23 Ekim 2010 Cumartesi

Vazodaki çiçeklerinize nasıl bakmalısınız?

Vazodaki çiçeklerinize nasıl bakmalısınız?
Vazo çiçekleri, mis gibi kokuları ve renkleriyle evlerin vazgeçilmezidir. Ancak onlarda ilgi ve bakım isterler… İşte birkaç öneri ve ipucu…
Eğer çiçeği bir çiçekçiden aldıysanız, vazoya koymadan önce alt kısmındaki yaprakları temizleyiniz.

Çiçekçiden çiçek alırken çiçeklerinizin uzun ömürlü olması için, kesilen sapların kararmamış olmasına özen gösterin.

Çiçekçiden asla taze olmayan çiçekler almayın. Zaten çok uzun ömürlü olmayan bu çiçeklerin ömrü daha da kısalacaktır.

Vazonun boyutuna göre altta kalan sapları bir makas ile 2 cm kadar kesmeniz önerilir.Böylece daha iyi su çekeceklerdir.

Kış aylarında çiçeklerinizi musluktan alığınız suya, yaz aylarında ise mümkünse soğuk suya koymalısınız. Sizler gibi onlarında serinlemeye ihtiyaçları var.

Çiçekçiden aldığımız aranjman eğer bir süngere yapılmışsa su ilave etmeyin. Bu onların ömrünü uzatacaktır.

Hava akımlarından etkilenmeyen ve güneş görmeyen alanlar yaratmanız çiçeğiniz için çok daha iyi olacaktır.

Taş vazolar soğuk suya karşı daha dayanıklı oldukları için çiçekleriniz için bu vazoları tercih edin.

Çiçeklerinizin daha uzun ömürlü olması için mutlaka sularını her gün değiştirin.

Bahçenizden çiçek toplamak için en uygun saat sabah saatleridir.

Bonsai ağacı özel ilgi bekler!


Bonsai ağacı özel ilgi bekler!
Bonsai hakkında bilgilenerek mutsuz bir bonsai ile mutlu büyüyen bonsai arasındaki farkı öğrenebileceksiniz.

Bu bitkinin su ihtiyacı, budama ve bakımı diğer bitkilerden farklıdır. Dünyanın en küçük ağacı olarak kabul edilen bonsai, özellikle duygusal anlamda bakıcısına bağlanabiliyor. Sahibi yanında olmadığında yapraklarını dökebiliyor.

Bonsai ağacını budamak her ne kadar bu iş size angarya gibi de gelse çok gereklidir. Böylelikle onları şekillendirebilirsiniz de. Bir bonsai ağacı da eğer izin verirsek normal bir ağaç kadar büyüyebilir. Ancak onun özelliği minik olmadı değil mi? Evinizden taşan ağaç kökleri istemiyorsanız onları budamaktan sıkılmayın.


Bir bonsai ağaç yok sıradan bir ağaç farklı ve eğer izin verirsen aynı boyutta büyüyecektir. Bu nedenle daha düzenli boyutunu istediğiniz tutmak için budamak gerekebilir. Bir çok uzman her iki yılda bir yapılmasını öneriyor. Bu daha sağlıklı bir büyümeye neden oluyormuş. Dilediğiniz oranda budayarak onun büyüme boyutunu siz ayarlayabilirsiniz.

Bazı insanlar için bu ağacı bulmak ve korumakta güçlük çekebilirler. Diğer taraftan bazıları, bonsai ağacına bakarken büyük bir keyif alırlar. Onları arkadaşlarına göstermekten gurur duyarlar. Ağaçseverler evlerindeki bu minyatür ağaca adeta çocukları gibi bakarlar. Çünkü ne kadar büyük olursa olsun hiçbir ağacı evinizde yetiştiremezsiniz. Tabii bonsai dışında…

Dikenli çalılar bahçenizi de koruyor!


Dikenli çalılar bahçenizi de koruyor!
Dikenli teller, yüksek çitler ve projektörler… Doğa ile barışık bir bahçe güvenliği sağlanabilir mi?

