürbünde, ilk numara dürbünün büyütme gücünü gösterir. Yani dürbünle baktığınızda, çıplak gözle bakıldığına oranla, hedef numara kadar yakın görünür. İkinci numara ise objektif (ön) lensin çapını gösterir. Numara büyüdükçe dürbün daha fazla ışık toplar ve görüntü o kadar net olur. İyi dürbünler her zaman büyütme gücünün, objektif lensinin çapı, görüntü kalitesi, boyutları, ağırlığı, ömrü ve kalitesinin kombinasyonudur. Dürbünün kalitesi ilk bakışta anlaşılmaz. Bunun için yapılış teknolojisi. Dayanıklılığı, aşırı sıcak ve soğuğa karşı verimi gibi özelliklerinde irdelenmesi gerekir. Avcılık açısından en randımanlı dürbünler marka ve kalitesi iyi olmaları şartıyla 7x50, 8x56, 9x63 gücündeki dürbünlerdir. Ancak 7x50.nin haricindeki diğer güçleri bulmak hayli zordur. Sadece özel firmalar bu güçteki dürbünleri yapmaktadırlar. Silahlı kuvvetlerde kullanılan el dürbünleri genelde 7x50mm dürbünlerdir.


MERKEZİ ODAKLAMA PARÇASI (Central Focusing Whell)


İkili bir dürbünde merkezi odaklama ayar aparatı, iki gözü birden aynı anda odaklamaya yarar. Aynı anda iki göz için net olmayan görüntüyü, sağ tarafta bulunan dioptrik düzeltme ayarı ile düzeltebilirsiniz.


KAPLAMA MALZEMESİ ( Coating)



Kaplama, parlamayı azaltmak ve ışık taşınmasını arttırmak amacıyla cilalanmış lenslerin ve optik araçların prizmaları üzerinde çok ince nesnelerin buharlaştırılması yoluyla yapılmıştır. Optik cihazların ciddi sayılacak düzeylerde (%40 lara varan) ışık kayıpları vardır. Bu kayıpların önüne geçmek ve görüntüyü daha da netleştirmek için kaplama yoluna gidilir ve optik cihazın ışığı kıran her lensi ayrı ayrı buharlama yöntemiyle çok ince bir şekilde kaplanır.


DİOPTRİK DÜZETME ( Dioptric Correction)


İnsan gözünün değişkenliğinin, dürbünün sağ tarafındaki objektif lensi tarafından "+0-" aralığı arasında ayarlanmasıdır.


ÇIKIŞ DELİĞİ ( Exit Pupil)


Çıkış deliği, 25 cm.den görülebilen ve gözmerceğinin içinde yer alan yuvarlak alandır. Bu alan, objektif lensin çapının büyütme katsayısına bölümü olan matamatiksel bir değerdir. Çıkış deliği büyüdükçe düşük ışık durumlarında görüntü daha parlak olacaktır. Yani Exit Pupil`in geniş ve yuvarlak olduğu dürbünler herzaman düşük ışık zamanlarında daha iyi netice verirler. Göz merceğinin Exit Pupil`e uygunluk sağlaması insanın yaşınına bağlıdır. Bu uyum, genç insanlarda daha çabuk, yaşlı insanlarda ise daha geç olur.


GÖRÜŞ ALANI ( Field Of View)


Görüş alanı, 1000 yard uzaklıktan bakıldığında cihazın gördüğü alanın "feet" cinsinden ölçüsüdür. Açı genişledikçe, görülen alan da genişler. Hızlı hareket eden olayları görmek veya vahşi doğayı gözlemlemek için geniş açılar kullanışlıdır.


ODAKLAMA ( Focusing)


Değişik uzaklıklardaki nesnelerin ya da nesnenin daha net görünmesi için dürbün üzerinde yapılan ayarlamadır. Bu ayar bazı dürbünlerde otomatik olarak yapılır.(focus-free)


BAĞIMSIZ OPTİK AYARI (İndividual Optical Adjustment)


Bu tip dürbünler kullanıcısın her iki tarafı, her iki göz için ayrı ayrı ayarlamasına olanak tanır.


