2 Kasım 2010 Salı

Naşi



Naşi Tel Örgü Sistemleri:








Genel Bilgiler

Naşi Armudu (Naşi Japoncada Armut demektir) veya Asya Armudu (Pyrus pyrifolia) Kore ,Çin ve Japonya’ ya özgün bir Armut türüdür. Bunun dışında birçok isimle de tanınırlar : nashi, nashi pear, Asian pear, Japanese pear, Korean pear, Taiwan pear, African pear, sand pear, apple pear, bapple, papple, bae, li.

Bildiğimiz armut türlerinden farklı olarak çok suludurlar ve hasat edildikten sonra uzun süre rengini korurlar ve uygun soğutma uygulandığında çok uzun süre tazeliğini kaybetmezler. Bilinen armut türlerinden farklı yuvarlak şekillidirler. Hatta şekil olarak elmaya benzemesinden dolayı elma armudu da denmektedir. Bir istisna olarak bildiğimiz armuta şeklen benzeyen bir Naşi türü de bulunmaktadır. Bazıları sarı renkte , kırmızımsı kahverengi ,bazıları ise bronz renktedir ve üzerinde noktalar bulunur. Bu şekliyle ilk bakışta diğer meyvelerden farklı bir görünüşe sahiptir.



Naşi ağacının çiçekleri 5 yapraklıdır. Nisan aylarında çiçek açarlar. Naşi ağacı Doğu Asya’da baharın en önemli sembollerinden biridir. Bu ülkelerde birçok bahçede Naşi ağacı görebilirsiniz.


Kore’ de yetiştiriciliği çok yaygındır ve büyük miktarda bir tüketim mevcuttur. Ayrıca Amerika’ya ihraç edilir ve bu ülkede hediye olarak Naşi satılmaktadır. Özellikle Kore’nin Naju şehrinde yetişen Naşi’ler meyve etinin lezzeti ve büyüklüğü açısından dünyanın en iyileridir.

Hediyelik Naşi:


Naşi Armudunun Faydaları

Kanı nötralize etmesi ve sağlığı koruması Naşinin en önemli özelliklerinden biridir. Koreli araştırmacılara gore ; Bir elma doktoru sizden uzak tutar, Bir Naşi ise sizi kansere karşı korur. Düzenli olarak yemeklerden sonra tüketilen armut, sigara veya aşırı dumana veya yanmaya maruz kalmış etlerin tüketimi ile vücuda giren kanserojen maddelerin vücuttan atılmasını hızlandırır. Yine yapılan bir araştırmada, kebap tarzı bir yemekten sonra yenilen armutun etkisi ile, atılan idrarda kansere neden olan maddeler normal değerlerden 5 kat fazla ölçülmüştür. Bu da bize göstermektedir ki; tükettiğimiz armutlar kanseri vücudumuzdan uzak tutmakta son derece önemlidir. Özellikle eti fazla tüketen insanların mutlaka armuta günlük besin programlarında yer vermesini öneriyorum.

Naşi Besin Değerleri:

Bilimsel Adı: Pyrus pyrifolia (Burman f.) Nakai

Nutrient

Units

Value per
100 grams

Number
of Data
Points

Std.
Error

Proximates





Water

g

88.25

2

Energy

kcal

42

0

Energy

kJ

176

0

Protein

g

0.50

2

Total lipid (fat)

g

0.23

2

Ash

g

0.37

2

Carbohydrate, by difference

g

10.65

0

Fiber, total dietary

g

3.6

0

Sugars, total

g

7.05

0

Minerals





Calcium, Ca

mg

4

2

Iron, Fe

mg

0.00

2

Magnesium, Mg

mg

8

2

Phosphorus, P

mg

11

2

Potassium, K

mg

121

2

Sodium, Na

mg

0

2

Zinc, Zn

mg

0.02

2

Copper, Cu

mg

0.050

2

Manganese, Mn

mg

0.060

2

Selenium, Se

mcg

0.1

0

Vitamins





Vitamin C, total ascorbic acid

mg

3.8

0

Thiamin

mg

0.009

2

Riboflavin

mg

0.010

2

Niacin

mg

0.219

2

Pantothenic acid

mg

0.070

2

Vitamin B-6

mg

0.022

2

Folate, total

mcg

8

2

Folic acid

mcg

0

0

Folate, food

mcg

8

2

Folate, DFE

mcg_DFE

8

0

Choline, total

mg

5.1

0

Vitamin B-12

mcg

0.00

0

Vitamin B-12, added

mcg

0.00

0

Vitamin A, RAE

mcg_RAE

0

0

Retinol

mcg

0

0

Carotene, beta

mcg

0

0

Carotene, alpha

mcg

0

0

Cryptoxanthin, beta

mcg

0

0

Vitamin A, IU

IU

0

2

Lycopene

mcg

0

0

Lutein + zeaxanthin

mcg

50

0

Vitamin E (alpha-tocopherol)

