isveç şurubu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
isveç şurubu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Kasım 2011 Çarşamba

Öksürüğe bronşit macunu hırıltıya çörek otu yağı



Öksürüğe bronşit macunu hırıltıya çörek otu yağı
Kış geldi, hastalıklar başladı. Güçlü bir bağışıklık sistemi için kış çayı içip kuru öksürüğü deniz kadayıfıyla kesebilir misiniz? Burun tıkanıklığını okaliptüs yağı giderir mi? İsveç Şurubu yaraları iyileştirir, gribi geçirir mi? Aktarlar soğukla mücadele için türlü türlü karışımlar hazırladı. Peki bu reçetelere uzmanlar ne diyor? İşte yanıtları... 
ASLI GÜR / aslid@stargazete.com
Yıllardır kış aylarında kimi zaman hastalıklardan korunmak kimi zaman da etkilerini azaltmak için başvurduğumuz bitki çayları her ne kadar geleneksel hale gelse de artık farklı karışımlar denenmeye başlandı. Aktarların birkaç bitkiyi karıştırarak hazırlandığı yeni çayların ya da toz karışımların kiminin gribe iyi geldiği kiminin vücut direncini artırdığı kiminin ise öksürüğü kestiği iddia ediliyor. Peki bu yıl bizi hangi yeni bitki çayları ve karışımlar bekliyor? 
Aktar Ali Süzme bu kış, hastalıklarla daha iyi mücadele etmek için beş farklıkarışım önerdiklerini belirtiyor. Son zamanlarda en çok ‘kış çayı’ adlı karışımı sattıklarını belirten Süzme, bu çayı grip ve nezleye karşı hazırladıklarını anlatıyor: “Kış çayı bağışıklık sistemini güçlendiriyor, üst solunum yolu enfeksiyonlarına iyi geliyor. İçinde ıhlamur, ekinezya, zencefil, zerdeçal, kuşburnu, hibiskus, tarçın, hatmi, adaçayı, ayva yaprağı, tane karabiber ve kakule var. Bunlar iki-üç dakikakaynatıldıktan sonra 10 dakika demlenmeli ve bal ya da limonla tatlandırılarak tüketilmeli. Hamileler, emziren anneler ve bebekler dışında herkes içebilir.”
Kışın peşimizi bırakmayan kuru öksürük için ise Ali Süzme, deniz kadayıfı bitkisini öneriyor. Deniz kadayıfı, süt ya da ıhlamurla kaynatıldıktan sonra süzülüyor. Bu çayın günde üç kez içilebileceğini belirten Süzme, mayalı bir bitki olduğu için içmeden önce çok bekletilmemesi konusunda uyarıyor. 
Öksürüğe bronşit macunu
Kış aylarında özellikle çocukların en çok şikayet ettiği rahatsızlıkların başında burun tıkanıklığı geliyor. Bunun için okaliptüs ve çörek otu yağını öneren Süzme, kullanımı konusunda uyarıyor: “Sıcak su buharına 15-20 damla damlatılan okaliptus yağı burun tıkanıklığına iyi gelir. Göğüs yumuşatıcı olarak da çörek otu yağı haricen göğüs bölgesine sürülebilir. Ayrıca öksürük için bu yıl bronşit macununu öneriyoruz. İçinde kestane balı, karadut pekmezi, andız pekmezi, çörek otu tozu, zencefil tozu, meyan kökü tozu, turp ve ısırgan tohumu var. Yetişkinler iki tatlı kaşığı, küçükler ise bir tatlı kaşığı yiyebilir.” 
Şurubu buldu attan düşüp öldü
Son günlerde İsveç Şurubu’nun da çok tercih edildiğini belirten Süzme şurubun ilginç bir hikayesinin olduğunu anlatıyor: “Şurubun formülü İsveçli Dr. Samst’ın ölümünün ardından bıraktığı notların arasında bulunmuş. Dr. Samst, 104 yaşındasağlıklı bir kişiyken attan düşerek ölmüş. Bu iksirini Avusturyalı Mari Trben, 1980’li yıllarda tanıtmıştı. Şurubun içinde kakule, melekotu kökü, mira, safran, sarısabır, sinameki, tarçın gibi pek çok bitki var. İki çeşidi var. Bunlardan biri Türkiye’de de elma sirkesiyle üretilen alkolsüz İsveç şurubu, diğeri ise içinde alkol bulunan ve İsveç’te üretilen. Boğaz ağrısı, soğuk algınlığı gibi pek çok hastalığa iyi gelir. Ciltte oluşan yaralara ise sadece yurtdışında üretilen alkollü İsveç şurubu etkilidir. Hamile, emziren kadınlar, 10 yaşın altındaki çocuklar şurubu içerek tüketmemeli. Kalp, tansiyon ve şeker hastaları da bu iksiri kullanabilir.”
Hangi bitki gerçek bilmiyoruz
Yeditepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmakognozi ve Fitoterapi Anabilim Dalı Başkanı ve STAR PAZAR yazarı Prof. Dr. Erdem Yeşilada, kış çayının içindeki bitkilerin hangi oranda kullanıldığının çok önemli olduğuna dikkat çekiyor: “Bu karışımın kaynar su içerisinde iki-üç dakika kaynatılması öneriliyor. Aksi halde içerisindeki uçucu bileşenler kaybolur. Kuşburnunun içindeki C vitamininden dolayı kaynatılmamalı. Deniz kadayıfı ise fazla kullanılırsa yangıyı tetikleyebilir. Bronşit macunu kaliteli malzemelerle hazırlanırsa yararlı olabilir.”
Soğuk algınlığı için bilinen çayların dışında önerilerde bulunmanın önemli olmadığını da belirten Yeşilada, eylül-ekim ve ocak-şubat aylarında doğal bağışıklık kazandırıcı ürünlerin düzenli olarak kullanılarak direncin artırılmasını öneriyor: “Boğazınızda yanma hissettiğinizde adaçayı gargarasıyla önlem alabilirsiniz. Güniçinde adaçayı, ıhlamur, okaliptüs yapraklarıyla hazırlanan çay içilebilir.”      
Baharatları sofrada bulundurun
İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Mustafa Nafiz Karagözoğlu ise hiçbir karışımın özeltedavi yerine alternatif olarak düşünülmemesi gerektiğini savunuyor: “Hareket, düzenli uyku, stres kontrolü çok önemli. Bilinen bitki ve baharatları az az soframızda bulundurmalıyız. Ihlamur, papatya, yeşil çay, adaçayı, rezene, nane, kekik, tarçın gibi bildik tatları dönüşümlü olarak kullanmak faydalı. Bal, pekmez içeren karışımlar şeker hastaları için risk içerir. Ayrıca alerjik hastalıklara sahip olanlar, kalp ve damar sorunu bulunanlar için karışımlar hayati sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle hastalık şikayeti olduğunda doktora başvurulmalı. İsveç Şurubu ise sanıldığı gibi her derde deva değil. Alerjik reaksiyon ihtimali taşır. Alkol içeriği nedeniyle epilepsi hastaları ile beyin hasarı olan kişilerin kullanması önerilmez.” 