TERS ÇEVİRME SİSTEMİ (Inversion System)


Astronomik teleskoplardan bakarsanın her şeyi ters görmekle kalmaz tüm gördükleriniz gözünüze tepetaklak gelir. İşte ikili dürbünlerde baktıklarınızı çıplak gözle gördüğünüz gibi görebilmeniz için bu sistem geliştirilmiştir.


OBJEKTİF


Cihazın baş tarafında bulunan ve iki ya da daha fazla sayıda ve farklı camlardan oluşan büyük lenslerdir.


PRİZMA SİSTEMİ



İkili dürbünlerde iki türlü prizma sistemi kullanılır. Bunlar; PORRO ve ROOF sistemlerdir. Bir dürbünde hangi sistemin kullanıldığını anlamak hayli kolaydır. Roof prizmalı ikili dürbünlerde lensler bir çizgi halinde sıralanmış ve daha küçüktürler. Porro prizmalı cihazlarda ise göz mercekleri ön lenslerden bağımsızdırlar. Genelde Porro prizmalar daha derin bir görüntü sağlarlar.



ÇÖZÜMLEME GÜCÜ (Resolving Power)


Optik aletin gözlemlenen nesneyi nokta nokta birleştirerek net bir şekilde gösterebilme becerisidir.


AYNA LENSLİ İKİLİ DÜRBÜNLER ( Mirror-lens Binoculars)



Bir ayna tipi lens( muxutov tipi) teknolojisi, nesnenin direkt olarak görüntüsünü çıkarır. Işık cihazın içinde 3 kez dolaşır. Böylelikle olası en iyi görüntü kalitesi ve uzun büyütme menzili korunurken cihazın daha küçük ve hafif olma imkanı da korunmuş olur. Sabit yani geçmeli olmayan teleskoplar bu sistemdir.

Evde basit dürbün yapımı

How to Make Paper Towel Roll Binoculars —powered by eHow.com

1 Mayıs 2011 Pazar

SGK DOĞUM BORÇLANMASI


SGK’nın doğum borçlanması tuzağına düşmüşsünüz


Bu köşenin müdavimleri hatırlayacaklardır.  23.11.2010 günü “Doğum borçlanmasında SGK tuzağına dikkat edin” diye sizleri uyarmıştık. İşte siz SGK’nın doğum borçlanması tuzağına düşmüşsünüz. Bu sebeple de aslında emeklilik hakkını elde ettiğiniz halde SGK sizi emekli etmemiş. Şimdi SGK’yı dava ederseniz dava sonunda tuzaktan kurtulup emekli olursunuz…

1976 yılında SSK’lı olarak 4 yıl çalıştım. Şu an 51 yaşındayım. Yaştan emekli olabilmek için 01.05.2006 tarihi itibari ile SSK İsteğe Bağlı primi ödemeye başladım. 5510 sayılı yasa gereği 01.10.2008 tarihinden 28.09.2010 tarihine kadar 718 gün Bağ-Kur'lu olarak (İsteğe Bağlı) prim ödedim. Küçükçekmece Sigorta Merkezi'ne analık borçlanması yaparak hemen emekli olmak istedim. Burada bana 541 gün borçlanacağım halde fazla ödeyin denilerek 554 gün ödettiler. Bu hesapları yapmayı bilmediğimden analık borçlanmasının da Bağ-Kur sayısına katılacağını bilmediğimden (çünkü SSK hizmetinden sonra doğum yaptığımdan Bağ-Kur kapsamında değerlendirileceğini bilmem mümkün değildi.)Unkapanı Merkezi'ne yaptığım emekli müracaatım reddedildi. Analık borçlanmasını yaparken maddi gücüm olmadığından ablamın babamızdan aldığı emekli maaşından kredi çektirdim.4.500 TL ödedim. Borçlandırma yasaları benim bildiğim kişilere emekli olabilmeleri için verilmiş imkanlardır. Ancak ben ne SSK'dan ne Bağ-Kur'dan emekli olamıyorum. Kurumlar birleştiği halde mümkün değil. Son 7 yılda ki Bağ-Kur hizmetim 1272 gün olduğundan bunun 554 gün analık borçlanmasından 13 gününün iptali için  Küçükçekmece Merkezi'ne dilekçe verdim. 6 aydır gelinen nokta, Küçükçekmece, Ankara Sigorta Tescil ve Hizmet  Dairesine emekliliğimizin kabul edilmesi için 6 kişiyi kapsayan dilekçe yollamış. Kabul edilirse emekli olabilecekmişiz ama Küçükçekmece’den % 80 kabul edilmeyecek dediler.
          Şu an sağlık sigortam yok.6 aydır üzüntümden mide rahatsızlığımdan ağzımda yaralar çıktı. Bağışıklık sistemim düşmüş vaziyette. Bundan dolayı uzun süren grip geçirdim. Bunun neticesinde burumda konka büyümesi var operasyonla küçültülmesi gerekiyormuş. Benim sağlık sigortam da yok. Param da yok. Benim ve benim gibilerin mağduriyeti ne olacak? G.Gideren