mg

0.12

0

Vitamin E, added

mg

0.00

0

Vitamin D (D2 + D3)

mcg

0.0

0

Vitamin D

IU

0

0

Vitamin K (phylloquinone)

mcg

4.5

0

Lipids





Fatty acids, total saturated

g

0.012

0

4:0

g

0.000

0

6:0

g

0.000

0

8:0

g

0.000

0

10:0

g

0.000

0

12:0

g

0.000

0

14:0

g

0.000

0

16:0

g

0.010

1

18:0

g

0.002

1

Fatty acids, total monounsaturated

g

0.049

0

16:1 undifferentiated

g

0.001

1

18:1 undifferentiated

g

0.047

1

20:1

g

0.001

1

22:1 undifferentiated

g

0.000

0

Fatty acids, total polyunsaturated

g

0.055

0

18:2 undifferentiated

g

0.054

1

18:3 undifferentiated

g

0.001

1

18:4

g

0.000

0

20:4 undifferentiated

g

0.000

0

20:5 n-3 (EPA)

g

0.000

0

22:5 n-3 (DPA)

g

0.000

0

22:6 n-3 (DHA)

g

0.000

0

Cholesterol

mg

0

0

Amino acids





Tryptophan

g

0.005

0

Threonine

g

0.013

0

Isoleucine

g

0.014

0

Leucine

g

0.025

0

Lysine

g

0.017

0

Methionine

g

0.006

0

Cystine

g

0.005

0

Phenylalanine

g

0.013

0

Tyrosine

g

0.004

0

Valine

g

0.018

0

Arginine

g

0.009

0

Histidine

g

0.005

0

Alanine

g

0.017

0

Aspartic acid

g

0.098

0

Glutamic acid

g

0.036

0

Glycine

g

0.014

0

Proline

g

0.016

0

Serine

g

0.018

0

Other





Alcohol, ethyl

g

0.0

0

Caffeine

mg

0

0

Theobromine

mg

0

0

USDA National Nutrient Database for Standard Reference, Release 22 (2009)

Naşi Yetiştiriciliği

Elma ve Armut yetiştiriciliği genel anlamda zor ve problemli bir iştir. Armutlar için geçerli yetiştiricilik bilgileri Naşi için de uygulanabilir. Burada dikkat edilecek birkaç konuya değinmek istiyorum. Ülkemizde şu anda satılan türler Hosui, Kosui ve Atago’ dur. Her ülkeye ve yöreye gore tavsiye edilebilecek 20 civarı Naşi türü vardır.

Her türün meyve renkleri, büyüklükleri ve hastalıklara dirençleri farklıdır. Aromaları da gerçekten türden türe farkediyor. En popüler türler Nijisseki ve New Century (Shinseiki) imiş fakat ben bizzat denemedim. Bazı araştırma raporlarına baktım. Bu türler Chojuro ile birlikte aynı zamanda güneş yanığına karşı dayanıklı türler. Hosui bu konuda biraz hassastır. Kosui en erkenci türlerden biri ve aroması çok farklıdır. Benim en beğendiğim türlerden biridir. Hosui çok sulu ve tatlı ama Kosui kadar aroması sıradışı değil.

Nijisseki:


Büyüklük bakımından en iri Naşi çeşidi ise Korean Giant' dır:


Shinko:


Hasat zamanları yöreye gore değişmekle beraber Yalova ikliminde Ağustos’ tan başlayarak türüne gore Eylül ayının ortalarına kadar uzayabiliyor. Sıcak hava Naşinin daha erken olgunlaşmasına yol açar, tam tersi soğuk iklimlerde de geç olgunlaşır.

Naşiler çok verimlidir ve 2 senede verime yatarlar fakat ağacın büyümesini teşvik etmek için çiçeklerinin koparılıp atılması gerekir.