http://www.stargazete.com/

3 Ocak 2011 Pazartesi

İSVEÇ BİTKİSEL ŞURUBU-İSVEÇ İKSİRİ


İSVEÇ BİTKİSEL ŞURUBU-İSVEÇ İKSİRİ
Acı madde içerikli bitkilerin alkol-su karışımında açığa çıkmasıyla elde edilen bu acı şurubun reçetesi, İsveçli Dr. Samst'ın ölümünden sonra, geride bıraktığı notların arasında bulunmuştur. Dr. Samst, 104 yaşında sağlıklı bir kişiyken, attan düşerek ölmüş. Bilindiği kadarı ile Samst ailesinin fertleri, kuşaklar boyunca hep sağlıklı ve uzun ömürlü olmuşlar. Bu sağlık iksirini, Avusturyalı Bayan Mari Treben, Tanrı'nın Eczanesinden Sağlık adlı kitabıyla 1980'li yıllarda topluma tanıtmıştı. Türkçeye çevrilen kitap 1984'te yayımlandıktan kısa bir süre sonra İsveç Şurubu (Schweden Bitter) ülkemizde de tanınmaya başladı. Onun inanılması zor başarılarına sürekli olarak tanık olmuş olan binlerce aile, onsuz bir yaşamı düşünemiyorlar artık.

