6 Şubat 2014 Perşembe

Baş dönmesini azaltmak için yapılması gerekenler

Baş dönmesini azaltmak için yapılması gerekenler..


Baş dönmesini arttıran en önemli nedenlerden biri, baş ve vücudun hareketleridir. Dolayısıyla baş ve vücut hareket ettirilmezse, baş dönmesi hissi azaltılabilir.


Baş dönmesini arttıran en önemli nedenlerden biri, baş ve vücudun hareketleridir. Dolayısıyla baş ve vücut hareket ettirilmezse, baş dönmesi hissi azaltılabilir.
Çünkü baş dönmesi hastalığının en çok gözlenen nedenlerinden biri de, denge kanallarındaki kristallerin oynamasıdır. Bu hastalığın en temel başlangıcı başın ve gövdenin hareketleriyle ortaya çıkar.


Sabahları baş dönmesi

Örneğin sabahları yataktan kalkıldığı zaman çok şiddetli baş dönmesi görülür. Sabit pozisyonda durulup karşıya bakıldığı zaman 15-20 saniye sonra geçer. Ancak kişi öne eğildiğinde ya da banyoda yüz yıkamak için eğildiğinde yeniden başlar.
Dolayısıyla bu durumu hemen fark eden hastalar, başlarını hareket ettirmeden doktora gitmeyi tercih ederler.
Sabit durmak bir tedavi değildir. Fakat o anda baş dönmesinin tekrar etmesini engellemek için uygulanabilecek basit bir yöntem olabilir. Eğer kişide kristal kaymasına bağlı bir baş dönmesi varsa, doktora gidene kadar pozisyonu sabitlemek, baş dönmesinin tekrarını önleyebilir.


Periferik nedenler
Göz açık olarak sabit bir noktaya bakılırsa, periferik nedenler denilen, yani beyinden değil de daha çok iç kulaktan kaynaklanan baş dönmelerinde sabit bir noktaya bakmak baş dönmesini baskılar.
Periferi nedenli baş dönmesi yaşayan kişiler gözlerini kapatırlarsa, baş dönmelerinin daha da arttığını görürler. Oysa gözlerini sabit bir noktaya odaklarında, bu baş dönmesi daha çabuk geçer ve baskılanır.
Baş dönmesi bazen aşırı şekilde kusma, terleme, bulantı, çarpıntı ve korku hissi ya da kol ve bacaklarda uyuşma gibi ciddi bulgularla birlikte görülebilir. Bu koşullarda başı sabit tutarak baş dönmesini engellemeye çalışmak anlamsızdır. En kısa zamanda doktora başvurulması gerekir.

Kış aylarının vazgeçilmez kare ası

Kış aylarının vazgeçilmez kare ası

Kış akşamlarımızda vaktimizin çoğu televizyon veya bilgisayar başında geçiyor.


Hem soğuğun etkisi hem de kışın kalın kıyafetlerin içerisine kilolarımızı rahat rahat saklıyor oluşumuzun verdiği cesaret ve rehavet ile o keyifli akşam saatlerinde dört şeyden vazgeçemiyoruz. Salep, boza, kestane ve çekirdek. Peki bu besinleri ne kadar tanıyoruz. Diyetisyen&Yaşam Koçu Gizem Şeber bu besinleri anlatıyor.
 
BOZA: İçerdiği aktif mayalar ile probiyotik etkisi olduğu düşünülmektedir. Bu etkisine paralel olarak kabızlığa iyi gelir. Yüksek oranda B vitamini içerir. B vitaminleri, vücudumuzda enerji üretimi açısından önemlidir ayrıca sinir sistemi sağlığı açısından gereklidirler. Kemik sağlığı açısından önemli olan kalsiyum ve fosfordan zengindir. Mayalı diğer içecekler gibi anne sütünü arttırdığı düşünülür. Bütün bunların dışında yüksek kalori ve protein içeriği ile sporcuların beslenmesi açısından değerli ve önemlidir. 1 su bardağı boza 480 kalori içerir. Oldukça yüksek kalori içeriği nedeni ile tüketim miktarına ve sıklığına dikkat etmek gerekir. Boza tüketildiği günlerde beslenme düzeninden ekmeğin azaltılması uygun olacaktır. 
 
SALEP: Birkaç çeşit orkidenin köklerinden kurutularak hazırlanan malzemenin süt veya su ile karıştırılması ile hazırlanan ve sıcak servis edilen bu içeceği sevmeyen çok azdır. Tarçın kokusu ile insanı cezbeden sahlep; karbonhidrat içeriği ile enerji vericidir. Bunun dışında protein, kalsiyum ve fosfor açısından zengindir. 1 kupa sahlep yaklaşık 80 kaloridir. Birçok şekerli içeceğe göre daha az kalori içerdiğinden masum sayılabilir. Ancak piyasada satılan saleplerin nişasta ve şeker içeriği daha yüksektir. Zayıflamak isteyenlerin evde hazırlaması bu nedenle daha sağlıklıdır. Bu sağlıklı içecek kış aylarında ara öğün olarak tercih edilebilir. 
 