Naşi Fidanı Seçimi

Naşi fidanı seçilirken en önem verilmesi gereken konuların başında anaç seçimi gelir. Klasik armut anaçları , OH-F ve Betulaufolia Naşi için kullanılmaktadır. Her ne kadar Ayva üzerine aşıda uyumsuzluk olduğu söylensede kendim bizzat ayva üzerine kalem aşı yaptım ve şu ana kadar herhangi bir problem le karşılaşmadım ve gelişimi de gayet sağlıklı devam etmektedir.

Naşi yetiştiriciliğinde en önemli konulardan birisi de ağaçlar büyüdüğünde dalların asma gibi yayılması ve bir tel sistemine gerek duymasıdır. Aksi takdirde meyveler çok ağır olduklarında dallar kolaylıkla kırılabiliyorlar. Yaptığım araştırmalarda henüz ülkemizde böyle bir sistem görmedim ama Kore ve Japonya’ daki bazı Naşi bahçelerinin resimlerini derleyebildim. Önümüzdeki günlerde bizzat kendim bir tel sistemi yaptığımda sonuçları ve görüntüleri de paylaşacağım

Kaynak:http://www.tropikmeyveci.com

Alıç meyvesi





Alıç

En çok sevdiğim ve saygı duyduğum ağaç listesi yapsam herhalde Alıç ağacını en üst sıralara yazardım. Özellikle çiçeklerindeki canlılık ve meyvelerinin muhteşem görünüşü , estetik güzelliği ile de peyzaj düzenlemelerinde gözardı edilmemesi gereken bir seçenektir. Özellikle süs alıçları ise bonsai severlerin en çok üzerinde durması gereken ağaçlardandır.

Çocukluğumda dağlarda dolaşırken sıkça rastladığım ağaçlar vardı. Bunlar ; Meşe, Ateşdikenleri ve Alıç idi. Alıç ağacına duyduğum ilginin en nedeni ise dağda yenilebilecek tek meyvenin Alıç olması , ayrıca mükemmel lezzeti, hiç bir insana ihtiyaç duymadan herşeyini doğadan karşılaması (sulama ve gübre istememesi), kendi kendine büyümesi , çoğalması ve inanılmaz güzel meyveler vermesi idi.


O yaşlarda Alıç ağacının benim için dağdaki tek besin kaynağı olması ve yukarda belirttiğim estetik ve lezzet yönleri dışında, uzun yıllar sonra özellikle yurt dışında bazı şifai yönlerinden dolayı doğal tedavide kullanıldığını , hatta bazı ilaçlarının, sirke gibi birçok ürünün hammaddesinin alıç olduğunu öğrenmem hayranlığımı daha da artırmıştır.

Uzun yıllar sonra tekrar meyve ağaçlarına olan ilgimi hayata geçirdiğimde ilk aklıma gelen Alıç ağacı oldu.

Araştırmalarımdan sonra gördüğüm çeşit sayısı beni şaşırttı. Oysa ki ben sadece sarı ve turuncu renkli meyve veren Alıç ağaçlarından başka çeşit hiç görmemiştim. Bir sene süren Alıç ağacının farklı türlerinden edinme çalışmalarım sonucu, değerli bir komşum Doğu Anadolu' daki dağlardan 3 adet küçük fidan getirdi. Bunun dışında Karaca Fidanlığından daha çok peyzajda kullanılan estetik yönü ile harika bir görünüme sahip iki adet ve 2009 Nisan ayında değerli ağaç dostu Muhammed Beyin gönderdiği Siyah Alıç ağacı ile küçük de olsa bir Alıç ormanına! sahip oldum. İlerki günlerde Alıç ağacı çoğaltma konusundaki çalışmalarımı ve fotoğraflarımı bu sitede paylaşacağım.


ALIÇ HAKKINDA :



Familyası : Rosaceae

İngilizce adı : Hawthorn

Drog* adı : Crataegi flos cum Crataegis fructus (Alıç çiçeği ve Alıç meyvesi)

Diğer isimleri : Akdiken, edran, ekşi muşmula, geviş, yemişen


Hayatımıza birçok yenilikler ve kolaylıklar kazandıran teknoloji, olumsuzlukları da beraberinde getirmiştir. Teknolojiyle beraber insanoğlu giderek doğallıktan, doğal beslenmeden uzaklaşmış; hareketten uzak yaşamaya mahkûm olmuştur. Bundan sebep yeni yeni hastalıklar zuhur etmiş, kalp krizleri ve ani ölümler artmış ve ‘stres’ denilen çağın vebası, tüm insanlığa musallat olmuştur. Modern çağ hastalıklar çağı olmuş, bu çağın gücü teknoloji de adeta hastalık üretme mekanizması olmuştur. Çevreye duyarsızlaşma gözlerimize mil çekilmesine sebep oldu, bunun sonucunda da etrafımızdaki değerleri göremez hale geldik.