1.Eğer o sık sık koklanır, koku burundan çekilirse, ense kökü onunla nemlendirilir ve onunla ıslatılmış bir bez kafanın üstüne koyulursa, ağrılar ve baş dönmeleri yok olur, bellek ve beyin güçlenir.


2. Çiçek hastalığı ve her türlü egzamalar, burundaki veya bedenin herhangi bir yerindeki kabuklar, şurupla sık sık nemlendirildiklerin de yok olurlar.

3. Diş ağrılarında, biraz suyun içine bir yemek kaşığı dolusu şurup karıştırılır ve bu sıvı bir süre ağızda tutulur veya ağrıyan diş bir pamukla ıslatılır. Ağrı diner ve çürük iyileşir.

4. Dildeki kabarcıklarda veya daha başka rahatsızlıklarda, şurupla sık sık nemlendirildiğinde, kısa sürede iyileşme görülür.
5. Eğer gırtlak hasta veya yaralı ise bu yüzden yiyecek ve içecek rahat yutulamıyorsa sabah, öğlen ve akşamları şuruptan alınır ve yavaş yavaş yutulur. Gırtlağın ateşi azalacak ve yara iyileşecektir.


6. Mide kramplarında, bir yemek kaşığı dolusu alınmalıdır.

7. Kolitlerde, üç yemek kaşığı dolusu, arka arkaya ve yavaş yavaş alınmalıdır. Kısa sürede rahatlanacaktır.


8. Bedendeki gazları böler ve karaciğeri serinletir. Tüm mide rahatsızlıklarını ve bağırsak dizensizliklerini yok eder, dışkılama zorluklarını ortadan kaldırır.


9. Eğer kötü sindiriyor ve yenenleri içinde tutamıyorsa, o mide için çok iyi bir ilaçtır.

10. Aynı biçimde, safra kesesi ağrılarına da iyi gelir. Her gün sabah ve akşam bir yemek kaşığı dolusu içilip geceleri de kompres yapıldığında, tür ağrılar kısa sürede yok olur.

11. Ödemlerde, altı hafta boyunca sabah ve akşam olmak üzere, bir yemek kaşığı dolusu şurup, beyaz şaraba karıştırılarak içilir.

12. Kulak ağrısında ve kulak uğultusunda, bir pamuk parçası şurupla nemlendirilerek kulak yoluna sokulur. Çok iyi gelir ve hatta duymayan kulakların bile duymasını sağlayabilir.


13. Bir kadın dölyatağı ağrısı çekiyorsa, ona üç; gün boyunca, sabahlan birer yemek kaşığı dolusu şurup, kırmızı şarapla karıştırılarak verilir ve yarım saat sonra bir gezinti yaptırılır. Gezintiden sonra kahvaltı edebilir, ama süt içmemelidir. Şurup, hiçbir zaman sütle karıştırılmamalıdır!


14. Gebeliğin son 15 günü içinde, sabah ve akşamlan yarım tatlı kaşığı alınınca, doğumu kolaylaştırır. Son'dan kolayca kurtulabilmek için loğusaya her iki saatte bir kahve kaşığı dolusu verilir ve bu, son ağrısız bir biçimde ayrılana kadar sürdürülür.

15. Doğumdan sonra, sütlenen memeler İltihaplanırsa, uygulanan kompreslerle çabucak iyileşir.


16. Çocukların çiçekbozuğu olmalarını önler. Onlara, yaşlarına göre suyla karıştırılarak verilmelidir. Kabarcıklar kurumaya başladığında, sık sık şurupla nemlendirilmelidir. Böylece hiçbir iz kalmaz.