Bahçenizin arkası hırsızın işlerini halletmesi için ideal bir ortamdır. Sokak lambalarının, komşuların meraklı gözlerinden uzak şekilde rahatlıkla içeriye girebilir. Ağaçlarda ona kamuflaj olabilir.

bu duruma önlem olarak, bahçenin bütünlüğünü bozmadan, korkuluklar çok eski bir yöntem de olsa caydırıcı olabilir. Yüksek çitler, dikenli tellerde işinizi görür.

Dikenli teller yerine zaten bol dikeni olan bitkilerde yetiştirmek çok mantıklı. Böylece bahçeniz daha fazla kendisiyle barışık olacak. ‘Pembe hanım’, ‘Ortak alıç’, ‘Rubra’ ve ‘Karaçalı’ gibi Frenk çalılar,davetsiz misafirlere engel olmaya yeter.

Dikenli çalılar etkili bir güvenlik yöntemi. Ancak iyi bakılmadıklarında çok kötü bir çöp yığınına dönüşebilirler.
Evinizin pencere kenarına koyacağınız dikenli kaktüsler de pencere güvenliği için etkili bir çözümdür. Çok az su isteyen bu bitkiler uygun güvenlik elemanıdırlar.

Bahçenizde çok büyük ağaçlar yetiştirmemeye özen gösterin, yada onları budamayı alışkanlık haline getirin. Eğer kısa ağaçlarınız varsa hırsızlar meraklı komşularınızdan çekinebilirler. Böylece bahçenize girmekten vazgeçebilirler.

BAHARATLAR ŞİFALI OTLAR ÇAYLAR TIBBİ BİTKİLER

BAHARATLAR ŞİFALI OTLAR ÇAYLAR TIBBİ BİTKİLER Sistematikçilerin bildirdiklerine göre,bugün dünyada tanımı yapılmış 375.000 adet bitki bulunmakta yeni ilavelerle bunun 500.000 e ulaşmış olabileceği tahmin edilmektedir.
TIBBİ BİTKİLERİN KISACA TARİHİ Bu bitkilerin ancak 20.000 civarında bir adedin den insanoğlunun yararlandığı söylenmek tedir ve bunların literatürlere göre ,ancak 500 kadarının tarlavari üretimi yapılmaktadır.
İnsanların Bitkilerde hastalıkların iyileştirilmesi amacıyla tıbbi olarak yararlanmaya başlaması çok eskilere dayanır.Eski Çin,Hindistan,Mısır,İran,Yunanistan,Bazı Avrupa ülkeleri nde çok eskiden beri bitkilerin hastalıklara karşı iyileştirici etkileri olduğu inancı mevcuttur.Tıbbi bitkiler hakkında bilinen en eski kitabın, eski Çin hükümdarı SHIN NONG tarafından M.Ö. 3700 yıllarında yazıldığı belirtilmektedir .Aslında bir hekim olan SHIN NONG bu kitapta 200 den fazla bitkiden sözetmektedir.Eski mezar yazılarından anlaşıldığı üzere Eski Mısırlılar M.Ö.3700 yıllarında bitkisel droglardan faydalanmışlardır.Saba melikesinin zenginliğinide tıbbi bitkiler ve baharat ticareti yapılan yolu elinde bulundurmasına ve bu ticaretten yüksek vergiler almasına borçlu olduğu söylenmektedir.

