18 Kasım 2011 Cuma

7 Bin Tonluk Uranyum Zengini İl ve İlçemiz


7 Bin Tonluk Uranyum Zengini İl ve İlçemiz

Yozgat'ta 1 yıldan beri uranyum madeni rezervini tespit etmek için 39'uncu sondaj çalışması gerçekleştiren Adur Madencilik'in tespitleri Türkiye'nin tahmin edilenden çok daha fazla uranyum madenine sahip olduğunu ortaya çıkardı.




Yozgat'ın Sorgun ilçesinin Akoluk ve Mehmetbeyli köyleri arasındaki bölgede uranyum rezervi tespit etme çalışmaları yeniden başladı.Bölgede 1 yıldan beri uranyum çıkarma çalışmalarını yürüten Adur Madencilik Şirketi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü Sabri Duransoy, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bölgede 39'uncu sondaja başladıklarını, 38 sondajdan elde ettikleri bilimsel verilerin Türkiye'nin bilinenden daha fazla uranyum madenine sahip olduğunu ortaya koyduğunu söyledi. Türkiye'de 3-4 bölgede uranyum madeninin varlığından söz edildiğini ancak en zengin uranyum madeninin Yozgat'ın Sorgun ilçesine bulunduğunun tespit edildiğini belirten Duransoy, şöyle konuştu:

''Burada bir ilki başarmaya çalışıyoruz. Bu zamana kadar 38 sondaj yaptık. Kısa bir ara verdikten sonra sondaj çalışmalarına yeniden başladık. Şimdi Yozgat'ın Sorgun ilçesine bağlı Akoluk, Temrezli ve Mehmetbeyli köyleri arasındaki bu arazide yeniden sondaja başladık. Burada bir ay zarfında 7 sondaj daha yapacağız. Sondaj çalışmaları için 3 yıl zaman ayırmıştık. 1 yılı doldu. 2 yılın sonunda en kısa sürede buraya uranyum tesisi kurulur ümidindeyiz.''

Rezerv tahminleri revize edilmeliTürkiye'nin en zengin uranyum yataklarının Yozgat'ın Sorgun ilçesine bağlı Akoluk, Temrezli ve Mehmetbeyli köyleri arasındaki bu bölgede bulunduğunu bildiren Duransoy, Maden Tetkik Arama (MTA) Genel Müdürlüğünce bundan 35 yıl önce bu bölgede uranyum arama çalışmaları yapıldığını, bu çalışmalarda uranyum varlığının tespit edildiğini kaydetti.

Duransoy, şöyle devam etti:
''Biz de onların tespiti üzerinden hareket ettik. Onların yaptıklarına ilave olarak sondajlar yaptık. Bugüne kadar yapılan sondajlarda Türkiye'nin uranyum rezervinin 9 bin ton civarında olduğu tespit edilmiş. Rezervlerin en büyük kısmının burada olduğunu tespit ettik. Aşağı yukarı bu bölgede 4 bin ila 4 bin 500 ton civarında uranyum bulunduğu tahmin edilirken bizim yaptığımız 38 sondaj sonucunda bu bölgede 7 bin ton rezerv olduğu ortaya çıktı. Bu rezerv, ülke rezerv tahminlerini değiştiren bir gelişme. Dolayısıyla bu durum Türkiye'de rezerv tahminlerini yeniden revize etmezimizi gerektiren umutlu bir gelişme. Bütün bu havza için düşünülen 4 bin ton rezervin neredeyse bir kat üstüne çıkmış olmak madencilik bakımından çok önemli bir gelişme. Onun için çalışmalarımızı biraz daha hızlandırdık. Bir ay sonra ikinci etap sondaj çalışmalarımız da sona erecek. Ortaya çıkacak veriler sonucunda fizibilite raporu hazırlanacak. Fizibilite raporuna göre ilçeye üretim tesisi kurulup kurulmayacağına karar verilecek. Üretim tesisinin kurulması çok uzun zaman almaz. Fakat üretim tesisinin ne şekilde kurulacağını, kaç yıl çalışacağını, kapasitesinin ne olacağını bize fizibilite raporları gösterecek.''