17. Çocuklarda ve yetişkinlerde kurtlara ve hatta şeritlere karşı başarıyla kullanılır, ama çocuklara yaşlarına göre verilmelidir. Şurupla nemlendirilmiş bir bez göbeğin üstüne bağlanır ve hep nemli kalmasına özen gösterilir.

18. Sarılıkta, eğer günde üç kere birer yemek kaşığı dolusu bu şuruptan alınırsa, şişmiş karaciğerin üstüne kompresler yapılırsa, çok kısa sürede tüm rahatsızlıklar sona erer.

19.Basurları işletir, böbrekleri iyileştirir, başka bir kür uygulamaya gerek kalmadan, beden de birikmiş olan tüm sıvıları dışarı atar. Depresyon ve melankoliyi iyileştirir, iştah açar ve sindirimi düzene sokar.


20. Başlangıçta sık sık nemlendirilip ve özellikle yatmadan önce içilip, içten de yumuşatıldığında, iç basurların işlemesini sağlar.


21. Eğer biri bayılmışsa, eğer gerekiyorsa zorla ağzı açılarak, bir yemek kaşığı şurup verilirse, o kişi hemen kendine gelir.


22. Bu ilaç, krampların ağrıların da dindirir ve sürekli alındığında, tümüyle iyileştirir.


23. Akciğer hastalıklarında, sabah aç karnına ondan alınır ve bu kür altı hafta sürdürülür.

24. Eğer bir kadın aylık temizliğini yitirir veya onu şiddetli olarak görürse, bu şurubu üç gün boyunca almalı ve bunu yirmi kere yinelemelidir. Fazla olan azalacak, az alan normalleşecektir.


25. Bu ilaç, kadınların beyaz akıntısına da iyi gelir.


26. Sara krizi geçiren kişiye, hemen orada bu şuruptan verilmelidir. Hasta, daha sonra bu ilacı sürekli olarak kullanmalıdır, çünkü o, zayıf düşmüş sinirleri ve tüm bedeni güçlendirir ve tüm hastalıkları yok eder.


27. Kötürümlükleri iyileştirir ve baş dönmesini, mide bulantısını  geçirir.


28. Ateşli suçiçeğini ve yılancık hastalığını da iyi eder.

29. Bir kişi, ateşli veya üşüyor ve de güçsüzse, ona bir yemek kaşığı şurup verilir ve eğer o bedenini başka ilaçlarla yüklememişse, kısa sürede kendine gelecek, nabzı normal atmaya başlayacak ve ateş ne kadar yüksek olursa olsun, kısa sürede iyileşecektir.


30. Şurup, aynı zamanda kanseri, eski sivilceleri ve siğilleri, çatlak elleri iyileştirir.

31. Eğer sık sık bu şurupla nemlendirilirse, tüm yaralar hiçbir tehlike oluşmadan iyileşir. İster vurma sonucu, ister kesme sonucu olsunlar şuruba batırılmış bir bez yaranın üstüne örtülür Kısa sürede ağrılar diner, ne kangrene, ne de iltihaba yol açılmaz ve eski mermi yaraları bile iyileşir. Eğer yarada delik varsa, ille de önceden temizlenmesine gerek kalmadan, içine şurup damlatılır. Sık sık tazelenen kompreslerle yara kısa sürede iyileşir.


32.Bu şurupla 40 kere nemlendirildiğinde tüm yaralar ne kadar eski olurlarsa olsunlar yara izleri ile kesikler iyileşirler.


33.İyileşmesi olanaksız sayılan fistülleri kökünden yok eder. Eski veya yeni hiç fark etmez .

34 Eğer sık sık nemlendirilirse,tüm yanık ve yaraları, ateş, sıcak su veya yağın eseri olsun kısa sürede iyileştirirler. Yanıkta kabarcık oluşmaz, yanık ağrısı sona erer ve iltihaplı kabarcıklar bile temelinden iyileşirler.

35. Çarpma ve vurma sonucu oluşan şişlikleri ve lekeleri de iyileştirir.


36. İştahsız yiyen kişiye iştahını yeniden kazandırır.


