17 Eylül 2011 Cumartesi

Yok böyle bir uygulama!


Yok böyle bir uygulama!


Bu uygulamayı açıyorsunuz ve her gün cep telefonunu yüzünüze sürüyorsunuz. Sonuç mu?.,


Uygulamalar, akıllı telefonların satılmasındaki en büyük etmenlerden biri. Kullanıcıların zamanını güzel geçirmelerini, birçok bilgileri almalarını sağlayan bu uygulamaların kesin olarak işe yaramadığı bir konu var ki, o da yüzdeki sivilceleri geçirmek.

Android'de AcnePwner, iPhone'da ise AcneApp olarak tanıtılan uygulamanın geliştiricileri, akıllı telefonların günde belirli bir süre uygulama açıkken sivilcelere sürülmesi durumunda sivilceleri geçirdiğini iddia ediyor. Şimdiden toplamda 15 bin dolar gibi bir para kazanan geliştiriclere Federal Ticaret Komisyonu dur dedi. Değişen renklerle sivilcelerin temizlenemediği iddiasında bulunan uygulamaya komisyon ceza verdi.

Android için 3.300 kullanıcının iPhone içinse 11.600 kullanıcının uygulamayı cep telefonlarına indirdiğini belirtelim.


Daha fazlası için www.chip.com.tr sitesini ziyaret edebilirsiniz.

16 Eylül 2011 Cuma

Kabızlık probleminiz mi var?

Kabızlık probleminiz mi var?

Kabızlık birçok nedeni olabilen bir rahatsızlıktır ve birçok hastalığında belirtileri arasındadır. Sağlıklı bireylerin günde bir kez ile haftada en az üç kez dışkılaması kalın bağırsağın işlevini sağlıklı bir biçimde sürdürmeye devam etmesi açısından önemlidir.

Kabızlığın nedenlerine baktığımızda yetersiz posa alımı, az su tüketimi, hareketsizlik, alkol tüketimi, hormon bozukluğu, troid rahatsızlığı, depresyon, tansiyon, demir eksikliği en başta gelmektedir.
Belirtilerin şiddetini azaltmak ve tekrarlanmasını önlemek için yaşam tarzınızı ve beslenme alışkanlıklarınızı değiştirmenizde fayda var.

Güne 1 bardak ılık limonlu su ile başlayınEğer mide probleminiz ve düşük tansiyonunuz yoksa aç karnına içilen ılık limonlu su sindirime faydalı olacaktır.
Günde 2-2.5 lt. su içinSindirimi hızlandırıcı, barsak hareketlerini kolaylaştırıcı etkisinden dolayı kabızlığı önlemede su tüketimi en önemli faktörlerden biridir. Ama soğuk su içmemeye çalışın.
Öğünlerinizi atlamayın
Düzenli yemek yemek bağırsak hareketlerinin de düzenli çalışmasını sağlamaktadır.
Posadan zengin yiyecekler tüketin
Posa yani lif oranı yüksek yiyeceklere kabızlığın önlenmesinde veya azalmasında faydalıdır ama tüketiminizi yavaş yavaş artırın. Sağlıklı bir insanın günde 25-30gr posa alması gerekmektedir. Ekmek olarak kepekli ekmek, pirinç pilavı ve makarna yerine bulgur pilavı tüketmeye çalışın.
Haftada 2 kez bakliyat tüketin
Kuru fasulye, barbunya, nohut, yeşil mercimeği yemek veya salata olarak az yağlı tüketmeye özen gösterin.
Günde 5 porsiyon sebze, 3 porsiyon meyveSebzelerden patlıcan, bamya, kabak, lahana, semizotu, enginar meyvelerden elma, armut, kayısı, incir ve eriği kabuğuyla tüketmek lif oranını artıracaktır.

Her gün bir kase probiyotik yoğurt yiyin
Bağırsaklarda sindirime yardımcı olan zararlı bakterilerin yanı sıra yararlı bakteriler de bulunmaktadır. Probiyotik yoğurt veya kefir bağırsakların sağlıklı çalışmasına yardımcı olmaktadır. Bir ara öğün olarak 1 kase probiyotik yoğurt veya 1 bardak kefir içmeye çalışın.

Rezene, yeşil çay, papatya ve anason çayı için

Bu dört çayı uygun miktarlarda demleyerek günde 2 fincan içmeye çalışın, sindirimi hızlandırır, kabızlıkla oluşan şişkinliğe faydalıdır.