Babilliler M.Ö. 6.-7. yüzyıllarda ayinlerinde kullanırlardı.Mısırda Papyrus tarafından M.Ö.1550 yıllarında yazılan rölelerde 875 respect bulunmakta burada hastalıklar ve bitkilerle nasıl tedavi edilecekleri anlatılmaktadır.Yunanistanda M.Ö.470-500 yıllarında Hipokrat döneminde tıbbi bitkiler konusunda büyük adımlar atılmıştır.İlk geniş eser Aristotales tarafından Bitkilerin teorisi adlı eserle M.Ö 3.-4. yüzyıl başına rastlar.
Daha sonra Theoprast farmakoloji ile ilgilenmiş.ve Yunanlı Dioskorides M.Ö.77-78 de yazdığı 5 ciltlik Materia Medica adlı eserinde o döneme ait birçok bitkisle drogdan sözetmektedir.Romalı Plınıus historie naturelle adlı 37 ciltlik eserinin 12 cildini tıbbi bitkilere ayırmış,burada 1000 e yakın bitkiden sözetmiştir.
M.S. Bergamada doğan Galen inde 20 ye yakın preparat hazırlama konusunda eseri bulunmaktadır.Ki bunlardan dolayı farmazinin babası olarak anılmaktadır.Avrupada tarikatların ve papaz okullarının bahçelerinde tıbbi bitki tarımı yapılmıştır.Daha sonra afaroz edilen bir grup bilimadamı İran a giderek tıp ilmini oraya taşımışlardır.Bu dönemden sonra Ebu Bekir El Razi bir tıbbi bitkiler listesi hazırlamış,Bu dönemde İbni Sina da 5 ciltlik Canon Medical diye tanımlanan eserini yazmıştır.1200 yıllarında yaşayan Ziyaeddin El Baytar da bu alanda eserleriyle katkı sunmuştur.

Günümüzde 20.00 kadar bitkiden tıbbi olarak yararlanılmaktadır.Ve bunların çoğu doğal floradan toplamak şeklinde tedarik edilmekte,çok az bir kısmı tarlavari yöntemle üretilmektedir.(Prof.Dr.Ayhan Ceylan E.Ü.Ziraat Fakültesi 1995

TIBBİ BİTKİLERİN KULLANIMITıbbi bitkilerin Kullanım alanları: baharat ,ilaç sanayi,meşrubat, parfüm, sabun, şekerleme, kozmetik, diş macunu , çiklet, şifalı ve dinlendirici çay imalatı ,esans aroma, vb gibi.
Kodeksler :Her ülkenin kendi gereksinimlerine göre hazırladığı,ilaç ilkel maddelerinin özellikleri,hazırlanışı,sağlık muayenesi,etken madde miktarı tayini,kullanılacak miktarı,saklanması ve diğer konularda bilgi veren resmi bir kitaptır.(Prof.Dr.Ayhan Ceylan E.Ü.Ziraat Fakültesi 1995)

Kaynak:http://www.bahce.biz/baharat.htm

2007 yılı üzümsü meyveler ihracat değerleri


Uluslar arası piyasada üzümsü meyvelerin toplam ihracat değeri yaklaşık üç milyar dolar düzeyinde seyretmektedir. FAO’nun 2007 yılı verilerine göre, yaklaşık bunun yarısı sadece çilek meyvesine aittir. Üzümsü meyvelerin toplam ihracat miktarı ise 961.454.000 ton düzeyindedir. Bu miktarın 604.857.000 tonu çilek meyvesine ait olup, toplam miktarın yaklaşık %62 lik oranına karşılık gelmektedir. Çilekten sonra, ihracat değeri olarak ikinci önemli üzümsü meyve ahudududur. Uluslar arası piyasada ahududunun toplam ihracat değeri 457.843.000 dolardır. Ahududunun 4,67 dolar olan birim fiyatı dikkate alındığında en değerli üzümsü meyve olarak göze çarpmaktadır. Birim fiyat dikkate alındığında ikinci öneme sahip üzümsü meyve 4,38 dolarlık kg fiyatıyla mersindir.

Ne yazık ki FAO’nun verilerinde dut, böğürtlen ve diğer bazı üzümsü meyveler ayrı ayrı gösterilmemektedir. Bu yüzden dut ve böğürtlen gibi değeri artmakta olan üzümsü meyve türlerinin değerlendirilmesi sağlıklı yapılamamaktadır. Ancak yine de dut ve böğürten meyvelerinin dış piyasa değerinin yüksek olduğunu söyleyebiliriz. Özellikle dut türlerinin (kara dut, mor dut, kırmızı dut, ve beyaz dut ) ülkemizde d artan kıymeti bunu göstermektedir.