37. Kansızlıkta, şurup bir süre sabahları alınırsa, kişinin yüzüne yeniden renk gelir. Kanı temizler, kan yaptırır ve onun dolaşımını sağlar.


38. Sabahları ve akşamları alındığında ve ağrılı yerlerde kompres uygulandığında, romatizma ağrıları diner.


39. Donmuş elleri ve ayakları, açık yaralar oluşmuş olsa bile iyileştirir. Elden geldiğince sık ama özellikle gece boyunca kompres yapılmalıdır.

40. Nasırların üstüne kompres yapılır ve ağrılı bölge sürekli olarak nemli tutulur. Nasır üç gün içinde kendiliğinden düşer veya çekilip alınabilir.

41. Zehirli ve mikroplu hayvanların ısırıklarını da iyileştirir. Bu durumlarda şurup hem içilmeli hem de yaraya kompres yapılmalıdır. '

42. Veba ve daha başka salgın hastalıklar zamanında ondan gün boyunca sık sık içilmelidir. Çünkü o, veba çıbanlarını ve yumrularını, gırtlakta olmuş olsalar bile iyileştirir.


43.Geceleyin iyi uyuyamayan kişi, yatmadan önce ondan içmelidir. Sinirsel uykusuzluklarda, kalbin üstünde kompres yapılmalıdır.

44. Sarhoş kişi, iki yemek kaşığı dolusu şurupla hemen ayıltalabilir.


45. Bu şurubu sabahları ve akşamları alanlar, başka bir iIaca gerek duymazlar. Çünkü o bedeni güçlendirir, sinirleri ve kanı tazeler, ellerin ve ayakların titremesini önler. Kısacası, tüm hastalıkları iyi eder. Beden dikleşir, yüz gençleşir ve güzelleşir.


***Şurubu, kesin alkol yasağı hallerinde günde bir çay kaşığı içerek başlamak ve sık sık böbrek ve karaciğer bölgelerinde kompres yapmak yerinde bir davranış olur. Belirti1en tüm ölçüler, biraz su veya bitki çayı ile inceltilerek kullanılmalıdır.

İÇİNDEKİLER:
Sarısabır, Ravent Kökü, Mirra, Cedvar, Centiyane, Domuzdikeni, Melekotu Kökü, Doğal Kafur, Sinameki, Eğir kökü, Besbase, Safran, Tarçın, Kakule, Tabii kanyak
KULLANIM BİÇİMLERİ:                                                                                 
Ağız yolu ile: Koruyucu olarak, sabah ve akşamları, yarım tatlı kaşığı ,inceltilmiş olarak alınır. Basit rahatsızlıklarda, günde 3 tatlı kaşığı alınabilir. Ağır hastalıklarda ise, günde 2-3 yemek kaşığı alınmalıdır. Bir yemek kaşığı dolusu şurup, 1/8 litre bitki çayı ile inceltilerek, her yemekten önceki ve sonraki yarım saat süresince yudumlanarak içilmelidir. Şurup ağız yoluyla alındığında süt içi1memelidir.
Kompres: Kompres yapılacak bölgeye önceden zeytinyağı veya kantaron yağı sürülür. Uygun boyda bir bez parçası şurupla ıslatılır, sıvının fazlası sıkılır ve nemli bez hasta bölgeye yatırılır. Üstü bir naylon parçası ile örtülür ve hepsi, büyükçe bir bez veya sargı bezi ile sağlamca tespit edilir. Kompres süresi duruma göre 2-4 saat olabilir ama gece boyunca da sürebilir. Süre sonunda bez naylonun içinde dürülür, hava almaması sağlanır. Bez biraz ıslatılarak tekrar tekrar kullanılabilir. .

NOT:
Bu bilgiler "Tanrı'nın Eczanesinden Sağlık" adlı kitaptan alınmıştır.
***Her türlü hastalığı teşhis ve tedavi yetkisi yalnızca doktorlara aittir. Bitkisel ürünler doktorunuzun verdiği tedaviye destek olarak değerlendirilmelidir. Küçük hastalıkların, büyük hastalıkların habercisi olabileceği unutulmamalıdır.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...