Uygun miktarda kuruyemiş

Gün içerisinde bir ara öğün olarak 10-15 adet fındık, badem, ceviz, antep fıstığı tüketmek hem alınması gereken lif miktarını artıracak hem de yararlı yağ asitleriyle barsak hareketlerini hızlandıracaktır. Dyt.Ozlem Sert Aydın
Magnezyum etkili bir mineral
Magnezyumdan zengin besinler bağırsak hareketlerini hızlandırır, özellikle ıspanak, marul, kereviz, taze fasulye, salatalık, fındık, badem magnezyum içermektedirler ayrıca hergün içilen 1 adet maden suyunun yine magnezyum içeriğinden dolayı kabızlığa faydası olacaktır.

Fiziksel aktivitenizi artırın
Düzenli spor yapmak kabızlık belirtilerini azaltmaktadır, günde en azından yarım saatlik yürüyüşün bile etkisini göreceksiniz.

Sigara ve alkol tüketmeyin
Nikotin ve alkol bağırsak hareketlerini negatif etkilemektedir. Bırakamıyorsanız en azından azaltmaya çalışın.

Sağlıksız yiyeceklerden uzak durun
Kızartma, hamurişi tarzı yiyeceklerden uzak durun, kola, kahve ve çay tüketiminizi azaltın, şeker ve şekerli yiyeceklerin kabızlığı tetiklediğini unutmayın.

Her gün aynı saatte tuvalete gidinDışkılama hissi gelsin yada gelmesin her gün aynı saatlerde tuvalete gidilmelidir. Vücut fonksiyonları için düzen önemli. Tuvalete çıkma hissi yoksa bile her gün aynı saatlerde tuvalete gidip 10 ile 15 dakika oturmak dışkılama düzenini sağlamak için faydalı olacaktır.

Eğer iki haftadan uzun süredir şiddetli kabızlığınız varsa, yukarıda bahsettiğim unsurlara da dikkat ediyor ve faydalı olmadıysa bir doktora başvurmanızda fayda var.

iPhone 5'in çıkış tarihi


CEO iPhone 5'in çıkış tarihini ağzından kaçırdı!


Apple’ın merakla beklenen yeni telefonunun çıkış tarihini France Telecom CEO’su Stephane Richard ağzından kaçırdı.



France Telecom'un basın mensuplarıyla konuşmayı seven CEO'su iPhone 5'in çıkış tarihini söyledi. BFM Business konferansında, konusu geçmese de iPhone 5 hakkında konuşan CEO Stephane Richard "Bana gelen bilgiler doğruysa, iPhone 5 15 Ekim'de piyasada olacak" dedi.

Konu hakkında daha fazla ipucu vermeyen Richard, bu bilgiyi tam olarak kimden aldığını da belirtmedi. Bazı yorumculara göre 15 Ekim tarihi, iPhone 5'in çıkış değil, kamuoyuna açıklanma tarihi de olabilir. Öyle bile olsa cihazın en geç Ekim'in son haftasonda ABD'de raflara çıkacağı düşünülebilir.

Halen satışta bulunan iPhone 4 de, duyurulduğu basın toplantısından çok kısa süre sonra piyasaya verilmiş, izleyen 1-2 ay içinde de aşamalı olarak Avrupa, Asya ve
Orta Doğu



http://teknoloji.milliyet.com.tr/

Ödemden kurtulmanın yolları


Ödemden kurtulmanın yolları


Ödem daha çok kadınlarda görülen yüz, el ve ayaklarda şişkinlikle kendini gösteren bir dolaşım problemidir. Sıcak hava, uzun süre ayakta durmak, fazla tuzlu veya tatlı yemek, az su içmek, uyku problemleri ödemi tetikler.

Eğer ödem probleminiz sürekli devam ediyorsa altta yatan sorunun belirlenmesi gerekir.

Genel beslenme prensiplerine baktığımızda bazı unsurlara dikkat etmenizi öneririm;

*Yemeklerinize ekstra tuz ilave etmeyin, yemekleri az tuzlu pişirin ve daha daha çok baharatlandırın.

*Şekerin sindirilmesinde çok miktarda su gerekir ve vücut suyu tutar. Tüketilen şeker miktarının azalmasıyla ödem sorunuda azalacaktır.

*Gün içerisinde eğer herhangi bir sağlık probleminiz yoksa ödem atımını hızlandıran biberiye, ısırganotu, kiraz sapı ve funda yaprağından destek alınabilir.

*Meyvelerden kiraz, ananas ve kayısı sebzelerden ise yeşil yapraklı olanlar diüretik etkiye sahiptir.

*Günde 2,5 lt su içmeye özen gösterin, kola, alkol ve şekerli içeceklerden uzak durun.

*Ara öğünlerinizden birinde probiyotik yoğurt veya kefir tüketin.

*Dolaşım problemi ödemin oluşumunda büyük bir etken, varisi olan kişilerde ödem de sıklıkla görülmektedir.