Tablo 1. 2007 yılı verilerine göre üzümsü meyvelerin dünya üzerindeki toplam ihracat miktarları ve toplam değerleri (FAO)

Ülkeler
Miktar (Ton)
Değer (1000 $)
Fiyat ($/kg)

Çilek
604857
1483438
2,45

Bataklık mersini (Turna yemişi)
108559
416812
3,84

Ahududu
97953
457843
4,67

Böğürtlen, dut, vd.
82081
283411
3,45

Mersin
55640
243918
4,38

Frenk üzümü
11948
32205
2,70

Bektaşi üzümü
416
1126
2,71

TOPLAM
961454
2918753
3,04




Uluslar arası piyasada, üzümsü meyveler içersinde, en fazla işlem gören meyve çilektir. Toplam ihraç miktarı 604.857 ton ve bunun karşılığı olarak toplam 1.483.438.000 $ değer üretilmiştir. Çilek ihracatında en önemli ülkeler İspanya ve ABD dir. İspanya Avrupa Birliği üyesi olmanın verdiği avantajları kullanarak, dünyanın en zengin bölgesine satış yapabilme imkanı elde etmiştir. İspanya 186.377 ton ihraç miktarının karşılığı olarak 423.968.000 $ gelir elde edebilmiştir. Bu değerin yaklaşık yarım milyar dolarak yakın olduğu göz önüne alınırsa konunun önemi daha iyi anlaşılacaktır. İspanya dünya toplam çilek ihraç değerinin neredeyse üçte biri kadarını kendine çevirebilmiş bir ülkedir. Çilek ihraç eden ülkeler incelendiğinde, Belçika ve Hollanda’yı ayrı tuttuğunuzda, geri kalan ülkelerin Akdeniz kuşağı ülkeleri olduğu göze çarpacaktır. Bu kuşakta ABD’nin California eyaletinin de olduğu gözden kaçmamalıdır. Türkiye son yıllarda çilek ihraç edebilen ülkeler sıralamasında yerini almaya başlamıştır. Henüz oldukça düşük düzeyde olmasına karşın gelecekte önemli ihracatçı ülkeler arasında yer alacağını söylemek kehanet olmasa gerektir. Özellikle son yıllarda dünya çilek üretiminde üçüncü sıraya oturması bu konudaki öngörüleri desteklemektedir. İç piyasanın doymasıyla etkili ve yoğun bir şekilde ihracatında artacağı kanaati hakimdir.

Tablo 2. 2007 yılı Çilek ihracatında önde gelen ilk on ülke

Ülkeler
Miktar (Ton)
Değer (1000 $)
Fiyat ($/kg)

İspanya
186377
423968
2,27

A.B.D.
116744
297996
2,55

Meksika
66914
124411
1,86

Belçika
39004
155171
3,98

Hollanda
35068
167104
4,77

Fransa
23228
65552
2,82

Mısır
21613
12061
0,56

Fas
18066
23327
1,29

İtalya
17746
50771
2,86

Türkiye
17354
15932
0,92

Dünya
604857
1483438





Bataklık mersin (turnayemişi) ülkemizde hiç bilinmeyen türlerdendir. Son yıllarda Karadeniz bölgesinde kimi çalışmalar ile ülkemizde de yetiştirilebileceği gösterilmiştir. Dünya ticaretinde toplam 416.812.000 $ lık toplam ihracat değerine sahiptir. Tablo 1 de de görüleceği üzere üzümsü meyveler içersinde çilekten sonra ikinci önemli bir türdür. İhracatçı ülkeler içersinde ihracat değeri açısında yapılan sıralamada Şili birinci sırada yer almaktadır. İkinci sıradaki Kanada Şili’ye göre daha fazla bataklık mersini ihraç etmesine karşın birim fiyatını çok düşük olması toplam elde edilen değeri de düşürmüştür. Bataklık mersininde en yüksek fiyatla ürün satabilen ülke 14,59 $/kg fiyat ile Belçika olup bu ülkeyi 11,52 $/kg fiyatıyla Fransa izlemektedir. Ancak Fransa’nın ihraç ettiği bataklık mersini miktarı 42 ton düzeyinde olup oldukça düşüktür.