Kanuna göre, doğum borçlanması yapabilmek için SSK’lı çalışırken doğum yapmış olmak gerekiyor ve bu sebeple de borçlanılan sürelerin de SSK’lı gibi değerlendirilmesi yasa gereğidir. Ancak, SGK doğum borçlanması yapanlara yeni bir tuzak hazırladı ve borçlanma dilekçesi verirken, Bağ-Kur’lu veya isteğe bağlı Bağ-Kur’lu olanların ödedikleri süreleri Bağ-Kur’lu sayacağım diyor amacı da sizlere daha geç emekli etmektir.


***Borçlanılan süreler 2010’a kadar SSK’dan sayılıyorduDoğum Borçlanması ile ilgili olarak SGK tarafından hazırlanan 2008/111 sayılı Hizmet Borçlanma İşlemleri Genelgesine göre; “2008 yılı Ekim ayı başından önce geçen ve bu tarihten sonra borçlanılan sürelerle bu sürelere ait kazançlar 5510 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılan ilgili kanun hükümlerine göre değerlendirilecektir” denilmek suretiyle doğum borçlanma sürelerinin 4/a (SSK’lı olarak) sigortalılık süresinden sayılacağı belirtilmiştir.


Bu konuda SGK memurları yanlışlık yapmasın diye de konuyu örneklendirmişlerdi. Genelge’deki örneğe göre; son sigortalılığı 4/b  (Bağ-Kur)olan sigortalının doğum borçlanması yapması hâlinde borçlandığı süreler kazanç ve hizmet olarak 4/a (SSK) kapsamında geçmiş hizmet olarak değerlendirilir” denilmişti.

***SGK 2010 yılında tuzak kurdu
SSK’lıların (
4/a) sigortalısı olarak işten ayrıldıktan sonra 300 gün içinde doğum yapma şartı konusunda kaybettiği mahkemeler sonrasında geri adım atan SGK, 300 gün şartını kaldırdı ve bunu 2010/106 sayılı yeni Hizmet Borçlanma İşlemleri Genelgesiyle duyurdu. Fakat bu genelge ile kadınlara tuzak hazırladı. Buna göre; doğum borçlanmasının statüsünün, sigortalının borçlandığı tarihteki sigortalılık statüsü olacağı, zorunlu sigortalılığı sona erdikten sonra isteğe bağlı sigortaya prim ödeyenlerden doğum borçlanması yapanların, borçlandırılan doğum sürelerinin 4/b (Bağ-Kur) kapsamında, sigortalılık olarak değerlendirileceğini de eklemiştir. Öte yandan ilk genelgede SSK’lı sayılacağı yönündeki bölümün de örneğin de kaldırıldığı da yeni genelgede öne çıkarılmıştır.