Yozgat'ın uranyumu nükleer santrallerde kullanılabilirBölgeden çıkarılan uranyumun Mersin'de ya da Sinop'ta kurulması planlanan nükleer santrallerde yakıt olarak kullanabileceğini belirten Duransoy, ''Hükümetin çok önemli ve faydalı bir kararı ile Türkiye'de nükleer santral kurulması kararlaştırıldı. Buradan bir uranyum çıkarsa neden kurulacak bu nükleer santrallerde kullanılmasın? Kendi toprağımızdan çıkacak uranyum pekala o santralde kullanılabilir'' diye konuştu.

Önce çevre, sonra sondajSondajlarda çevreye önem verdiklerini ve köylülerle el ele vererek çalışmalarını yürüttüklerini belirten Duransoy, özel bir teknikle 150 metre derinlikten uranyum madenine ulaştıklarını kaydetti.

Uranyumun çıkarılabilmesi için 150 metre derinliğe inildiğini ve numuneler çıkarıldığını söyleyen Duransoy, şöyle konuştu:

''Bu kayaçlar özel kutulara konularak depolara götürülüyor. Orada mühendislerimiz kayaçları inceliyorlar. Kayacın içinde cevher var mı yok mu onun tespitini yapıyorlar. Daha sonra numuneler yurt içinde ve dışında laboratuvarlara incelemeye gönderiliyor. Bölgedeki tüm köylülerle uyumlu olarak, öncelikle çevreye maksimum saygı anlayışıyla çalışmalarımızı yapıyoruz. Tarlasında ekini olan, pancarı bulunan çiftçinin rızasını alıp sondaj alanında ne kadar ürününe zarar verdiysek bunu tanzim ederek çalışmalarımızı yürütüyoruz. Köylü kardeşlerimiz çalışmalarımızdan çok memnunlar. Burada kurulacak tesiste 150-200 istihdam öngörülüyor. Bu da bu memleketin çocuklarının yararlanabileceği bir yatırım olabilir.''

''35 yıllık rüyamız gerçek oluyor''Sorgun Belediye Başkanı Ahmet Şimşek de ilçede uranyum madeni bulunduğunu 35 yıl önce MTA'nın yaptığı sondaj çalışmalarıyla öğrendiklerini ancak madenin bugüne kadar çeşitli nedenler ileri sürülerek çıkarılamadığını söyledi.

Şimşek, ''Ülkemizin artık mutlaka enerji sorununa çare bulması gerekiyor. Tüm gelişmiş ülkeler nükleer enerji santralleri kurarken bizlerin bunlardan yararlanmaması doğru değil. Bu nedenle bu çalışmaları çok yerinde ve doğru buluyorum. Çalışmaları yakından takip ediyorum. Köylüler de bu durumdan memnunlar. 35 yıllık rüyamız gerçek oluyor. Uranyum tesisi kurulursa ilçemiz çok daha gelişecektir'' diye konuştu.

Yozgat'ta 1 yıldan beri uranyum madeni rezervini tespit etmek için 39'uncu sondaj çalışması gerçekleştiren Adur Madencilik'in tespitleri Türkiye'nin tahmin edilenden çok daha fazla uranyum madenine sahip olduğunu ortaya çıkardı.




Yozgat'ın Sorgun ilçesinin Akoluk ve Mehmetbeyli köyleri arasındaki bölgede uranyum rezervi tespit etme çalışmaları yeniden başladı.Bölgede 1 yıldan beri uranyum çıkarma çalışmalarını yürüten Adur Madencilik Şirketi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü Sabri Duransoy, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bölgede 39'uncu sondaja başladıklarını, 38 sondajdan elde ettikleri bilimsel verilerin Türkiye'nin bilinenden daha fazla uranyum madenine sahip olduğunu ortaya koyduğunu söyledi. Türkiye'de 3-4 bölgede uranyum madeninin varlığından söz edildiğini ancak en zengin uranyum madeninin Yozgat'ın Sorgun ilçesine bulunduğunun tespit edildiğini belirten Duransoy, şöyle konuştu:

''Burada bir ilki başarmaya çalışıyoruz. Bu zamana kadar 38 sondaj yaptık. Kısa bir ara verdikten sonra sondaj çalışmalarına yeniden başladık. Şimdi Yozgat'ın Sorgun ilçesine bağlı Akoluk, Temrezli ve Mehmetbeyli köyleri arasındaki bu arazide yeniden sondaja başladık. Burada bir ay zarfında 7 sondaj daha yapacağız. Sondaj çalışmaları için 3 yıl zaman ayırmıştık. 1 yılı doldu. 2 yılın sonunda en kısa sürede buraya uranyum tesisi kurulur ümidindeyiz.''