Tablo 3. 2007 yılı Bataklık mersini (Turnayemişi) ihracatında önde gelen ilk on ülke

Ülkeler
Miktar (Ton)
Değer (1000 $)
Fiyat ($/kg)

Şili
41745
314498
7,53

Kanada
45316
41437
0,91

A.B. D.
16128
33503
2,08

Beyaz Rusya
3105
8140
2,62

Hollanda
894
8016
8,97

Belçika
491
7166
14,59

Litvanya
280
1204
4,30

İngiltere
119
1150
9,66

Makedonya
213
640
3,00

Fransa
42
484
11,52

Dünya
108559
416812





Dünya ahududu ihracat pazarında, 2007 yılında, 97.953 ton ürün el değiştirmiş ve bunun karşılığı olarak toplam 457.843.000 $ değer üretilmiştir. Ahududu ihracatında miktar ve değer olarak Meksika birinci sırada yer almaktadır. Üstelik satış fiyatı da 5,32 $/kg ile oldukça yüksektir. Polonya ikinci sıradaki en önemli ihracatçı ülkedir. Ancak kg satış fiyatının 1,78 $ gibi düşük bir değerde olması nedeniyle elde ettiği toplam gelir Meksika’ya oranla düşük kalmıştır. Polonya’nın ihraç ettiğin ürün miktarı Meksika’ya göre %69 düzeyinde olmasına karşın elde ettiği toplam gelir Meksika’ya göre %23 düzeyinde kalmıştır. Bunun yanı sıra İspanya Polonya’ya göre çok daha düşük miktarda ürün ihraç etmesine karşın oldukça yüksek düzeyde gelir elde edebilmiştir. Bunun nedeni İspanya’nın birim fiyatının 8,96 $/kg gibi yüksek bir fiyatla ahududları satabilmiş olmasıdır. Ahududu ihracatında en iyi fiyatla satış yapabilen ülke Hollanda olup kg fiyatı olarak 14,87 $ olarak gerçekleşmiştir.

Tablo 4. 2007 yılı Ahududu ihracatında önde gelen ilk on ülke

Ülkeler
Miktar (Ton)
Değer (1000 $)
Fiyat ($/kg)

Meksika
35162
186911
5,32

Polonya
24106
42812
1,78

İspanya
10009
89710
8,96

Şili
8314
54161
6,51

Sırbistan
6794
11126
1,64

Avusturya
3711
7106
1,91

Kanada
2369
4409
1,86

Fransa
1383
13695
9,90

Hollanda
1079
16048
14,87

Bulgaristan
957
1948
2,04

Dünya
97953
457843





FAO’nun 2007 yılı verilerine göre böğürtlen, loganüzümü, beyaz dut, kırmızı dut ve diğer üzümsü meyveler (Myrtus communis , Gaylussacia spp) toplamında ihracatçı ülkeler arasında en yüksek değere ABD (110.376.000 Dolar) erişmiş olup ikinci sıradaki Arjantin’den açık ara önde yer almaktadır. Birim fiyatlar dikkate alındığında ise Avustralya 15,90 $/kg fiyatıyla en yüksek fiyattan satış yapabilen ülkedir. Yine aynı şekilde İspanya, Hollanda ve Belçika’da 10 doların üzerinde fiyatla satış yapabilen ülkeler arasında yer almıştır. Türkiye yaklaşık 1 tonluk satış karşılığında 1000 $ elde edebilmiştir.