***Son yedi yıl kuralına dikkat
SGK’nın yeni borçlanma genelgesi ile kadınların doğum borçlanması yaparken, SSK’lı çalışıyor olması gerekir aksi halde SSK’dan değil, Bağ-Kur’dan emekli olma riskini alırlar. SGK’nın tuzağına düşerler.
Bilindiği üzere, Hizmet Birleştirme Kanunu’na göre, emekliliğe esas sigortalılığın tespitinde, sigortalıların geriye doğru prim ödenerek geçen son yedi yıllık fiili hizmet (360x7=2520 gün) süresi esas alınmakta, aylığın bağlanıp ödenmesi, bu süre içinde fiili hizmet süresi fazla olan statüden yapılmaktadır.
Doğumun orta yaşlarda gerçekleşmesi hâlinde borçlanma yapılması durumunda son yedi yıl hesabında dikkate alınması söz konusu olabilir. Şu an isteğe bağlı sigortalı olduğu için doğum borçlanması 4/b (Bağ-Kur) statüsü olarak değerlendirilecek olanlar buna özellikle dikkate etmelidirler.
Ancak, SSK (4/a) emeklilik şartlarından emekli olamayan sigortalılar isteğe bağlı sigortaya son verip bir işte çalışmaya başlayarak (SSK) 4/a sigortalısı olur ve sonrasında doğum borçlanması talep ederlerse, borçlanılan süreler 4/a (SSK) sigortalılık sürelerinden sayılacağından emeklilik şartlarından olumsuz etkilenmeyeceklerdir. Yoksa, mahkeme yolu dışında SGK’dan emekli olamazlar. Siz de şimdi SGK’nın reddettiği emeklilik talebinizin kabulü için İş mahkemesinde tespit davası açmanız gerekiyor. Gidin davanızı açın ve SGK’nın size kurduğu tuzaktan kurtulun.

Torba Kanun hayatımızda neleri değiştirecek-5

Torba Kanun hayatımızda neleri değiştirecek-5

Torba Kanun ile memurlara verilen karne gibi sicil puanı uygulamasına son verilip, özlük dosyası uygulamasına geçilmektedir. Ayrıca, grev yasağı olan memurların ve sözleşmelilerin, üretimden gelen en önemli eylemi olan, iş yavaşlatma ve iş durdurma eylemleri de artık memuriyetten çıkarma ile sonlandırılacak. Yani, memur ile sözleşmelilerin sendikal hareketi anlamsız kalacak gibi…

OLUMSUZLAR
-Memurun örgütlenmeden doğan hakları artık yok
Torba Kanun ile yapılan değişiklik ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun Disiplin Hükümlerini içeren 125 inci maddesinde esaslı değişiklikler yapılmıştır. Buna göre, bugüne kadar sendikalarının aldıkları kararlar ile işi yavaşlatan, kamu görevini bir süreliğine yapmayan memurlar derhal işlerinden atılacaklar.
657’nin 125 inci maddesinin, (E) bendinin (a) alt bendinde yer alan "engelleme" ibaresi "kamu hizmetlerinin yürütülmesini engelleme" olarak değiştirilmiştir.
İlgili bendin yeni haline göre;
“a) İdeolojik veya siyasi amaçlarla kurumların huzur, sükun ve çalışma düzenini bozmak, boykot, işgal, kamu hizmetlerinin yürütülmesini engelleme, işi yavaşlatma ve grev gibi eylemlere katılmak veya bu amaçlarla toplu olarak göreve gelmemek, bunları tahrik ve teşvik etmek veya yardımda bulunmak,”
devlet memuriyetinden çıkarılma cezası ile cezalandırılacak.
Ayrıca, aynı düzenleme içinde yapılan değişiklik ile "f) Amirlerine, maiyetindekilere ve iş sahiplerine fiili tecavüzde bulunmak," da memurun görevine son verilmesine sebep olacak.

-Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Unutulmasın
Burada bir not koymak yerinde olacaktır. Unutulmasın, geçmişte de memurlar iş yavaşlatma ve durdurma eylemi yaptıklarında birkaç kere memurlara ceza verdiler. Sonunda iş Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine gitti ve Mahkeme, örgütlenme hakkı eylem hakkını da içerir ve sendikaları eylem kararı almış ve memur buna uymuşsa, kendisine ceza verilemez diyerek Türkiye’ye binlerce euro cezalar vermişti. Yine hatırlarsanız bu cezaları düşünen hükümet geçen yıl TCDD makinistlerinin trenleri istasyonlarda durdurma eylemlerine ceza vermekten imtina etmişti. Zira, ceza verseydi memurlara 50 bin euro civarında tazminat ödemekten korkmuştu.

-Ceza alanlara amirlik yasak
Torba Kanun ile disiplin cezaları değiştirilmekle birlikte, disiplin cezası alanların amirlik yasağında da değişiklik yapılmıştır. Yeni duruma göre,
"Aylıktan kesme cezası ile tecziye edilenler 5 yıl, kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile tecziye edilenler 10 yıl boyunca daire başkanı kadrolarına, daire başkanı kadrosunun dengi ve daha üstü kadrolara, bölge ve il teşkilatlarının en üst yönetici kadrolarına, düzenleyici ve denetleyici kurumların başkanlık ve üyeliklerine, vali ve büyükelçi kadrolarına atanamazlar." denilmiştir.