Fark edemediğimiz bitkisel değerlerimizden biri de kalp sağlığımızın korunmasında belki de en önemli drog olan alıç… Farkındalığımıza katkı olsun diye alıçtan bahsedelim istedik.

Botanik özellikleri



Dikenli, 10 m’ye kadar boylanabilen, nisan ayı ortalarından itibaren beyaz ve pembe renki çiçekler açan bir ağaççıktır. Dalları koyu kahve renkli, 1.5- 2.5 cm çapındadır. Meyveler eylül ekim döneminde olgunlaşmaya başlar; 6- 10mm çapında, 1- 3 tohumlu, esmer veya kırmızı renklidir.

Fitokimyasal maddeleri

Procyanidin, flavonlar, rutozit, hiperozit, viteksin, epikateşin, kesretin, triterpenik asitler, oleanolik asit




Yayılışı


Avrupa, Batı Asya, Kuzey Afrika, Kuzey Amerika dünya genelinde yayılış gösterdiği alanlar; ülkemizdeyse yurt genelinde yayılış gösterir.


İklim isteği


İklimisteği bakımından seçici değildir, karasal iklim özelliği gösteren yerlerde de rahatlıkla yetiştirilebilir.


Toprak isteği


Toprak isteği yönünden de seçici değildir. Doğal ortamda çok kıraç alanlarda da iyi geliştiği görülmektedir.

Su isteği


Suya gelişim döneminde ihtiyaç duyar, sonraki evrelerinde hayatını devam ettirmek için yağmur suları yeterli olur.


Üretimi



Bitki tohumla üretilir. Tohumları sert kabuklu olduğu için çimlenme engeliyle karşılaşılır. Çimlenme engelini aşmak için aşağıdaki işlemlerden biri tercih edilir.

- Tohumlar zımparalanır.
- Tohumlar 6 ay soğuk katlama yöntemiyle stratifikasyon işlemine tabi tutulur.
- Tohumlar gibberallik asitle (GA3) muamele edilir.

Hasat

Çiçekler açma döneminde, tomurcuk haldeyken hasat edilir; gölgede veya 40 ºC ısılı fırınlarda kurutulur. Kuru çiçekler kendine has koku ve tatta olup beyaz veya krem renklidir. Kabul edilebilir rutubet %12’dir. Yabancı madde oranı %0.05’i aşmamalıdır. Balya halinde paketlenir.

Meyveler tam olgunlaşınca toplanır; tatlımsı ekşi olup, kokusu yoktur. Meyve sapları %1, organik karışımlar %1, mineral karışımlar %0.05’ten fazla olmamalıdır. Meyveler de gölgede ve kuru, havadar binalarda kurutulur. Çuvalla paketlenir.


Tıbbi kullanılışı

Alıç kalp üzerine olumlu etkileri olan ve zehirli bileşikler ihtiva etmeyen en önemli bitkisel droglardan en önemlisidir. Kalp kuvvetlendirici olarak kullanılan bitkiler genellikle zehirli glikozitler ihtiva ettiğinden ancak standardize edilerek kullanılabilirler. Alıçta bu durum zehirli glikozitler taşımadığından söz konusu değildir. Bu sebeple de evde bulundurulabilecek en iyi droglardan bir tanesidir.

Koroner damarları genişleten bioflavononidler açısından zengin olan bitki bu maddeler sayesinde damarları genişleterek kan dolaşımını arttırır. Bioflavonoitler çok güçlü antioksidanlar olup, kalbe oksijen ve kan akışını arttırırlar. Dolayısıyla da angina denilen kalp ağrıları azalır.

Özellikle yaşlılarda kalp atımlarının hızlanmasıyla birlikte görülen kalp ritmi bozukluklarında da faydalıdır.

Yaşlılarda kalbi kuvvetlendirmek, yüksek tansiyonlu hastalarda kalbe destek olmak, bilhassa ateşli hastalıklardan sonra yorulan kalbi kuvvetlendirmek ve kalpteki ritim bozukluklarını tedavide kullanılır. Hafif kalp yetmezliğinde de kullanılabilir.