Rezerv tahminleri revize edilmeliTürkiye'nin en zengin uranyum yataklarının Yozgat'ın Sorgun ilçesine bağlı Akoluk, Temrezli ve Mehmetbeyli köyleri arasındaki bu bölgede bulunduğunu bildiren Duransoy, Maden Tetkik Arama (MTA) Genel Müdürlüğünce bundan 35 yıl önce bu bölgede uranyum arama çalışmaları yapıldığını, bu çalışmalarda uranyum varlığının tespit edildiğini kaydetti.

Duransoy, şöyle devam etti:
''Biz de onların tespiti üzerinden hareket ettik. Onların yaptıklarına ilave olarak sondajlar yaptık. Bugüne kadar yapılan sondajlarda Türkiye'nin uranyum rezervinin 9 bin ton civarında olduğu tespit edilmiş. Rezervlerin en büyük kısmının burada olduğunu tespit ettik. Aşağı yukarı bu bölgede 4 bin ila 4 bin 500 ton civarında uranyum bulunduğu tahmin edilirken bizim yaptığımız 38 sondaj sonucunda bu bölgede 7 bin ton rezerv olduğu ortaya çıktı. Bu rezerv, ülke rezerv tahminlerini değiştiren bir gelişme. Dolayısıyla bu durum Türkiye'de rezerv tahminlerini yeniden revize etmezimizi gerektiren umutlu bir gelişme. Bütün bu havza için düşünülen 4 bin ton rezervin neredeyse bir kat üstüne çıkmış olmak madencilik bakımından çok önemli bir gelişme. Onun için çalışmalarımızı biraz daha hızlandırdık. Bir ay sonra ikinci etap sondaj çalışmalarımız da sona erecek. Ortaya çıkacak veriler sonucunda fizibilite raporu hazırlanacak. Fizibilite raporuna göre ilçeye üretim tesisi kurulup kurulmayacağına karar verilecek. Üretim tesisinin kurulması çok uzun zaman almaz. Fakat üretim tesisinin ne şekilde kurulacağını, kaç yıl çalışacağını, kapasitesinin ne olacağını bize fizibilite raporları gösterecek.''

Yozgat'ın uranyumu nükleer santrallerde kullanılabilirBölgeden çıkarılan uranyumun Mersin'de ya da Sinop'ta kurulması planlanan nükleer santrallerde yakıt olarak kullanabileceğini belirten Duransoy, ''Hükümetin çok önemli ve faydalı bir kararı ile Türkiye'de nükleer santral kurulması kararlaştırıldı. Buradan bir uranyum çıkarsa neden kurulacak bu nükleer santrallerde kullanılmasın? Kendi toprağımızdan çıkacak uranyum pekala o santralde kullanılabilir'' diye konuştu.

Önce çevre, sonra sondajSondajlarda çevreye önem verdiklerini ve köylülerle el ele vererek çalışmalarını yürüttüklerini belirten Duransoy, özel bir teknikle 150 metre derinlikten uranyum madenine ulaştıklarını kaydetti.

Uranyumun çıkarılabilmesi için 150 metre derinliğe inildiğini ve numuneler çıkarıldığını söyleyen Duransoy, şöyle konuştu:

''Bu kayaçlar özel kutulara konularak depolara götürülüyor. Orada mühendislerimiz kayaçları inceliyorlar. Kayacın içinde cevher var mı yok mu onun tespitini yapıyorlar. Daha sonra numuneler yurt içinde ve dışında laboratuvarlara incelemeye gönderiliyor. Bölgedeki tüm köylülerle uyumlu olarak, öncelikle çevreye maksimum saygı anlayışıyla çalışmalarımızı yapıyoruz. Tarlasında ekini olan, pancarı bulunan çiftçinin rızasını alıp sondaj alanında ne kadar ürününe zarar verdiysek bunu tanzim ederek çalışmalarımızı yürütüyoruz. Köylü kardeşlerimiz çalışmalarımızdan çok memnunlar. Burada kurulacak tesiste 150-200 istihdam öngörülüyor. Bu da bu memleketin çocuklarının yararlanabileceği bir yatırım olabilir.''