-Sicil notu uygulamasına son veriliyor
Memurlar için her yılın sonunda sicil amirleri tıpkı okul öğrencileri gibi bazı sorulara puan vererek sicil notu düzenlerler ve sicil notu düşük veren amir ise bunun sebebini de açıklamak ve gerekirse memuruna düşük sicil veren amir soruşturmaya da tabi tutulmaktadır. Torba Kanun ile sicil notu ve puanı uygulamasına son verilecektir. Sicil dosyası kavramı da kaldırılmış bunun yerine her memur için “Özlük Dosyası” uygulaması başlatılacaktır. Sicil dosyasına yapılan bütün atıflar da özlük dosyası olarak değiştirilmiştir.
-Disiplin cezası alan aday memur kapı dışarı edilecek
Torba Kanun ile aday memurluktan, asil memurluğa geçiş hükümlerinde de değişiklik yapılmıştır. Buna göre, aday memur 2 yıl süre içinde herhangi bir disiplin cezası alırsa 2 yılın sonunda disiplin amirinin teklifi ile memuriyetine son verilecek.



OLUMLULAR

-Bunlara artık ceza verilmeyecek
Torba Kanun ile memura verilen bazı disiplin cezaları da kaldırılmıştır. Buna göre,
g) İkamet ettiği ilin hudutlarını izinsiz terketmek,
h) Toplu müracaat veya şikayet etmek,
j) Yasaklanmış her türlü yayını görev mahallinde bulundurmak.
Suçları memurlar için disiplin suçu oluşturmayacak.

-Emekli olan memura 750 lira harcırah
Emekli olan memurlara emekliliğini geçireceği yere gidebilmesi halen 500 lira olarak verilen harcırah rakamı da Torba Kanun ile 750 liraya çıkarılmaktadır.

-Sendika aidatı devletten
Daha önce de verilen ama yargı kararıyla ortadan kaldırılan sendika aidatları da Torba Kanun ile yeniden getirilmektedir. Buna göre 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu hükümleri uyarınca kamu görevlileri sendikalarına üye olup, aylık veya ücretinden üyelik ödentisi kesilen kamu görevlilerine ocak, nisan, temmuz ve ekim aylarında aylık veya ücretleri ile birlikte kırkbeş Türk Lirası toplu sözleşme primi ödenecektir. Tabi bu ödeme memurun eline değil direkt sendikalara gönderilecektir.
-Sözleşmeli memura sendika var grev yasak
657 Sayılı DMK’nın 4 üncü maddesinin (B) bendine göre sözleşmeli çalışan memurlara yasak olan sendikaya üye olabilme uygulaması bu güne kadar hep yargıdan dönmüş ve mahkemeler sözleşmelilerin de memur sendikalarına üye olabileceklerine karar vermişti. Torba Kanun ile de yargı kararlarına uygun bir şekilde sözleşmeli memurların da memur sendikalarına üye olabilecekleri hüküm altına alınmıştır. Hatta, kendileri de ayrıca sözleşmeli memur sendikaları da kurabileceklerdir. Ancak, sözleşmeliye sendika kurma ve üye olabilme hakkı verilirken Torba Kanun ile yapılan düzenleme ile kendilerine grev yasağı getirilmiştir. Kanun metnine göre;
"Grev Yasağı
MADDE 14- Sözleşmeli personelin grev kararı vermesi, bu yolda propaganda yapması, herhangi bir greve veya grev teşebbüsüne katılması, grevi desteklemesi yahut teşvik etmesi yasaktır.".

-Sözleşmeliye ek ödeme geliyor
Torba Kanun ile 399 sayılı KHK’da yapılan değişiklik ile ek tazminat ödemedi getirilmiştir.
"b) Teşebbüs ve bağlı ortaklıkların üretim, satış, karlılık, verimlilik, ihracat gibi iş ve hizmet özellikleri ile kamu kesimi genel ücret dengesi dikkate alınarak (1) sayılı cetvele dahil kadrolara atananlara, en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) brüt tutarının % 200'ünü (Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü için % 100'ünü) geçmemek üzere Devlet Personel Başkanlığının görüşü üzerine Maliye Bakanlığı tarafından belirlenecek oran ve esaslar çerçevesinde ek tazminat ödenir. Bu şekilde tespit edilecek ek tazminat damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi tutulmaz."