Ayrıca spazm çözücü, kabız yapıcı ve idrar söktürücü etkileri de bulunur.

Kalple ilgili bu etkiler uzun süreli kullanımda kendini gösterir.

İnfüsyon şeklinde kullanılabilir. Piyasada ekstreleri de mevcuttur.

Kombinasyonları

Kalp için kullanılan diğer droglarla kombine edilebilir.

Dozaj

Tentürü 3x20 damla, ekstre 3x15 damla, infusyon günlük 5 g. her defasında 1,5 g.

* Drog kelimesi, bitkilerin ilaç olarak kullanılan kısımlarını ifade eder.


Derleyen : Nazım Tanrıkulu

Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Teknikeri
ziraatçi.com isimli siteden alıntıdır.

Son Güncelleme (Cumartesi, 12 Aralık 2009 00:00)



http://www.tropikmeyveci.com/

LİKOPEN ZENGİNİ BİR ÜZÜMSÜ, GÜZ ZEYTİNİ……


LİKOPEN ZENGİNİ BİR ÜZÜMSÜ, GÜZ ZEYTİNİ……


Son zamanlarda gittikçe popüler olan Güz Zeytini hakkında değerli bir arkadaşımın yazmış olduğu bir yazıyı yayınlıyorum. Güz Zeytini konusunda yazının en sonunda belirtilen uyarı dikkate alınmalıdr.

Güz Zeytini genellikle geniş çalı veya ufak ağaçlar şeklinde kendini gösteren, zarif sarı çiçekleriyle, gümüş noktalı yaprak ve kırmızı üzümsü meyveleriyle peyzaj değeri çok yüksek bir bitkidir. Çin, Kore ve Japonya’da doğal olarak yetişir, 1800’lü yıllarda Amerika’ya getirilmiş ve yaygınlaşarak bir çok yerde doğal olarak yetişmeye başlamıştır.
Güz Zeytinin meyveleri sonbaharda olgunlaşır. Özellikle ilk donlar başlamadan önce toplanan meyvelerin çok sulu ve en mükemmel tada ulaştığı, hafif ağız buran, Frenk üzümü, Cranberry ve Şeftaliyi andıran bir tadı olduğu söylenmektedir.
Son yıllarda yapılan araştırmalar Güz Zeytini meyvelerinin yüksek miktarlarda besleyici elementler içerdiği saptanmıştır. Özellikle bildiğimiz tipik domatesten 17 kat fazla likopen içerdiği tespit edilmiştir.Likopen’in prostat kanseri riskini azalttığı üzerine ciddi araştırmalar olduğu düşünüldüğünde Güz zeytini iyice ön plana çıkmaktadır. Pişirerek kullanıldığında likopenin daha fazla açığa çıktığı bazı net kaynaklarında belirtilmektedir. Aynı zamanda Güz Zeytininin meyve ve çekirdeklerinde insan vücudu için gerekli protein ve fatty acid’ler, çok zengin phytoene, a- ß –cyrptoxanthin ve ß-carotene içeriği olduğu saptanmıştır. Bol salkımlar halinde oluşan Güz Zeytini meyveleri taze olarak tüketilebildiği gibi, reçel ve jel yapımında da kullanılabilir.
Güz zeytininin bütün bu özelliklerinin yanında bütün eleagnus türlerinde olduğu gibi havadaki nitrojeni, köklerindeki nodlarında bulunan simbiotik bakteriler yardımıyla diğer bitkiler için yararlı nitrojene döndürme özelliği vardır. Bu yüzden toprak ıslahında da kullanılmaktadır. Verimsiz toprakların ıslahında ve erozyon önlemede çok etkili bir ağaçtır. Gölge tölelaransı olduğundan, ceviz ağacı gibi ağaçlarla birlikte toprak verimini artırmak amacıyla kullanılabilir.
Güz Zeytini uygun ortamı bulduğunda çok yayılıcı olabilmektedir. Bu yüzden kontrol altında tutulmalıdır. Ayrıca kuşların çok sevdiği bir meyvedir ve çekirdekleri kuşların sindirim sisteminden geçerek, çok geniş alanlarda çimlenerek yayılma özelliğine sahiptir. Amerika’da bir çok eyalette istila edici bitki olarak değerlendirilmeye başlamıştır.