*Besin alerjileri de ödemi artırabilir, sürekli bu şikayetten yakınıyorsanız bir alerji testi yaptırabilirsiniz. Sonuçlara göre alerjen yiyeceğin diyetinizden çıkarılmasıyla şikayetlerinizin de azaldığını göreceksiniz.

*Vitamin ve mineral eksiklikleri de ödemi etkiler, özellikle B6 vitamini ve magnezyum minerali eksikliğinin tetiklediği bilinmektedir.

*Uyku probleminiz varsa, 8 saatten fazla veya az uyuyorsanız bilin ki ödem yine etkilenmektedir.

*Hormon düzensizliği özellikle troid hormonu ödemi artırır. Bu nedenle hormonlarınızı düzenli kontrol ettirin.

*Tansiyon düzensizliği yine bir diğer etken. Eğer tansiyonunuz varsa ve ilaç kullanmanız gerekiyorsa düzenli kullanmanızı öneririm.
*Kadınlarda en çok regl öncesinde ve regl sırasında görülen bu problemi minimuma indirmek için tuzlu ve tatlı yiyeceklerden uzak durmanızda fayda var.



Bu yiyecekler kanseri tetikliyor !


Bu yiyecekler kanseri tetikliyor !


Tükettiğiniz besinler siz farkında olmadan kanser üretebilen maddeler içerebilir işte bu maddelere karsinojen yani kanser yapıcı maddeler diyoruz. Özellikle birçok sebze içerisinde karsinojen madde bulunmaktadır ama aynı zamanda anti-kanserojen yani kanserden koruyan maddeler de olduğundan etkisi çok daha düşük olmakta.

Özellikle patates, zehirli mantar, kereviz, pancar, turp, kahve, yüksek ısıya maruz kalmış etler, hayvansal yağlar ve küflü besinlerde karsinojen maddeler bulunabilir. Patates eğer ışığa maruz kalmışsa ve çillenmişse aynı zamanda kereviz zedelenmiş veya çürümüşse etkileri artmakta.

Günümüzde birçok paketlenmiş ürün içerisinde nitrit, nitrat ve nitrozamin bulunmaktadır ve bu maddeler de birer kanserojen madde kaynaklarıdır. Nitrit ve nitratlar daha çok et ürünlerinde bulunur, tüketiminden sonra midede nitrozamin denilen daha çok mide kanserine yol açtığı bilinen bir maddeye dönüşür. Bu etkileşimi önlemek için beraberinde C vitamininden zengin bir yiyecek, örneğin domates, biber tüketimi önemli.

Bol kalorili yiyecekler; kızarmış patates, cips, yağda kızarmış hamurişleri, yağda kızarmış etler kansere neden olan bazı maddeler içermektedir. Özellikle patates kızartıldığında oluşan akrilamid en etkili kanserojen maddedir.

Turşu veya salamura yiyecekleri sıklıkla tüketenlerde de düşük bir oranla özafagus kanseri görülebilmektedir.

Hayvansal yağ içeren yiyeceklerin özellikle kolon kanserini tetiklediği bilnmekte. Hayvansal yağlar, karaciğerin daha fazla safra üretmesine ve barsaklardaki bakteriler de bu fazla üretilen safrayı kanserojen maddelere dönüştürmekte.

Şekerli yiyeceklerin kanser hücrelerini tetiklediğini ve beslediğini biliyoruz. Fazla tüketim ve dengesiz beslenme insulin direncini etkileyip kansere neden olabilmekte.
Kahve içerisinde fermentasyonu sırasında oluşan yanmış maddeler bulunmaktadır ve pankreas kanserine neden olabileceği yönünde çalışmalar var ama kesin doğrulanmamıştır.


Korunmak için neler yapalım;
*Hayvansal kaynaklı yağ miktarını azaltıp, daha çok mısırözü, ayçiçek, zeytinyağı, fındık yağı tüketmeye çalışın.
*Günlük lif tüketiminizi artırın, günde 5 porsiyon sebze ve 3 porsiyon meyve tüketin.
*Sebzelerden soğan, sarımsak, lahana, brokoli, karnabahar, nane, pırasa meyvelerden ise özellikle turunçgilleri tercih edin.
*Sebze ve meyveleri taze tüketin, asla çürümüş, küflenmiş yada çillenmiş olanları tercih etmeyin.
*Yiyecekleri kızartmayın, yakmayın, kömür veya odun ateşinde pişirmeyin.
*Küflenmiş yiyecekleri asla tüketmeyin.
*Şarküteri, salamura ve tütsülenmiş ürünleri daha az yiyin.
*Tam tahıllı ürünler yiyin.
*Tüketiyorsanız alkol miktarını azaltın.


Diyetisyen Özlem Sert Aydın
www.ozlemsert.com
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...