''35 yıllık rüyamız gerçek oluyor''Sorgun Belediye Başkanı Ahmet Şimşek de ilçede uranyum madeni bulunduğunu 35 yıl önce MTA'nın yaptığı sondaj çalışmalarıyla öğrendiklerini ancak madenin bugüne kadar çeşitli nedenler ileri sürülerek çıkarılamadığını söyledi.

Şimşek, ''Ülkemizin artık mutlaka enerji sorununa çare bulması gerekiyor. Tüm gelişmiş ülkeler nükleer enerji santralleri kurarken bizlerin bunlardan yararlanmaması doğru değil. Bu nedenle bu çalışmaları çok yerinde ve doğru buluyorum. Çalışmaları yakından takip ediyorum. Köylüler de bu durumdan memnunlar. 35 yıllık rüyamız gerçek oluyor. Uranyum tesisi kurulursa ilçemiz çok daha gelişecektir'' diye konuştu.

17 Kasım 2011 Perşembe

Geniz akıntısı nedir?


Geniz akıntısı nedir?

Burun ve sinüslerimizden kaynaklanıp genizden boğaza ulaşan yapışkan kıvamdaki akıntıya (VIDEO) video denir. Sizde de geniz akıntısı varsa sıraladığım şu şikâyetler vardır:

• Boğazda devamlı yapışkan balgam hissetme özellikle bu durum gece ve sabah rahatsız edicidir.
• Boğazda gıcık ve boğazı temizleme hissi (FARENJİT)
• Sık sümkürme isteği
• Öksürük
• Ağız kokusu
• Mide rahatsızlıkları

Burun salgısı (Mukus) nedir? Neden oluşur?

Burnumuz vücudumuzdaki mikroorganizmaların büyüyüp gelişmesi için en uygun ortamdır. Tabii ki bu ortam başıboş ve savunmasız bırakılmamıştır. Hastalık yapıcı bu mikroorganizmalara karşı burnumuzun iki savunma mekanizması vardır:
Silya (Cilia) ve Mukus (Mucus).
Silya (Cilia) saça benzer yapılardır. Burun içi ve sinüslerde bulunurlar. Burnun salgıladığı sıvıları (Mukus) etkin bir şekilde boğaza taşır. Bu sıvı daha sonra yutulur ve mide asidi ile parçalanarak içerisindeki zararlı mikroorganizmalar sindirilir.
Mukus (Mucus) kalın, kaygan bir sıvıdır. Burun ve sinüsleri örten mukoza tarafından salgılanır. Bu salgı silyalar tarafından boğaza taşınır.
Kısaca özetleyecek olursak Silya süpürge, Mukus su gibi davranır burnumuz ve sinüslerimizi temizler.

Mukus’un görevi nedir?

Günlük yaklaşık 2 bardak burnumuz ve sinüslerimizden salgı olur. Biz bu salgıları bilinçsizce yutarız. Bu mukus doğal vücut dengesi için gereklidir ve aşağıdaki fonksiyonları sağlar:
•Solunan havayı nemlendirir.
•Yabancı parçacıkları tutar ve uzaklaştırır.
•Bakteri ve enfeksiyonları bertaraf eder.

Burundan Mukus üretimi (Sümük) arttığı zaman ne olur?

Enfeksiyon, burun içi yabancı cisim, alerjik reaksiyonlar gibi sebeplerle bazen mukus üretimi artabilir. Fazla miktarda üretilmiş salgıların yapısı da bozulur, akışkan hallerini kaybedip daha yapışkan ve kalın bir hal alırlar. Artmış miktardaki salgı genizden boğaza akmaya başlar. Koyu ve yapışkan bir halde olduğundan dolayı burun içinde ve boğazda zaman zaman yapışıp kalabilir. Bu durum bizde artmış geniz akıntısına bağlı şikâyetler şeklinde kendini gösterir.

Geniz akıntısını artıran sebepler nelerdir?