Bahri Taş

http://www.tropikmeyveci.com/

Barbados (Acerola) Kirazı

Barbados (Acerola) Kirazı

Eğer çok hoş görünüşlü , fazla boyu uzamayan , oldukça renkli bir tropik meyve ağacı istiyorsanız Barbados kirazı mükemmel bir seçimdir. Barbados Kirazı veya , Acerola Kirazı, Malpighia glabra, (M. punicifolia olarak da bilinir), Batı Antillere özgü bir ağaçtır.

Barbados kirazları değişik büyüklüklerde koyu yeşil ve parlak yapraklara sahiptir. Fakat genellikle 5cm veya daha uzundurlar. Ağaç değişik topraklarda çok güzel gelişebilir. Fakat en iyi gelişim ve meyve için asitli toprak gereklidir. Barbados Kirazı 4-5 m ‘ye kadar büyüyebilir.

Tüm yıl boyunca çekici küçük pembe çiçekler üretir. Bunlar genellikle İlkbaharın başından sonbaharın sonuna kadardır ve meyveler çiçekten 4-6 hafta sonra olgunlaşır. Meyveler genellikle 2,5 cm ve daha büyük olabilir. Parlak kırmızı üç tane geniş





yuvarlak kenarlıdır ve çekirdekler merkezde bulunur.Meyve eti genellikle sarıdır ve çok yüksek Vitamin C içerir ve ticari olarak C vitamin için üretilir. Yaklaşık olarak bir portakalın 32 katı C vitamini içerir. Acerola Kirazının faydaları hakkında yazı için buraya tıklayın

Acerola (Barbados Kirazı) Fidanı : 1 yaş, yaklaşık 1 m

Barbados, Acerola Kirazı Fidanı

Genellikle ağaç çok hızlı gelişir (yılda 1 m civarı). Bu özelliğinden dolayı bahçe sınırları için çok iyi bir çit görevi görür. Güneş ışığını bol alan yerlerde çok iyi gelişir. Fakat hafif gölgede de büyüyebilirsede meyveleri az ve kalitesi düşük olur.


Barbados Kirazları az da olsa soğuk havada problem yaşayabilir -2 dereceden sonra zarar görebilir. Meyveler ,çekiciliğinden dolayı sık sık böcek ve kuşların hedefi olur.

Kurtlar kumlu topraklarda problem yaratabilir ve kuru otları kullanmak zararlıları uzak tutabilir.

Birçok Barbados Kirazı kalem ile kolayca çoğaltılabilir. Havai Köklendirme de çok sık kullanılan bir çoğaltma yöntemidir. Çekirdekten yetiştirilen ağaçlar çok yavaş büyür ve tadı acıdır, ayrıca kalitesiz meyve verirler.

Birçok türü vardır. 'Florida Sweet' veya 'B-17' gibi. Bunların meyveleri daha büyüktür ve küçük meyvelere gore daha tatlıdır.




C vitamin daha küçük meyvelerde daha fazladır fakat asitlidir. Bu nedenle insanlar daha tatlı olan büyük meyveleri tercih ederler. Birçok türü bir yetişkinin günlük C vitamin ihtiyacını karşılayabilir. Eğer C vitamin tablet almak istemezseniz Barbados Kirazı tam size göredir.





Her 3-4 ayda bir genel amaçlı gübreler kullanıldığında daha iyi gelişme ve üretim artışı görülür. Kurak dönemler süresince Barbados Kirazının köklerini korumak için ağacın dibine kalın bir ot tabakası yayılır. Aksi takdirde kökleri yüzeye çok yakın olduğu için kuruyabilir. Kurak dönemlerde haftalık sulama önerilir ki meyveler daha büyük ve kaliteli olsun.


KAynak:http://www.tropikmeyveci.com

ACEROLA



ACEROLA
DESCRIPTION





Acerola, also known as the West Indian Cherry and Barbados Cherry, grows to a height of about 3 meters. As the fruit matures, it passes from green to yellow, and finally to the appearance of the European cherry. The fruit is rich in Vitamin C.


INDICATIONS

Acerola is used primarily for its Vitamin C content and free-radical scavenging abilities. Acerola has been used as a remedy against flu’s and colds, pulmonary disturbances, liver ailments and irregularities with the gall bladder. Used in heavy doses it has beneficial effects on viral hepatitis and varicella, as well as poliomyelitis. Acerola is rich in anti-oxidant activity, which may be due in part to its high Vitamin C content.


CHARACTERISTICS

Acerola is rich in Vitamin C as well as carotene, thiamine, riboflavin, niacin, proteins, and mineral salts, principally iron, calcium, and phosphorus.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...