KESTANE: Pişerkenki kokusu ile bizi mest eden kestane, fındık, badem türü kuruyemişlere nazaran daha az yağ içerse de, karbonhidrat ve kalori içeriği yadsınacak kadar düşük değil. Bu nedenle tüketim miktarı konusunda dikkatli davranmak gerekiyor. Sinir sistemi açısından önem taşıyan B vitaminlerinden ve başta sindirim sistemi için gerekli olan liflerden zengin. İçerdiği sağlıklı yağlar sebebi ile kalp sağlığını korumak ve geliştirmekte yardımcı. Ancak 3 adet kestane yaklaşık 1 dilim ekmek kadar kalori içeriyor. Kestaneyi abartacağınızı bildiğiniz günlerde ekmek tüketiminizi dengelemeye çalışmalısınız. 
 
AY ÇEKİRDEĞİ: Yüksek E vitamini içeriği ile antioksidan etkisi vardır. Bu etkisi sebebi ile kalp-damar hastalıklarından ve romatoid artrit gibi bazı otoimmün hastalıklardan koruyucu etkisi olduğu düşünülmektedir. Sağlıklı kemikler ve enerji üretimi için gerekli olan magnezyum mineralinden zengindir. Selenyum içeriği ile kansere karşı koruma sağladığı düşünülüyor. 1 avuç dolusu ay çekirdeği, günlük E vitamini gereksiniminin yaklaşık %82’sini, selenyum gereksinmesinin %35îni karşılar. 1 avuç dolusu yaklaşık 200 kaloridir. Çekirdeği günde 1 avuç dolusu ile sınırlandırmak aşırı kalori alımını engellemek için ideal bir yol. Ayrıca çekirdek tüketeceğiniz günlerde salatalarınıza yağ eklememek de yağdan gelecek kaloriyi dengelemek açısından önemli. 
 

İşte en sağlıksız içecek!

İşte en sağlıksız içecek!

Uzmanlar en sağlıksız içeceği keşfettiğini açıkladı. Sandığımızın aksine en sağlıksız içecek aslında göze çok masum görünüyor


Kalori içeriği ve doymuş yağ asidi açısından en sağlıklı içecek milkshake!

Uzmanlar özellikle içerisinde çikolatalı dondurma konulan milkshakelerin karaciğer düşmanı olduğu konusunda uyarıyor. Koruyucu madde içerebilen bu içecekler obeziteye neden olan yiyecekler kategorisinde değerlendiriliyor.

Milkshake tutkunuysanız evde hazırlamanızı ve haftada 2-3 bardaktan fazla tüketmemenizi öneririz. Dışarıda satılan milkshakeler pek çok zararlı madde içerebiliyor.


Kaynak:Milliyet

27 Ocak 2014 Pazartesi

Tablet almanın püf noktaları


Tab­let pi­ya­sa­sı­nın önem­li oyun­cu­la­rın­dan Ez­co­ol, son za­man­lar­da hız­la yay­gın­la­şan ucuz tab­let fur­ya­sı hak­kın­da tü­ke­ti­ci­le­ri uya­rı­yor.

Ma­du­ri­yet­le­rin önü­ne geç­mek için özel­lik­le sa­tış son­ra­sı des­tek ve ga­ran­ti kap­sa­mı­nın öne­mi­ne dik­kat çe­ken şir­ket, tab­let sa­tın alır­ken şu hu­sus­la­ra da vur­gu ya­pı­yor:

1) Ne çok ucuz olsun ne de çok pahalı

Çok ucuz tab­let­ten çe­kin­mek ge­re­ki­yor. 99 TL gi­bi fi­yat­tan sa­tı­lan 7 inç­lik bir tab­le­tin mal­ze­me ka­li­te­si­nin iyi ol­du­ğu dü­şü­nü­le­mez. Bu tek­nik açı­dan im­kan­sız­dır. Bel­lek­le­rin ve iş­lem­ci­nin ma­li­ye­ti bel­li­dir. Do­la­yı­sıy­la 10” tab­le­te bin TL üzerinde ücret ödenmemeli

2) Artırılabilir hafıza şart

Dü­şük da­hi­li ha­fı­za­lar bir yer­den son­ra ye­ter­li gel­me­me­ye baş­lar. Ye­ni bir oyun ya da film yük­le­ye­bil­mek için es­ki­si­ni sil­mek ge­re­kir. Art­ı­rı­la­bi­lir de­po­la­ma ol­ma­dı­ğı sü­re­ce, da­hi­li ha­fı­za her za­man ye­ter­siz ge­le­cek­tir.