• Soluduğumuz havadaki toz, duman gibi parçacıkların fazlalığı.
• Süt ürünleri. Hassas bünyelerde süt ve süt ürünleri geniz akıntısını artırabilir.
• Kuru havalı ortamlarda uzun süre vakit geçirmek. Özellikle plaza ve rezidans gibi yerlerde hava kurudur.
• Sigara kullanımı. Sigara hem geniz akıntısını artırır hem de akıntıyı taşıyan silyaların fonksiyonunu bozar.
• Alkol ve kafein içeren içecekler.
• Nezle, grip ve sinüzitte geniz akıntısı artar.
• Gebelik ve doğum kontrol hapları kullanımı da geniz akıntısını artırır.

Fazla geniz akıntımı azaltmak için neler yapabilirim?

• Günlük sıvı tüketimini artırmalısınız. Özellikle sıcak bitkisel çaylar faydalıdır. Sıcak içecekleri tüketirken buharını da solumanız faydalı olacaktır.
• Burnunuzu düzenli olarak tuzlu su ile yıkayın. Tuzlu suyu evde kendiniz hazırlayabilirsiniz.
• Bunun için bir litre kaynamış soğumuş suyun içine bir tatlı kaşığı tuz ve karbonat katıp karıştırmanız yeterlidir. Hazırladığınız bu suyu bol bol burnunuza çekebilirsiniz.
• Akıntı sebebi sinüzit ise muhakkak bir kulak burun boğaz doktorunu ziyaret edip tedavi olun.
• Alerjiniz varsa tedavi olun.
• Alkol, sigara ve kafeinli içeceklerden uzak durun.
• Plaza veya rezidans yaşamınız varsa burun nemlendirici kremlerden kullanın.

30 Ekim 2011 Pazar

Google+'a 4 yeni özellik geliyor


Sosyal ağın yeni üyelerinden Google+'a 4 yeni özellik daha eklendi. Özelliklerin videoları haberimizde.

Ayrıntıları Okuyun...
Sosyal ağ platformunun son üyesi Google+, ilk çıktığı zaman büyük ses getirmiş ve kısa süre içerisinde büyük bir kullanıcı kitlesine ulaşmıştı. Ancak işlevselliğinin yanında fazla sade bir arayüze sahip olan Google+, bu sebepten kullanıcılarını büyük ölçüde elinde tutmayı başaramamış ve son dönemde belli bir gerilemeye girmişti.
Resimlerin orjinal boyutları için üzerine tıklayın
İşte Google+ çalışanları, bu engellemeyi durdurmak için sosyal ağa 4 yeni özellik daha eklediler. Bunlardan birincisi 'What's Hot' özelliği oluyor. Bu özellik ile kullanıcılar platform üzerindeki en popülerpaylaşımları görme imkanı buluyor. Bu özellikten yararlanabilmek için sol kısımda bulunan menü kısmından ''What's Hot'' seçeneğine ya da paylaşımlar arasında bulunan kırmızı renkli What's Hot yazısına tıklamak yeterli oluyor.
2. bir yeni özellik ise What's Hot'a tıkladıktan sonra kullanacağımız Ripples özelliği oluyor. Ripples seçeneği What's Hot'a tıklamamızın ardından, oradaki bir paylaşım ilgimizi çekmişse bu paylaşımın gelişme süreci, içerik kaynakları ve nasıl bu kadar popüler olduğuna dair bilgileri elde etmemezi sağlıyor. Bunun yanısıra Ripples,paylaşımlara yüksek seviyede katılım gösteren kişileri de görmeyi sağlıyor.
Google+'ın 3. yeni özelliği ise fotoğraf düzenleme kısmına gelmiş.'Creative Kit' adı verilen bu yeni özellik, yüklediğimiz fotoğrafları düzenleme imkanı ve eğlenceli efektler vermemizi sağlıyor. 4. özellik ise, Google+'ın artık işletme hesaplarının doğrudan Google+ kullanımına izin vermesi olmuş. Bu sayede kullanıcılar Google Apps'deki Gmail e-postaları aracılığıyla direkt olarak Google+'aüye olabilecekler. Bakalım Google+'ın bu yeni özellikleri kullanıcı kitlesinde belli bir artış yaratacak mı, hep birlikte göreceğiz.



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...