Tablo 5. 2007 yılında böğürtlen, loganüzümü, beyaz dut, kırmızı dut ve diğer üzümsü meyveler (Myrtus communis , Gaylussacia spp) toplamında ihracatçı ilk 10 ülke ve Türkiye’nin durumu. Böğürtlen, tahmini olarak, değerlerin yarısı olarak hesap edilebilir. (Fao, 2010)

Ülkeler
Miktar (Ton)
Değer (1000 $)
Fiyat ($/kg)

A.B. D.
33744
110376
3,27

Arjantin
7558
62564
8,28

İspanya
3066
31232
10,19

Hollanda
1473
16739
11,36

Suriye
22121
16327
0,74

Avustralya
396
6296
15,90

Belçika
563
5963
10,59

Guatemala
2955
5336
1,81

Sırbistan
2678
4387
1,64

İtalya
357
3288
9,21

İsveç
1379
2914
2,11

Türkiye
1
1
1,00

Dünya
82081
283411





Mersin veya bir diğer isimle maviyemiş ihracatında ihracat miktarı ve ihracat değeri toplamı açısından değerlendirildiğinde birinci sırada ABD gelmektedir. Kanada diğer önemli ihracatçı ülkedir. ABD 29033 ton ihracat miktarına karşılık 90.993.000 $ lık bir satış değerine ulaşmış olmasına karşın Kanada 12.780 ton luk ihracat değerine karşın 53.671.000 $ lık değere ulaşmıştır. İhracatçı ülkeler içersinde en yüksek fiyatla mersin satabilen ülkelerin başında Yeni Zelanda gelmektedir. Yeni Zelanda’yı Hollanda izlemektedir.

Tablo 6. 2007 yılı Mersin (Mavi yemiş) ihracatında önde gelen ilk on ülke

Ülkeler
Miktar (Ton)
Değer (1000 $)
Fiyat ($/kg)

A.B.D.
29033
90993
3,13

Kanada
12780
53671
4,20

Polonya
3409
24820
7,28

İsveç
2755
7842
2,85

Hollanda
1791
21683
12,11

Fransa
931
8331
8,95

Litvanya
820
2784
3,40

Yeni Zelanda
793
10176
12,83

Almanya
576
2766
4,80

Uruguay
488
4628
9,48

Dünya
55640
243918





Son yıllarda, özellikle, meyve suyu işleyen firmalar tarafından en fazla aranan türlerden olan frenküzümü ülkemizde Bursa dolaylarında ve oldukça düşük düzeylerde yetiştiriciliği yapılmaktadır. Dünya ticaretinde en yüksek miktarda ürün satan ülke Polonya olmasına karşın, Hollanda en yüksek değer elde edebilmiş ülkedir. Polonya 4.218 ton ürünü 1,46 $/kg fiyatla satarak 6.168.000 $ elde edebilmişken, Hollanda 1.333 ton ürünü 10,22 $/kg fiyatla satarak toplam 13.627.000 $ elde etmiştir. Frenk üzümü ihracatında en yüksek fiyatla ürün satabilen ülke ise Belçika dır. Belçika 13,69 $/kg fiyatla frenküzümü satabilmiştir. Ancak satış yapabildiği ürün miktarı oldukça düşük kalmışır.

Tablo 7. 2007 yılı Frenküzümü ihracatında önde gelen ilk on ülke

Ülkeler
Miktar (Ton)
Değer (1000 $)
Fiyat ($/kg)

Polonya
4218
6168
1,46

Çek Cumhuriyeti
1893
1539
0,81

Danimarka
1341
1483
1,11

Hollanda
1333
13627
10,22

Almanya
954
1407
1,47

Macaristan
684
899
1,31

Fransa
435
746
1,71

Belçika
298
4079
13,69

İtalya
205
966
4,71

Avusturya
128
296
2,31

Dünya
11948
32205





Dünya Bektaşi üzümü piyasasında ihracatçı ülke konumunda kayıtlara sadece Litvanya girebilmiştir. Litvanya 416 ton karşılığı olarak toplam 1.126.000 $ değer elde edebilmiştir. Bektaşi üzümü ithalatı incelendiğinde ise listenin başında yine Litvanya nın yer alması şaşırtıcıdır.

Tablo 8. 2007 yılı Bektaşi üzümü ihracatında tek ülke

Ülkeler
Miktar (Ton)
Değer (1000 $)
Fiyat ($/kg)

Litvanya
416
1126
2,71

Dünya
416
1126
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...