3) Çözünürlüğü yeterli olmalı

Akıl­lı te­le­fon ve tab­let pa­za­rın­da özel­lik­le son 1 yıl içe­ri­sin­de hız­la ge­li­şen tek­no­lo­ji­ler­den bir ta­ne­si de ek­ran çö­zü­nür­lü­ğü ol­du. Ar­tık bü­yük tab­let­ler için en azın­dan Full HD (1080p), mi­ni tab­let­ler için HD (720p) çö­zü­nür­lük stan­dart ha­le gel­di. An­cak gü­nü­müz­de hâ­lâ da­ha dü­şük çö­zü­nür­lü­ğe sa­hip ol­ma­sı­na rağ­men sa­tı­şa su­nu­lan bir­çok tab­let var.

4) Tek çekirdekliler artık rafa kalktı

Gün­cel­len ya­zı­lım­lar ve di­ğer do­na­nım bi­le­şen­le­ri yü­zün­den tek çe­kir­de­kli iş­lem­ci­ler, kul­la­nı­cı­la­rı ya­rı yol­da bı­ra­kı­yor­. Bunun için en az çift çe­kir­dek­li iş­lem­ci­ye sa­hip tab­let kul­lan­mak ge­re­ke­cek­tir.

6 bin dolarlık canavar

Japon elektronik devi Panasonic’in 20 inç­lik 4K çö­zü­nür­lük­lü ye­ni tab­le­ti To­ugh­Pa­d’­in özel­lik­le­ri bel­li ol­du. In­tel Co­re i5 iş­lem­ci­si ve Nvi­di­a Ge­For­ce 745 M gra­fik kar­tı bu­lu­nan ci­haz, Win­dows 8.1 iş­le­tim sis­te­miy­le bir­lik­te sa­tı­la­cak. Ci­haz­da 256 GB SSD, 8 GB RAM ve 2 GB VRAM bu­lu­nu­yor. Blu­eto­oth 4.0, USB 3.0, SDXC kart des­te­ği­ne sa­hip ci­ha­zın pi­li ise yo­ğun ça­lış­ma­da an­cak 2 sa­at da­ya­na­bi­li­yor. Ci­ha­zın ABD fi­ya­tı 6 bin do­lar.

TEKNOLOJİ DÜNYASI - MURAT GÜLDEREN - BUGÜN GAZETESİ

Midye Yemek Ya da Yememek

Geçenlerde bir kanalda izlemiştim ha pil yemişsin ha midye diyordu ropörtaj yapan spiker biraz araştırdım karşımıza aşağıdaki gibi bir tablo çıktı siz iyisimi midye yemeden önce çok iyi düşünün bunu ben yani bir midye sever söylüyor!...


Midye yürüyüşü

Midyeler çok ilginç yaratıklar, omurgasızlar familyasının en orijinal yaratıklarından birisi.
Fotoğrafta harekete geçmiş bir midye görüyorsunuz. Kabuklarının arasından çıkardığı ve basit bir sinir sistemiyle yönetilen sümüksü doku aslında bir çeşit kas. Hareket etmek gereksinimi hissettiğinde kabuklarını hafifçe aralayarak bu dokuyu dışarıya çıkarıyor ve çok yavaş ama emin adımlarla ilerliyor.
Metabolizması sade ve basit; ancak iç organları pekçok hayvan gibi gelişmiş. İki kabuğun arasında basit de olsa birer mide, kalp, böbrek, karaciğer ve sinir sistemi bulunuyor. Bununla birlikte vücut kütlesinin çoğunu bağırsaklar ve sümüksü doku oluşturuyor. Yine içerisinde yer alan solungaçları ile sudaki oksijeni kullanıyor. Kabukların sivri ucunda iki ağız bulunuyor. Bunlardan uçları kılımsı tüylerle kaplı olandan suyu emiyor ve bu su vücudu içerisinde dolaşırken kendisi için yararlı olacak organik ve inorganik maddeleri süzerek bünyesine katıyor. Besinleri arasında canlı mükroorganizmalar olduğu gibi demir, civa, nitrat, bakır, azot gibi inorganik maddeler de bulunuyor. Bu küçük canlı inorganik maddeleri de kullanarak enerji elde ediyor. Bu yönüyle midyeler akvaryumlarda biolojik filtre olarak kullanılıyor. Bir akvaryum sistemi için en radikal yıkıcı unsurlar olan nitrat, fosfat ve amonyak gibi maddeleri fitre ediyor. Temizlediği suyu ise diğer delikten çıkarıyor, tertemiz yaparak..



Yine bu özellikleri nedeniyle doğadan çıkarılan midyelerin yapılarında da ağır ve zararlı maddeler bol miktarda bulunuyor. Sudan süzdüğü zararlı maddeler midyenin bünyesinde birikiyor ama kendisine bir zarar vermiyor; ancak siz midyeyi çeşitli şekillerde yiyerek bu maddeleri vücudunuza alıyorsunuz, yapmayın etmeyin
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...