-Her ceza yargıya götürülecek
Geçmiş yıllarda disiplin cezalarından uyarma ve kınama için yargı yolu kapalı idi. Torba Kanun ile yapılan düzenleme, tüm disiplin cezaları yargıya taşınabilecek.
Disiplin cezalarına karşı yapılacak itiraz ve usul ve esasları da aşağıdaki gibi değiştirilmiştir.
"MADDE 135- Disiplin amirleri tarafından verilen uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı disiplin kuruluna, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı yüksek disiplin kuruluna itiraz edilebilir.
İtirazda süre, kararın ilgiliye tebliği tarihinden itibaren yedi gündür. Süresi içinde itiraz edilmeyen disiplin cezaları kesinleşir.
İtiraz mercileri, itiraz dilekçesi ile karar ve eklerinin kendilerine intikalinden itibaren otuz gün içinde kararlarını vermek zorundadır.
İtirazın kabulü hâlinde, disiplin amirleri kararı gözden geçirerek verilen cezayı hafifletebilir veya tamamen kaldırabilirler.
Disiplin cezalarına karşı idari yargı yoluna başvurulabilir

DÖNEMLER İTİBARİYLE KIDEM TAZMİNATI TAVANI

DÖNEMLER İTİBARİYLE KIDEM TAZMİNATI TAVANI
UYGULAMA DÖNEMİ
TUTARI
01.01.2011 - 30.06.2011 Arası
2.623,23 TL
01.07.2010 - 31.12.2010 Arası
2.517,01 TL
01.01.2010 - 30.06.2010 Arası
2.427,03 TL
01.07.2009 - 31.12.2009 Arası
2.365,16 TL
01.01.2009 - 30.06.2009 Arası
2.260,05 TL
01.07.2008 - 31.12.2008 Arası
2.173,19 YTL
01.01.2008 - 30.06.2008 Arası
2.087,92 YTL
01.07.2007 - 31.12.2007 Arası
2.030,19 YTL
01.01.2007 - 30.06.2007 Arası
1.960,69 YTL
01.07.2006 - 31.12.2006 Arası
1.857,44 YTL
01.01.2006 - 31.12.2006 Arası
1.770,63 YTL
01.07.2005 - 31.12.2005 Arası
1.727,15 YTL
01.01.2005 - 30.06.2005 Arası
1.648,90 YTL
01.07.2004 - 31.12.2004 Arası
1.574.740.000
01.01.2004 - 30.06.2004 Arası
1.485.430.000
01.07.2003 - 31.12.2003 Arası
1.389.950.000
01.01.2003 - 30.06.2003 Arası
1.323.950.000
01.10.2002 - 31.12.2002 Arası
1.260.150.000
01.07.2002 - 30.09.2002 Arası
1.160.150.000
15.05.2002 - 30.06.2002 Arası
1.103.540.000
01.01.2002 - 14.05.2002 Arası
1.076.400.000
15.12.2001 - 31.12.2001 Arası
978.020.000
15.11.2001 - 14.12.2001 Arası
938.330.000
15.10.2001 - 14.11.2001 Arası
884.830.000
15.09.2001 - 14.10.2001 Arası
835.950.000
01.07.2001 - 14.09.2001 Arası
807.500.000
15.06.2001 - 30.06.2001 Arası
768.100.000
15.04.2001 - 14.05.2001 Arası
663.000.000
01.01.2001 - 14.04.2001 Arası
646.560.000
15.12.2000 - 31.12.2000 Arası
587.720.000
01.07.2000 - 14.12.2000 Arası
558.440.000
15.06.2000 - 30.06.2000 Arası
506.740.000
01.01.2000 - 14.06.2000 Arası
488.990.000
01.07.1999 - 31.12.1999 Arası
345.200.000
01.01.1999 - 30.06.1999 Arası
286.341.250
01.10.1998 - 31.12.1998 Arası
200.625.000
01.07.1998 - 30.09.1998 Arası
181.685.000
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...